a
  • 81ilhaberi.com
  • Gündem
  • YENİ Parti Grup Toplantısı… Özgür Özel’den erişim engellerine tepki: “Yarın saat 12.00’de Anayasa Mahkemesi’nin önündeyiz”

YENİ Parti Grup Toplantısı… Özgür Özel’den erişim engellerine tepki: “Yarın saat 12.00’de Anayasa Mahkemesi’nin önündeyiz”

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, sosyal medya hesaplarına yönelik erişim engellerine tepki göstererek, düzenlemeyi 21 Eylül'de yürütmenin durdurulması talebiyle Anayasa Mahkemesi'ne taşıdıklarını hatırlatarak, "Yarın saat 12.00'de Anayasa Mahkemesi'nin önünde" olacaklarını belirtti.

ad826x90
ad826x90

(ANKARA) – YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, sosyal medya hesaplarına yönelik erişim engellerine tepki göstererek, düzenlemeyi 21 Eylül’de yürütmenin durdurulması talebiyle Anayasa Mahkemesi’ne taşıdıklarını hatırlatarak, “Yarın saat 12.00’de Anayasa Mahkemesi’nin önünde” olacaklarını belirtti.

ad826x90

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, “Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin iktisadi güvenliğini koruyacaklarını bahsederken maalesef ülkenin evlatlarının güvenliğinden dahi haberi yok” dedi.

Özel, şunları kaydetti:

“KURŞUN GEÇİRMEZ OKUL ÇANTASI SATILIYOR”

ad826x90

“Dün gördüm, kahroldum. Dedim ki; ‘Göreceğiz, bununla yüzleşeceğiz.’ Bu ne biliyor musunuz? Kurşun geçirmez okul çantası. Bunu, internette satıyorlar. YouTube’a yazın: ‘Kurşun geçirmez okul çantası’. Çanta poligonda gidiyor, her mesafeden kurşun sıkıyorlar. Burası, kurşun geçirmez malzeme kaplı. Çantadan geri dönüyor, çocuğa gösteriyorlar, kurşun sıkılan yöne doğru kalkan çantayı tutup arkasına saklanacaksın diye… Bu niye? Okulda polis yok, güvenlik yok diye. Okulda çocuğu koruyacak yok diye. Yok vallahi! 3 bin kişi, Cumhurbaşkanı’nı korumakla meşgul çünkü. Okulda bulunamayan polisler, Cumhurbaşkanı’nı koruyorlar, 3 bin korumayla geziyor. İşte Türkiye’nin acı gerçeği budur: kurşun geçirmez okul çantası… Bir anda okul polisi yok okulun önünde, koruma yok, çünkü hepsi birden Beyefendi’yi korumakla görevlendirilmişler.

ad826x90

Bugün maalesef bir kötü haber de Başakşehir İmam Hatip Lisesi’nden geldi. 10. sınıf bir kız öğrenci, yedi kız öğrenciyi bıçaklayarak okulda dehşet saçtı. Bunun için bir kez daha buradan söylüyoruz. Biz devletin alıp eğitip, yedi yıl terörle mücadelede sınayıp, liyakatle görevini bırakanlardan, uzman çavuşlarımızdan 60 bin önce, 60 bin takip eden dönemde, 120 bin uzman çavuşu sınava sokup psikolojik test ve okulda görev yapmayla ilgili eğitimin sonunda bunları okulların bahçesinde, önünde, okul güvenliği olarak görevlendireceğiz. Okulların güvenlik sorunu çözülmeden hiçbir siyasetçi kendi güvenliğini bu şekilde sağlamayacak.”

ÖZEL’DEN ERİŞİM ENGELLERİNE TEPKİ

Fon krizinde halkın cevap beklediğini ancak iktidarın, “soranın sesini kestiğini” ifade eden Özel, son dönemde sosyal medya hesaplarına gelen erişim engellerine ilişkin şunları söyledi:

“Paranın izini süren gazetecinin, tehlikeyi önceden haber verenin ya da yaşandıktan sonra riskleri anlatan ekonomistin sosyal medya hesaplarına erişim engelleri geliyor. İfade Özgürlüğü Derneği’nin tespitine göre, yalnızca eylül ayında bin 270 X (sosyal medya) hesabına erişim engeli geldi. T24’ün sitesini ve sosyal medya hesaplarını erişime engellediler. Evrensel’in, Sol Haber’in, Kısa Dalga’nın hesaplarını engellediler. 7 bin üyeli Türkiye Psikiyatri Derneği’nin, Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’nun, Kadın Koalisyonu’nun sesini kıstılar.

ad826x90

Kara mizah, şaka gibi, ağlanacak halimize güleceğiz ama sonunda en son hangi hesapların engelli olduğunu ilan eden, yorumsuz veren, EngelliWeb’in sitesini ve sosyal medya hesabını kapattılar. İnanmak güç ama İfade Özgürlüğü Derneği’nin kendi hesabını kapattılar. Ateşi söndüremeyenler; çözümü, dumanı yasaklamakta buldular. Geçtiğimiz Temmuz ayında burada konuştuk. Milletvekillerimiz, ilgili komisyon üyelerimiz, grup başkanvekillerimiz, komisyonda, Meclis’te konuştu. Meselenin kendisi şu: Bu erişim engeli yetkisini, Cumhurbaşkanlığına bağlı Siber Güvenlik Başkanlığı’na verdiler.

“AYM’Yİ YÜRÜTMEYİ DURDURMA YETKİSİNİ KULLANMAYA DAVET EDİYORUZ”

Kanun, temmuz ayının sonunda 31’inde yayınlandı. Biz de bunu 21 Eylül günü yürütmenin durdurulması talebiyle Anayasa Mahkemesi’ne götürdük. O gün komisyonda, Meclis’te, arkadaşlarımız şunu söylüyordu: ‘Siz, sosyal medya erişimini bir siyasi partinin genel başkanının atadığı Siber Güvenlik Başkanlığı’na bırakırsanız, bunun siber güvenlikle falan ilgisi kalmaz. Bu, kendileri açısından siyasi güvenlik mücadelesine döner. Muhalifleri susturur’ deyince, AK Partili, MHP’li milletvekilleri, ‘Yok ya, suçun beş unsuru var, oluşmadan olur mu? Bilmem nesi olur mu’ diyorlardı. Şimdi tweeti atıyor, fon krizindeki riski anlatıyor o hesabı kapatıyorlar.

Tayyip Erdoğan, sarayda akşam oturmuş, elde kumanda, nasıl kanal değiştiriyorsa, televizyonu ne kadar kolay kapatıp, ne kadar kolay açıyorsa, muhaliflerin sosyal medya hesaplarını o kadar kolay kapatıyor. Siber Güvenlik Başkanlığı’na söylüyor, onlar zaten kraldan çok kralcı. ‘Ya, bu adam ne konuşuyor? Kapatın hesabını’ diyor, ‘Kapattık efendim, 10 dakika önce’ diyorlar, ‘Aferin, aferin’… Böyle bir noktaya geldi Türkiye. Yarın saat 12.00’de Anayasa Mahkemesi’nin önünde, Anayasa Mahkemesi’ni suçlayarak değil, ama bu meselenin hassasiyetini vurgulayarak, hesabına erişim engeli gelen gerçek kişileri, kurumları, kurumların yöneticilerini, bizimle birlikte Anayasa Mahkemesi’ne çeşitli yollardan başvuruda bulunmuş herkesi ve erişim engeline karşı sesini yükseltip Anayasa Mahkemesi’ni göreve çağırmak isteyenleri, yarın 12.00’de Anayasa Mahkemesi’nin önüne bekliyoruz.

Yarın orada elbette biz de başvurusu olanlardan biri olarak, hesabı engellenenler, sansüre uğrayanlar orada konuşacaklar. Düşünün önceki düzenlemeyi, daha öncesini, diğer ülkelerdeki uygulamaları… Böyle bir şey olması için yargı kararı olması lazım, kademe kademe geldi bunlar. Önce BTK kapatıyor, ardından bir gün içinde konu yargıya taşınıyor. Şimdi ise iş, ‘Tayyip Bey söyler, Siber Güvenlik Başkanlığı kapatır’ noktasına geldi. Böyle bir hak ihlali söz konusuyken, Anayasa Mahkemesi’nden bir süredir terk ettiği, yürütmeyi durdurma yetkisini yeniden kullanmasını bekliyoruz. Çünkü bu yetki, Anayasa Mahkemesi’nin geçmiş içtihatlarıyla kazandığı ve onu Anayasa Mahkemesi yapan en önemli yetkilerden biridir. Yoksa 9 ay, 10 ay, 12 ay sonra millet haklı denecek, 12 ay boyunca susturulanlar ne olacak? 12 ay sonra aynı kanunun bir kelimesini değiştirerek, anlamı değiştirmeden virgülü, noktalı virgül yaparak götürüyorlar. Bir 12 ay daha kazanıyorlar.

ad826x90

ÖZEL, ALİ ŞEKEROĞLU’NU ANDI

Anayasa Mahkemesi, bu tip durumlarda verdiği kararı boşa düşüren yani ona; ‘Biz seni saymıyoruz, sallamıyoruz, umrumuzda değilsin. Seni bağlayıcı bir kurum olarak görmüyoruz’ diyen şımarık yasama anlayışına, şımarık iktidarın dayattığı kalitesiz ve hak kaybettirici yasama anlayışına karşı milletin hakkını, hukukunu savunmak için yürütmeyi durdurma hakkını kullanmaya davet ediyoruz. Allah gani gani rahmet eylesin, Ali Şekeroğlu, emekli polis, geçen hafta 10 gün önce AYM önünde beylik silahıyla canına kıydı. Seyyanen zam hakkını emekliler için isterken, bunu protesto ederken; ‘Para için değil, onurum için’ diyerek tetiği çekti. O günden bugüne iktidar basını kör… İktidar basını görmedi, söylemedi, yazmadı. Erdoğan, bir kelime bile bu konuda konuşmadı.

Geçen hafta içinde ayrıca, 5 polisimiz intihar etti ve ailesini, milletimizi yasa boğdu. Hem polislerin, hem emeklilerin, tüm memurların, tüm emekçilerin içinde bulundukları bu zorlukların bu parlamento tarafından görülmesi gerekiyor. Bir kez daha hayatını kaybeden Ali Şekeroğlu’na başsağlığı diliyoruz. Bütün emeklilerin ve bütün emniyet mensuplarının başı sağ olsun.”

“ARHAVİ PAZARINDA VATANDAŞIN ALIM GÜCÜ NASIL DİYE SORDUM, BİR TEYZE ‘SIFIR’ DEDİ”

Özel, hafta sonu Artvin ve Rize mitinglerinde gerçekleştirdiği pazar ziyaretlerne ilişkin, şu ifadeleri kullandı:

“Hafta sonu Artvin’deydim iki gün. Artvin Merkez ve ilçelerini ve dediğim gibi Rize’nin Pazar ilçesini ziyaret ettim. En son Artvin’den ayrılmadan önceki son ziyaret Arhavi’yeydi, Arhavi pazarına. Pazarda hem pazardakilerle hem pazarlık yapanlarla, satamayanla ve alamayanla ayrı ayrı sohbet ettik. Türkiye’nin dört bir yanında pazarlarda, uzun uzun insan hikayeleri, zorluklar… Örneğin fasulyenin Pazar’da, tarlada 8 liraya koparılıp pazarda 60 lira, İstanbul’da 150 lira, Bodrum’da 200 lira olması konuşuluyor. Mazot konuşuluyor, pahalı ve gitgide de pahalılaşan şimdi de özelleştirme tehlikesindeki otoyolların maliyetleri konuşuluyor.

Çıkmayan hal yasası, olmayan lisanslı depoculuk, üretici kooperatiflerinin ayakta kalamaması, devletin çeşitli kurumları, Fiskobirlik’ini, Çaykur’unu, Tariş’ini desteklemeyip kösteklemesi konuşuluyor. ve o fiyatlar nasıl oluşuyor ve millet ne kadar zorlanıyor? Milletimiz anlatıyor, biz de dinliyoruz. Artvin’de o sarı fasulye var, turşuluk fasulye. 100 lira kilosu. Onu satan teyzeme gittim. Selamlaştık. Dedim ki ‘Teyzecim, vatandaşın alım gücü nasıl’. Bana dedi ki; ‘sıfır.’ Daha daha iyi açıklanamazdı. Çünkü beyefendiler saraylarında oturup emekliye 23 bin lira verince, açlık sınırı 37 bin lirayı geçmiş; işçilere 28 bin lira verince yoksulluk sınırı 130 bin liraya dayanmış. Oradaki geçim durumunu sorunca lafı uzatmadı teyze, ‘Sıfır’ dedi geçti.

ÖZEL, TÜİK’İN ENFLASYON VERİLERİNİ ELEŞTİRDİ

TÜİK dün enflasyon verilerini açıklandı. ‘Sıfırın da altında’ dediler enflasyon için. İlk kez gıda enflasyonu bu ay duy da inanma yüzde -0.2 olmuş. Ancak enflasyon aylık 1,8 yıllık 29,7. Yıl 2026… 2022’den beri Erdoğan’ın sözü var her yıl tek haneli enflasyona ulaşacağız. 2026 bitiyor, yüzde 30 enflasyondayız. TÜİK’e göre, Tayyip’i üzmeyen istatistik kurumuna göre yüzde 30; diğer kurumlar, yüzde 50, yüzde 60 hesaplıyorlar. Gıda enflasyonumuz, yüzde 27.6. Dünya ortalaması, yani Türkiye tarımda kendine yetebilen 7 ülkedendir diye okuyorduk ya ilkokuldaki kitaplarda, anlatıyorduk. Bugün dünyada kendine yeten yedi ülkeden birinde gıda enflasyonu, yüzde 27,5, bütün dünya ortalaması yüzde 5,8. Avrupa Birliği ortalaması yüzde 0,3. Avrupa Birliği’nin 90 katı gıda enflasyonu var Türkiye’de. Gelir adaletsizliğinde Avrupa’da birinci sıradayız. Ülkenin en zengin yüzde 1’i, gelirin yüzde 35’ine sahip. Nüfusun yoksul yüzde 90’ı, yani 0’dan yüzde 90’a kadar olan kısmı yüzde 32’ye sahip. Yani yüzde 1, yüzde 90’dan daha fazla gelire ve servete sahip durumdalar.

Şimdi TÜİK çıkmış diyor ki, ‘Üzülmeyin, bu ay gıda enflasyonu yüzde -0,2. Burada, tabii TÜİK’e güvenmiyorsun, gidip kendin alıyorsun. Bu üç harfliler var ya, iktidara en yakın o üç harflilerin satışı, bir tek bu piyasadaki bildiğiniz simit. Eylül 2025’te 15 lira, hepiniz biliyorsunuz, şimdi 20 lira, yüzde 33. Üç harflide yoğurt, kooperatif markası reklama girmez Torku. Yüzde 46 artmış. Nasıl? 179 liradan 259 liraya çıkmış, yüzde 46 artmış. Bir de normalde 349 duruyor, ‘Yüzde 26 indirim yaptım’ diyor. Ona rağmen yüzde 46. Paket pirinç, 59 liradan 99 liraya çıkmış yüzde 46. Yüzde 20 yağlı dana kıymanın 400 gramlık paketi, 179 liraymış, 279 liraya çıkmış yüzde 55. Tost peyniri, 215 liradan 349 liraya çıkmış yüzde 62. Tereyağı 219 liradan 385 liraya çıkmış yüzde 76. İşte kendi kendine yeten Türkiye’nin, Tayyip Erdoğan’ın eline düşüp kendi kendine ettiği.

Önümüzdeki seçimde Erdoğan’dan kurtulmadan bu enflasyondan kurtulmaz. Milletimize emanet ediyorum. Bir de geçmişte çok kötü kullanıldı, devlet sosyal yardım diye makarna dağıtınca, ona bize bir itiraz ettik hep dedik ki ‘Kim ne sosyal yardım yapıyorsa ihtiyaç sahibine varıyorsa doğrudur. Onları bu hale düşürenler utansın. Yoksa onu alanlar neden utansın?’ Şimdi 2013’te kişi başına makarna tüketimi, 4,5 kiloymuş bundan 13 yıl önce. Bu sene 9 kiloya çıkmış. Bu, beslenme sağlığı açısından çocuk gelişimi açısından ve halk sağlığı açısından olabilecek en büyük tehlike. Yani tüketilen makarnanın kişi başına 4,5 kilodan 9 kiloya çıkması…

Bu makarnada da çok çarpıcı bir örnek var. 2023 yılında 13 lira ve kişi başı 4,5 kilo makarna tüketiyoruz. 2026’da 9 kiloya çıkmış ya fiyatı da 53 liraya çıkmış. Emeklinin makarnası, en düşük emekli maaşıyla 2013’te 577 paket makarna alınabilirken bugün 443 paket alınabiliyor. Bu, sadece 12 yılda bütün AK Parti iktidarı boyunca da değil ve aradaki bu sürede 134 paket makarna kayıp. Şimdi burada, Erdoğan’a bir kez daha hatırlatmak istiyoruz. Diyor ki ‘3 yıl öncekinden az ekmek alıyorsanız bana beddua edin’ diyor. Erdoğan’a buradan şunu söylüyoruz: Bu milletin kimseye beddua etmek huyu değildir. Bedduadan korkarız ama senden kurtulup karnımızı doyurabilmek için Allah’a dua ediyoruz.”

(SÜRECEK)

ad826x90
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Gaziantep İslahiye’de 47 bin dekarda üzüm hasadı sonrası pekmez yapımı başladı

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.