Haberler.com’da Serpin Alparslan’ın sunduğu Rotamız Ekonomi programına konuk olan Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kerem Karabulut, Zengezur Koridoru’nun Türkiye’ye etkilerini değerlendirdi.
Zengezur Koridoru’nun Türkiye için Türk dünyasına ve Orta Asya’ya açılan stratejik bir bağlantı olduğunu vurguladı. Koridorun uzun vadede alternatif bir enerji hattına da dönüşebileceğini belirten Karabulut, bunun Ermenistan ile ilişkilerin gelişmesine bağlı olduğunu kaydetti.
Programda Serpil Alparslan’ın Zengezur Koridoru’na ilişkin sorularını yanıtlayan Karabulut, sürecin konuşulduğu kadar kolay ilerlemeyebileceğini söyledi. Karabulut, 2020’deki Karabağ zaferinin ardından Rusya’nın arabuluculuğunda Azerbaycan ile Ermenistan’ın koridorun açılması konusunda sözlü mutabakata vardığını hatırlattı. Bu mutabakatı Karabağ zaferinin “en stratejik sonucu” olarak niteleyen Karabulut, ABD’nin de daha sonra koridorda etkin olmaya yönelik bir çaba içine girdiğini ifade etti.


Koridor için kullanılan “Trump koridoru” ifadesine ilişkin bir soruyu da yanıtlayan Karabulut, “Yok ben demiyorum, ben demiyorum. Ben demiyorum olmasını da istemiyorum doğrusu” dedi. Koridorun ABD’nin ya da Rusya’nın kontrolünde olmasını istemediğini belirten Karabulut, sorunun Türkiye ile Azerbaycan’ın Ermenistan’la anlaşarak birlikte çözmesini tercih ettiğini söyledi.
Koridorun ekonomik etkilerine de değinen Karabulut, koridorda yıllık 5,5 milyon taşıma yapılması ve 15 milyon ton yük taşınmasının öngörüldüğünü aktardı. Karabulut, Azerbaycan liderinin de orta vadede taşınacak yük miktarının 30 milyon tona ulaşacağını açıkladığını hatırlattı.
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki mevcut enerji hatlarının Zengezur’la değil, Gürcistan üzerinden Kars ve Ceyhan bağlantısıyla işlediğini belirten Karabulut, şunları söyledi: Zengezur Koridoru açılır, Ermenistan’la ilişkiler düzelir ve sınır kapıları açılırsa daha kısa ve daha ucuz alternatif enerji bağlantıları da kurulabilir. Karabulut’a göre bu bağlantılar Ermenistan üzerinden bile gerçekleşebilir.
Karabulut, Azerbaycan’ın kendi tarafındaki çalışmaları neredeyse tamamladığını, Türkiye’nin de sınır kapısına kadar uzanacak 224 kilometrelik Kars-Iğdır-Nahçıvan demir yolu çalışmalarını sürdürdüğünü aktardı. Ulaştırma Bakanlığı’nın demir yolunun 2028’de açılmasını öngördüğünü hatırlatan Karabulut, koridorun 1-2 yıl içinde açılmasının mümkün görünmediğini söyledi. Bu yüzden 2028-2029 yıllarının hedeflenmesi gerektiğini belirten Karabulut, orta vadede ise koridorun açılacağının net göründüğünü ifade etti.
Koridorun açılmasıyla Ermenistan sınır kapılarının da açılacağını öngören Karabulut, Karabağ zaferinden önce bunun Türkiye’ye iktisadi açıdan büyük bir katkısı olmayacağını savundu. Karabulut’a göre Türkiye’nin bu adımdan kaybedeceği şeyler vardı ve fırsat maliyeti çok yüksekti. Zaferin ardından ise sınır kapılarının açılması uygun görünüyor. Ermenistan’da 2,5-3 milyonluk bir pazar bulunduğunu belirten Karabulut, bunun Doğu Anadolu’nun kalkınması için büyük bir ticari potansiyel yaratacağını söyledi. Karabulut, başta Kars, Iğdır ve Ardahan olmak üzere sınır kentlerinin ve Erzurum’un bu gelişmeden ciddi katkı sağlayacağını öne sürdü.
Türkiye ile Azerbaycan arasında şu anda 7,5-8 milyar dolar civarında dış ticaret hacmi bulunduğunu belirten Karabulut, koridorla birlikte ulaşım maliyetlerinin düşeceğini söyledi. Karabulut, uzmanların, iş insanlarının ve devletlerin tahminlerine göre iki ülke arasındaki ticaret hacminin yaklaşık 2 katına çıkarak 15-20 milyar dolara ulaşacağını savundu.
Karabağ’ı bizzat gezdiğini anlatan Karabulut, Ermenistan’ın işgal döneminde bölgedeki bütün şehirlerin yerle bir edildiğini gördüğünü söyledi. Koridorun açılmasıyla bölgede büyük bir inşaat faaliyeti başlayacağını öngören Karabulut, Türkiye’nin müteahhitlik hizmetlerinde dünyada 3. sırada yer aldığını belirtti. Karabulut, bu sürecin Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinden inşaata ve dolayısıyla ekonomiye olumlu katkı sağlayacağını ifade etti.
Turizme yönelik etkilere de değinen Karabulut, Doğu Anadolu’dan Azerbaycan’a gitmenin en ucuz yolunun şu anda Nahçıvan’a geçip oradan uçakla Bakü’ye ulaşmak olduğunu belirtti. Bu yolculukta gidiş-dönüş uçak biletinin yaklaşık 6-7 bin lira tuttuğunu aktaran Karabulut, koridor açıldığında demir yoluyla bu maliyetin 2 bin lira civarına inebileceğini söyledi. Koridorda karayolu bağlantısının da planlandığını hatırlatan Karabulut, bu sayede ciddi bir turizm hareketliliği yaşanacağını öngördü.
Yaklaşık 10 milyon 200 bin nüfuslu Azerbaycan’dan her yıl 1 milyon civarında kişinin Türkiye’yi ziyaret ettiğini belirten Karabulut, Türkiye’den de Azerbaycan’a 500 bine yakın kişinin gittiğini aktardı. Karabulut, ulaşım maliyetlerinin düşmesiyle bu rakamların yaklaşık 3 katına çıkabileceğini değerlendirdi.
Hürmüz Boğazı ve Orta Doğu’daki jeopolitik risklerin alternatif enerji güzergahlarının önemini artırdığını hatırlatan Alparslan, Türkiye’nin transit ülke olmaktan çıkıp gerçek bir enerji merkezine dönüşüp dönüşemeyeceğini sordu. Alparslan, Azerbaycan-Nahçıvan-Türkiye elektrik hattının ne kadar stratejik olabileceğini de Karabulut’a yöneltti. Karabulut bu soruya, “Tabii ki olur” yanıtını verdi.

Karabulut, Iğdır üzerinden Türkiye ile Nahçıvan arasında doğal gaz bağlantısı bulunduğunu belirtti. Nahçıvan’daki ihtiyaç fazlası doğal gazdan uzun vadede elektrik üretilip Türkiye’ye verilebileceğinin öngörüldüğünü söyledi. Bölgede istikrar sağlanması halinde Türkiye’nin dünya enerji piyasasında “distribütör” konumuna geleceğini savunan Karabulut, şöyle konuştu: “Türkiye şu anda bile alternatif bir güzergahtır. Tiflis üzerinden gelen kaynaklarla zaten söz sahibidir. O koridorla ve onun tetikleyeceği bağlantıların kurulması durumunda Türkiye’nin etkinliği çok daha fazla artacak.”
Zengezur’un TANAP ve Bakü-Tiflis-Ceyhan hatlarını tamamlayan yeni bir enerji ağı oluşturup oluşturamayacağı yönündeki soruya Karabulut, koridorun şu anki haliyle bir enerji koridoru olmadığını vurgulayarak yanıt verdi. Karabulut’a göre Zengezur, Azerbaycan’dan ayrı bir parça olan Nahçıvan’ı demir yolu ve kara yolu ağıyla Azerbaycan’a bağlama projesi. Karabulut, Türkiye’nin bu yolla Türk dünyasıyla tek kara bağlantısını sağlayacağını belirtti. Çin’den Avrupa’ya uzanan “Demir İpek Yolu” ile Kars-Tiflis-Bakü hattının alternatif ve tamamlayıcı güzergahının da bu sayede tamamlanacağını kaydetti.
Koridorun uzun vadede enerji hattı olarak kullanılmaya da çok uygun olduğunu belirten Karabulut, bunun ancak Ermenistan sınır kapılarının açılması ve Ermenistan topraklarının enerji koridoru için kullanılabilir hale gelmesiyle mümkün olabileceğini söyledi. Bunun bölgedeki tüm ülkelerin lehine olacağını savunan Karabulut, Ermenistan’ın büyük fayda sağlayacağını ve Azerbaycan’ın enerjisini batıya aktarmada avantaj elde edeceğini belirtti. Karabulut’a göre Türkiye de bu sayede enerji distribütörlüğü rolünü güçlendirecek.
Karabulut, sürecin geleceğini belirleyecek başlıca soru işaretlerini de sıraladı: Diasporanın Ermenistan üzerindeki etkisi, Ermenistan’daki mevcut iktidarın devam edip etmeyeceği, Rusya ve İran’ın ABD’ye karşı tutumu ve Çin’in bölgede daha aktif rol üstlenip üstlenmeyeceği. Bu konularda şimdiden stratejik çalışmalar yapılması gerektiğini vurgulayan Karabulut, Türkiye ve Azerbaycan’ın Karabağ zaferinde ve Şuşa Beyannamesi’nde olduğu gibi her alanda birlikte hazırlık yapması gerektiğini söyledi.
Programın son bölümünde, aynı gün açıklanan eylül ayı enflasyon verileri ele alındı. Alparslan, tüketici fiyatlarının eylülde aylık yüzde 1,84, yıllık yüzde 29,79 arttığını hatırlattı. Ulaştırma grubunda ise yıllık artış yüzde 38,10, aylık artış yüzde 2,79 oldu. Alparslan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in dezenflasyon sürecinin devam ettiğini ve yıllık enflasyonun yüzde 30’un altına indiğini açıkladığını aktardı. Program sırasında ham petrolün varil fiyatı yüzde 0,52 düşüşle 90 dolar, Brent petrolün fiyatı ise yüzde 0,88 düşüşle 100 dolar civarında seyrediyordu.
Üniversitedeki iktisada giriş dersinde rahmetli hocası Aydın Türkbal’ın enflasyonu “çok kötü bir canavar” olarak tarif ettiğini anlatan Karabulut, “Enflasyon toplumları cidden perişan eden bir canavardır. Ve bakın yüzde 30’un altına düşmesi bizim için şu anda sevindirici bir şeydir” dedi. Düşüşte ana etkenin gıda fiyatları olduğunu belirten Karabulut, ABD Başkanı Donald Trump’ın yakıt stoklarının piyasaya sürülmesine yönelik açıklamasının da enerji fiyatlarında kısmi bir düşüş sağladığını söyledi. Ancak Karabulut, bu etkinin uzun vadede sürdürülebilir olmadığını vurguladı.
Mevcut gidişatın kısa vadede olumlu olduğunu, ancak bunun büyük bir sevinç nedeni sayılmaması gerektiğini belirten Karabulut, Türkiye ekonomisi için enflasyonun mutlaka yüzde 10’un altına düşürülmesi gerektiğini vurguladı. Hedefin yüzde 5 olduğunun hatırlatılması üzerine Karabulut, mevcut konjonktürün bunu mümkün kılmadığını söyledi.
Gıdadaki düşüşün ürünün bol olduğu yaz sonuna denk geldiğini ve bu nedenle geçici olabileceğini belirten Karabulut, kışa doğru gıda fiyatlarının yeniden artacağını öngördü. İran savaşı ve Hürmüz Boğazı’ndaki sorunların henüz çözülmediğini ve Türkiye’nin enerjide büyük oranda dışa bağımlı olduğunu hatırlatan Karabulut, orta ve uzun vadede enflasyonda hızlı bir düşüş beklemenin zor olduğunu ifade etti.
Eylül ayı enflasyonunun beklentilerin altında kaldığını vurgulayan Karabulut, aylık beklentinin yüzde 2,20 olduğunu, gerçekleşmenin ise yüzde 1,84’te kaldığını hatırlattı. Bu olumlu tablonun sürmesi için çalışmaların hızla devam ettirilmesi gerektiğini belirten Karabulut, borsadaki gidişata hükümetin sahip çıkmasını ve anaparanın ödenmesi gibi adımları iktisadi istikrar açısından olumlu bulduğunu söyledi. Karabulut, enflasyonun istikrar ve beklentilerle çok yakından bağlantılı olduğunu da sözlerine ekledi.

Ocak zammı belli gibi: İşte öğretmen, doktor ve polislerin yeni maaş listesi
1
Trump, resmi evraklarda ‘süper zeka’ ifadesini zorunlu kılan kararnameyi imzaladı
2
Fon soruşturmasında yeni istifalar mı gelecek? Erdoğan’dan kesin rest geldi
3
TOKİ’de yüzde 25 indirim için son tarih 19 Ekim! 228 bin hak sahibini ilgilendiren kampanyada süre daralıyor
4
14 yıldır biriktirdiği 37 kilogram gümüşü bozdurdu! İşte eline geçen para
5
SPK’dan 3 gerçek ve 1 tüzel kişiye 71 milyon idari para cezası
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.