ABD’de Türk bilim insanının liderliğindeki ekip, Kuzey Amerika kökenli bir sülük türünün hastalık yayan salyangozlarla biyolojik mücadelede etkili olduğunu ortaya koydu.
Elazığ’da Fırat Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Naim Sağlam, sülük alanındaki uzmanlığı nedeniyle 2021 yılında Rutgers Üniversitesinin daveti ve ABD Ulusal Bilim Vakfının ve TÜBİTAK’ın destekleriyle yürütülen “Sülükte Kök Hücre Oluşumu Projesi” çalışmasında yer aldı.
Sağlam ve Rutgers Üniversitesinden Prof. Dr. Daniel Shain liderliğindeki bilim ekibi, halen devam eden proje kapsamında Kuzey Amerika kökenli Helobdella austinensis türü sülüğün tatlı sularda yaşayan salyangozları altı ay gibi kısa bir sürede tamamen ortadan kaldırarak salyangoz kaynaklı paraziter hastalıkların yayılmasını önlediğini tespit etti.
Halk sağlığını tehdit eden bu hastalıklara karşı doğa dostu bir mücadele yöntemi geliştirilmesini sağlayan çalışmanın makalesi “Biocontrol of snail-borne parasites with the glossiphoniid leech, Helobdella austinensis” başlığıyla 3 yıl önce uluslararası bir dergide yayımlanarak literatüre kazandırıldı.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, tatlı su salyangozlarıyla bulaşan başta salyangoz humması (şistozomiyazis) olmak üzere bazı paraziter hastalıkların dünya çapında 1 milyara yakın insanı tehdit ettiği biliniyor.
“Milyonlarca insan, salyangozların meydana getirdiği bu hastalıklardan muzdariptir”
Sağlam, AA muhabirine, salyangoz kaynaklı hastalıkların insanlara bu canlılardaki parazitlerle bulaştığını söyledi.
Salyangozların parazitler için ara konakçı ve taşıyıcı olduğunu belirten Sağlam, şunları kaydetti:
“Angiostrongyliasis (sıçan akciğer kurdu hastalığı), clonorchiasis (doğu karaciğer kelebeği hastalığı), ve salyangoz humması gibi salyangoz kaynaklı paraziter hastalıklar, birçok tropik ve subtropikal ülkede (Sahra Altı Afrika, Güney Amerika ve Güneydoğu Asya) insan sağlığı için riskler oluşturmakta ve önemli sosyoekonomik sorunlara neden olmaktadır. Bu hastalıklar, dünya çapında, özellikle yoksul ülkelerde önemli halk sağlığı sorunları olmaya devam eden başlıca paraziter hastalıklardır. Yaklaşık 90 ülkede milyonlarca insan, salyangozların meydana getirdiği bu hastalıklardan muzdariptir. Salyangoz kaynaklı paraziter hastalıklar akciğerler, karaciğer, safra yolları, bağırsaklar, beyin ve böbrekler gibi birçok organı hedef alarak aşırı aktif bağışıklık tepkilerine, kanserlere, organ yetmezliğine, kısırlığa ve hatta ölüme yol açar. Afrika, Asya ve Latin Amerika’daki gelişmekte olan ülkeler bu hastalıkların en yüksek sıklık oranına sahipken, bazı endemik paraziter salyangozların küresel yayılması yoluyla dünya çapında salgınlara dönüşmüştür. Türkiye’de salyangoz humması görülmemekle beraber sadece hayvanlarda koyun karaciğer kelebeği hastalığına rastlanmaktadır.”
Bu parazitlerin insanlara, tatlı su salyangozlarında gelişen larva formlarının suda serbest kalmasıyla temasla bulaşabildiğini aktaran Sağlam, “Bu parazitleri taşıyan salyangozların bulunduğu suyla banyo yapmak, bu sularda yüzmek, bu suların arıtılmadan ve dezenfekte edilmeden içilmesi ve bu sularda çamaşır yıkanması hastalığın insanlara bulaşmasını artırmaktadır. Yetersiz hijyen bulaşma riskini artırır. Bu hastalıklar balıklarla bulaşmaz. Bu hastalıkların önlenmesi için ara konakçısı olan salyangozların yok edilmesi gerekir.” dedi.
Hastalıkla mücadelede kimyasallara gerek duyulmayacak
Sağlam, DSÖ ve FAO (Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü) gibi kuruluşların, salyangoz kökenli hastalıkların önlenmesi amacıyla bu canlılarla mücadele edilmesini önerdiğine dikkati çekti.
Kimyasal yöntemlerin ekosisteme zarar vermesi nedeniyle tatlı su salyangozlarını çevre dostu bir yöntemle kontrol altına almayı başardıklarını belirten Sağlam, şunları kaydetti:
“Helobdella austinensis türü sülüğün salyangoz kökenli paraziter hastalıkların biyolojik kontrolünü sağlama konusunda umut verici sonuçlar ortaya koyduğu görüldü. Bu araştırmada, salyangozların tatlı su ekosisteminde altı ay gibi kısa bir sürede tamamen ortadan kaldırılabileceği ve salyangoz kökenli hastalıkların kontrol altına alınabileceği tespit edildi. Bu keşif, salyangoz kökenli hastalıkların tedavisi için umut verici bir adım olarak değerlendirilmektedir. Bu çalışma, kimyasallara gerek duyulmadan doğal ekosistemleri koruma konusunda çevre dostu bir yaklaşım sunarak, insan sağlığına ve ekonomiye olumlu etkiler sağlayabilecektir.”

Sağlam, araştırmada Helobdella austinensis türü sülüğün ele alındığını ancak genetik olarak benzer olan diğer sülük türlerinin de araştırmaya dahil edildiğini bildirerek, Türkiye’deki sülük türlerinin de bu kapsamda araştırıldığını sözlerine ekledi.

Kayseri’de sünger atölyesinde yangın
1
Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin yol çalışmasından sonra binasını iki kere kanalizasyon suları basan vatandaş isyan etti
565 kez okundu
2
Tekirdağ’da çıkan anız yangınında 100 dekar tarım arazisi zarar gördü
443 kez okundu
3
Lapseki’de köy yollarında asfaltlama çalışmaları sürüyor
237 kez okundu
4
ABD ordusundan İsrail’e dev sevkıyat: 14 yakıt ikmal uçağı daha ulaştı
80 kez okundu
5
11 yaşındaki çocuğu site bahçesinde darbetti; olay kamerada
77 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.