a

STK’lardan çerçeve yasa için kapsayıcı çözüm çağrısı

Diyarbakır'daki sivil toplum kuruluşları, çerçeve yasanın Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümüne zemin oluşturacak, kategorik ayrımlardan uzak, bütüncül ve kurucu bir nitelikte olmasını talep etti. Açıklamada, Öcalan'ın özgür çalışma ve iletişim koşullarına kavuşmasının süreç için tarihsel önemde olduğu vurgulandı.

ad826x90
ad826x90

Haber: Serhat YETÜT

ad826x90

(DİYARBAKIR) – Diyarbakır’daki çeşitli sivil toplum kuruluşları “çıkarılacak çerçeve yasanın Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümüne zemin oluşturacak bir çerçevede, kategorik ayrımlardan uzak ve bütüncül olması ve sürecin ilerlemesini engelleyecek dar ve güvenlikçi yaklaşımlar yerine toplumun tüm dinamiklerini kucaklayan, güveni ve adaleti tesis eden, ortak yaşamın önünü açan kurucu bir nitelik taşımasını” talep etti.

Aralarında Diyarbakır Barosu, Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK), İnsan Hakları Derneği, Özgür Kadın Hareketi’nin de yer aldığı meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri “çerçeve yasaya” ilişkin ortak açıklama yaptı.

Diyarbakır Barosu Tahir Elçi Konferans Salonu’ndaki açıklama Özgür Kadın Hareketi’nden Ayla Akat tarafından okundu.

ad826x90

Çerçeve yasanın bir nihayet değil, toplumsal temellerin atılacağı yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu ifade eden Ata, şunları kaydetti:

ad826x90

“Bugün coğrafyamız ve Orta Doğu yeni bir tarihsel dönemin eşiğindedir. Yüz yılı aşkın süredir inkar, imha, asimilasyon ve savaş politikalarıyla derinleştirilen Kürt sorununun demokratik ve siyasal yöntemlerle çözümü artık ertelenemez bir zorunluluk olarak önümüzde durmaktadır. Meclis gündemine gelmesi beklenen çerçeve yasa da bu tarihsel dönemin ilk adımı olma iddiasını taşımalıdır. Çerçeve yasa bir nihayet değil, demokratik çözümün, barış hukukunun ve devamında gerçekleştirilecek dönüşüm sürecinin hangi esaslar üzerine yükseleceğini ifade eden, toplumsal temellerin atılacağı yeni bir dönemin başlangıcı olmalıdır.”

“ÖCALAN ÖZGÜR ÇALIŞMA VE İLETİŞİM KOŞULLARINA KAVUŞMALI”

“Kürt sorununun çözümü ve bölgesel krizlerin aşılmasında, Abdullah Öcalan’ın geliştirdiği barış stratejisi ile kadın özgürlük perspektifinin dikkate alınması gerektiğini” söyleyen Ata, “Bugün yürütülen ve tartışılan tüm hukuki düzenlemeler bu meşruiyetle ele alınmalıdır. Abdullah Öcalan’ın özgür çalışma ve iletişim koşullarına kavuşması, fiziki özgürlüğünün sağlanması sürecin ilerlemesi bakımından tarihsel önemdedir. Bu rolün hukuki güvencesi çerçeve yasada somut karşılığını bulmalıdır” ifadelerini kullandı.

Çıkarılacak yasanın Kürt sorununa çözüm üretecek bir zeminin oluşturması gerektiğini aktaran Ata, şunları söyledi:

ad826x90

“Gelinen noktada, yapılacak yasal düzenlemelerin nasıl hazırlandığı, nasıl uygulandığı ve ayrım yapılmadan toplumun farklı kesimlerinde ne ölçüde meşruiyet ve güven oluşturabildiği sürecin ilerleyebilmesi açısından belirleyici bir nitelik taşımaktadır. Çıkarılacak yasa, Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümüne zemin oluşturacak bir çerçevede, kategorik ayrımlardan uzak ve bütüncül olmalıdır. Sürecin ilerlemesini engelleyecek dar ve güvenlikçi yaklaşımlar yerine toplumun tüm dinamiklerini kucaklayan, güveni ve adaleti tesis eden, ortak yaşamın önünü açan kurucu bir nitelik taşımalıdır.”

ad826x90
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

DEM Parti çerçeve yasayı imzaladı mı? Toplantıdan flaş açıklamalar

HIZLI YORUM YAP