a
  • 81ilhaberi.com
  • Gündem
  • İstanbul’da 11. Avrupa Tütün Kontrolü Konferansı’nın ikinci günü sempozyumla başladı

İstanbul’da 11. Avrupa Tütün Kontrolü Konferansı’nın ikinci günü sempozyumla başladı

11. Avrupa Tütün Kontrolü Konferansı'nın ikinci günü İstanbul'da 'Tütün Kontrol Politikası, Düzenlemeler ve Yeni Ürünler' sempozyumuyla başladı. Sempozyumda sağlık çalışanlarının liderlik rolü ve AB'nin 2040'a kadar tütünsüz nesil hedefi ele alındı.

ad826x90
ad826x90

Avrupa’nın tütün kontrolü alanındaki önemli bilimsel ve politika odaklı platformlarından biri olan 11. Avrupa Tütün Kontrolü Konferansı’nın (ECTC 2026) ikinci günü “Tütün Kontrol Politikası, Düzenlemeler ve Yeni Ürünler” sempozyumuyla başladı.

ad826x90

Avrupa Sigara ve Tütün Önleme Ağı (ENSP) tarafından Türkiye Yeşilay Cemiyeti ve Uluslararası Yeşilay Federasyonunun ev sahipliğinde İstanbul’da düzenlenen konferans, Cumhurbaşkanlığı himayesinde gerçekleştiriliyor.

Moderatörlüğünü ENSP Bilimsel Komite Üyesi Susann Koalick’in üstlendiği sempozyumda, İslam Ülkeleri İstatistik, Ekonomik ve Sosyal Araştırma ve Eğitim Merkezi (SESRIC) Kıdemli Eğitim Sorumlusu Alia Şerifi Ortak, Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hasan Volkan Kara, Yunanistan’da göğüs ve solunum hastalıkları uzmanlarını temsil eden kuruluş HTS’nin Proje Yöneticisi Alexander Osarogue ve sağlık alanında kıdemli politika danışmanı Adela Maghear konuştu.

SESRIC Kıdemli Eğitim Sorumlusu Ortak, 1977’de 25 üye ülkeyle kurulan SESRIC’in üye sayısının 57’ye ulaştığını söyledi.

ad826x90

Tütünle mücadelenin, İslam İşbirliği Teşkilatının (İİT) 2014-2023 dönemini kapsayan Stratejik Sağlık Eylem Programı’nın öncelikleri arasında yer aldığını belirten Ortak, bu kapsamda üye ülkelerde tütün kullanımının düzenli olarak izlenmesine yönelik çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti.

ad826x90

Ortak, bu çalışmalarla tütün kullanımına ilişkin güvenilir verilerin toplanması ve düzenli izleme mekanizmalarının geliştirilmesinin amaçlandığını, ilk aşamada 15 ülkede tamamlanan araştırmaların daha sonra 22 ülkeye ulaştığını anlattı.

Türkiye ve Yeşilay ile işbirliği içinde tütün bağımlılığının sağlık riskleri ve ekonomik kayıplarına ilişkin eğitim programları düzenlediklerini dile getirdi.

ENSP’nin faaliyetleri

ENSP Bilimsel Komite Üyesi Koalick, 20 yıldan fazladır faaliyet gösteren ENSP’nin, sağlık hizmetlerinde tütün kontrolünü güçlendirmeyi ve nikotin kullanımını önlemeyi amaçladığını söyledi.

ad826x90

Ağın, Avustralya, Avusturya, Çekya, Fransa, Almanya, İrlanda, Güney Kore, İspanya, İsviçre, Tayvan, Gürcistan ve Polonya sağlık kuruluşlarını ve uzmanları bir araya getirdiğini belirten Koalick, üye hastane ve kliniklerin ortak bir kalite değerlendirme modeli doğrultusunda çalıştığını ifade etti.

Koalick, söz konusu modelle sağlık kuruluşlarında tütün kontrolü ve nikotin kullanımının önlenmesine yönelik uygulamaların geliştirilmesinin amaçlandığını, modelin yönetim ve kurumsal taahhüt, iletişim, eğitim, tütün kullanımının tespiti ve bırakma desteği, tütünsüz ortam, sağlıklı çalışma ortamı, toplum katılımı ile izleme ve değerlendirme olmak üzere 8 standarttan oluştuğunu anlattı.

Çocukların ve gençlerin tütün ile nikotin kullanımından korunmasının öneminin altını çizen Koalick, bu kapsamda üye ülkelerde yürütülen çalışmalardan örnekler verdi.

Sağlık çalışanlarında liderlik rolünün önemi

Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Kara, tütün ve nikotinle mücadelede sağlık çalışanlarının liderlik rolünün önemine işaret ederek, sağlık profesyonellerinin klinik hizmetlerin ötesine geçerek toplumun bilinçlendirilmesi ve koruyucu sağlık politikalarının geliştirilmesinde aktif rol üstlenmesi gerektiğini söyledi.

ad826x90

Sağlık çalışanlarının sahip oldukları bilgi ve deneyimi toplum yararına kullanmasının önemli olduğunu belirten Kara, “Bir hekim olarak bir kişiyi tedavi edebilirsiniz ancak bir lider olarak toplum üzerinde ve siyasi alanda etki yaratarak birkaç kişiden çok daha fazlasına yardım edebilirsiniz.” dedi.

Kara, liderliğin sağlık çalışanlarının toplum üzerindeki etkisini artırdığını vurgulayarak, klinik, eğitim, ekip, kurum, toplum ve politika liderliğinin tütünle mücadelede birbirini tamamlayan unsurlar olduğunu dile getirdi.

HTS’nin Proje Yöneticisi Osarogue, Yunanistan, Bulgaristan ve Romanya’da 1990-2023 dönemine ilişkin verilerin incelendiği araştırmada, tütünün çevresel etkilerinin yalnızca sigara tüketimiyle sınırlı olmadığının, tütün yetiştiriciliğinden kurutma, işleme, sigara üretimi, dağıtım, tüketim ve atıkların bertarafına kadar uzanan tüm süreçlerin sera gazı emisyonlarına katkıda bulunduğunun belirtildiğini söyledi.

Sigara dumanının karbondioksit, metan ve karbonmonoksit gibi iklim değişikliğiyle bağlantılı gazları içerdiğine işaret eden Osarogue, tütün sektörünün çevresel etkilerinin üretimden tüketime kadar bütüncül şekilde ele alınması gerektiğini vurguladı.

AB’nin “tütünsüz nesil” hedefi

Sağlık alanında kıdemli politika danışmanı Maghear de Avrupa Birliği’nin (AB) 2021’de kabul ettiği Avrupa Kanserle Mücadele Planı ile 2040’a kadar tütün kullananların nüfus içindeki oranının yüzde 5’in altına düşürülerek “tütünsüz nesil” oluşturulmasının hedeflediğini, bu hedefe ulaşılmasında sağlık çalışanları kadar hastaların da katkısına ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.

Hasta örgütlerinin yalnızca hastaların taleplerini dile getiren yapılar olarak görülmemesi gerektiğini belirten Maghear, bu kuruluşların sağlık politikalarını şekillendiren aktif paydaşlar haline gelmesi gerektiğini söyledi.

Konferans kapsamında bugün düzenlenecek panellerde, yeni nesil nikotin ürünlerinin çocuklar ve gençler üzerindeki etkileri, nikotin bağımlılığının önlenmesi ve tütün endüstrisinin gençleri hedef alan stratejileri ele alınacak.

Tütün ve nikotin kullanımına karşı koruyucu politikalar, çocuk hakları, eğitim ve farkındalık çalışmaları ile toplum temelli mücadele yöntemlerinin değerlendirileceği panellerde, tütün ürünlerinin denetimi ve düzenlenmesi, sigarayı bırakma tedavilerinde dijital yenilikler, sağlık çalışanlarının rolü ve tütünle mücadelede ülkelerin deneyimleri üzerinde durulacak.

ad826x90
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Prof. Dr. Üstündağ, organ bekleyen 30 bin 645 hasta için bağış çağrısı yaptı

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.