Finlandiya polisi, milletvekillerinin konutlarında farklı tarihlerde fark edilen şüpheli durumların peşine düştü. Siyasetçilerin evlerine nasıl girildiği henüz belirlenemezken vakaların ortak noktası, hırsızlıktan çok ev sahiplerine içeride yabancı birinin bulunduğunu hissettiren izlerin bırakılması oldu.
20 milletvekilinin konutlarında meydana gelen şüpheli durumları konu edinen soruşturmayı sıra dışı hale getiren ayrıntılardan biri son vakalardan birinde ortaya çıktı. Bir milletvekili, konutuna döndüğünde tuvaletin kendisinden habersiz kullanıldığını fark etti. İçeri giren kişi ya da kişilerin dışkıyı bıraktıktan sonra sifonu dahi çekmeden evden ayrıldığı belirtildi.
Diğer vakalarda da benzer şekilde herhangi bir maddi kazanç elde etmeye yönelik hareket tespit edilmedi. Bazı evlerde kapıların veya ışıkların sahiplerinin bıraktığından farklı durumda olduğu fark edildi. Buna karşın değerli eşyaların yerinde olduğu ve konutlarda belirgin bir hasar bulunmadığı kaydedildi.
Finlandiya Parlamento Başkanı Jussi Halla-aho, birden fazla milletvekilini ilgilendiren vakaların güvenlik birimlerine bildirildiğini ve polis incelemesinin sürdüğünü açıkladı.

Olayların faili konusunda resmi makamlar tarafından henüz bir isim veya ülke işaret edilmedi. Ancak iktidardaki Ulusal Koalisyon Partisinin kıdemli isimlerinden Ben Zyskowicz, yaşananların istihbarat faaliyeti olabileceği ihtimalini gündeme getirdi.
Zyskowicz, Rus istihbaratının geçmişte hedef aldığı kişilere takip edildiklerini hissettirmek amacıyla benzer yöntemlere başvurduğunu savunarak, “Bu, Rus istihbarat servisinin insanlara gözetim altında olduklarını göstermesinin, kafa karışıklığı veya endişe oluşturmasının bir yolu.” dedi.
Finlandiya makamlarının elinde olayları Rusya’ya bağlayan kesin bir bulgu bulunduğu yönünde ise herhangi bir açıklama yapılmadı.
Tuvalette bırakılan dışkı ayrıntısı, geçmiş yıllarda Rus istihbaratıyla ilişkilendirilen bazı olayları yeniden gündeme getirdi.
The Wall Street Journal’ın 2023 yılında aktardığı bir olayda, Rusya’da bulunan üst düzey bir ABD’li yetkilinin bavuluna bir FSB görevlisi tarafından dışkı bırakıldığı ileri sürülmüştü.
BBC’nin eski Rusya muhabiri Sarah Rainsford da ülkede görev yaptığı döneme ilişkin anılarında evine izinsiz girildiğini ve tuvaletinde benzer bir manzarayla karşılaştığını anlatmıştı.
The Guardian’ın eski Moskova muhabiri Luke Harding ise yaşadığı daireye kendisi yokken girildiğini ve eşyalarının yerlerinin değiştirildiğini iddia etmişti.
Geçmişte istihbarat faaliyetleriyle ilişkilendirilen bu yöntemde amaç, hedef alınan kişinin malına zarar vermekten çok özel alanına istenildiği zaman girilebildiğini göstermek olarak değerlendiriliyor. Böylece kişide takip edildiği ve güvende olmadığı düşüncesinin oluşturulmasının hedeflendiği belirtiliyor.
Soğuk Savaş yıllarında Sovyet KGB’sinin psikolojik baskı uygulamaları ile Doğu Almanya’nın Stasi teşkilatının “Zersetzung” olarak bilinen yıldırma yöntemlerinde de hedef kişilerin gündelik yaşamlarını bozacak benzer müdahalelerin kullanıldığı biliniyor.
Finlandiya’daki milletvekillerinin evlerinde yaşananların bu uygulamalarla bağlantılı olup olmadığı ise henüz ortaya çıkarılmış değil. Polis, konutlara kimlerin girdiğini ve vakaların birbirleriyle bağlantılı olup olmadığını belirlemek için soruşturmasını sürdürüyor.

Kalp krizi geçiren TRT Haber muhabiri Öztürk, Düzce’de toprağa verildi
1
Bozdoğan Kaymakamı Sözen, Yazıkent’teki okulda öğretmen ve öğrencilerle buluştu
2
Kütahya’da elektrikli bisikletli 14 yaşındaki çocuk işçi servisinin çarpmasıyla öldü
3
Türkiye ve Bangladeş 111 Boeing uçağı alacak, 50 uçak için opsiyon bulunuyor
4
Gümrükçü New York’ta Global Turks etkinliğinde ABD’deki Türk vatandaşlarıyla buluştu
5
Ömer Bolat: Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırım 294,7 milyar dolara ulaştı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.