a

FİNANS

Türkiye'de yayıncılık, dijitalleşmeyle artan korsan PDF paylaşımları, telif ihlalleri ve yapay zeka kaynaklı 'ruhsuz kitaplar' nedeniyle zor günler geçiriyor. Bandrol sayısı 2021'de 90 milyondan 2025'te 36 milyona düştü; sektör temsilcileri, okur bilincinin artması ve dijital dönüşüme uyumun şart olduğunu vurguluyor.

ad826x90
ad826x90

Türkiye’de yayıncılık sektörü, son yıllarda dijitalleşme süreciyle birlikte hızla artan telif sorunları ve dijital korsanlıkla mücadele etmeye ve ayakta kalmaya çalışıyor.

ad826x90

“Sesli kitap” ve “e-kitap” gibi yeni nesil formatların sektöre sunduğu hibrit imkanlar bir yandan okura taşıma ve ulaşılabilirlik kolaylığı sağlarken internette hızla yayılan yasa dışı PDF paylaşımları, mesajlaşma gruplarındaki dijital korsanlık faaliyetleri ve yapay zekanın kontrolsüz kullanımının meydana getirdiği “ruhsuz kitap” tehlikesi yayıncıların ayakta kalmasını her geçen gün zorlaştırıyor.

Özellikle salgın dönemiyle ivme kazanan ve okuma alışkanlıklarını yeniden şekillendiren dijital tüketim pratikleri, geleneksel yayıncılıkta yeni pazar arayışlarını beraberinde getirdi.

Anlık mesajlaşma uygulamaları üzerinden ücretsiz paylaşılan PDF kitapların açık bir emek hırsızlığı olduğu, yapay zeka ile şeffaf olmayan yollardan üretilen metinlerin ve çevirilerin edebiyatın özgünlüğüne, kültürel dokusuna ve yayınevlerinin nitelikli iş gücüne ciddi zararlar verdiği ifade ediliyor.

ad826x90

“2021’de 90 milyon civarındaki bandrol sayısı 2025’te 36 milyona düştü”

ad826x90

Türkiye Basım Yayın Meslek Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Burhan Genç, AA muhabirine, dijitalleşmenin müzik ve sinema dünyasında bir ekonomik model sunduğunu ancak kitap sektöründe aynı başarıyı sağlayamadığını söyledi.

Genç, kitabın dijitalleşme sürecinde bir ekonomik modele dönüşemediğini belirterek, “Dijitalleşme, korsan kullanımların yayılmasına sebep oldu. Ancak bardağın dolu tarafına bakarsak, sesli kitap özellikle kurgu ve edebiyat alanında büyüyen yeni bir pazar oluşturdu.” diye konuştu.

Dijitalleşmeyle edebiyat, şiir, roman, hikaye gibi kurgu kitaplarının artan bir oranda ilgi görmeye devam ettiğini ancak fikri eserlerin okunma oranlarında ciddi düşüşler yaşandığını aktaran Genç, “Fikir eserlerinde kitap okuma oranında ciddi bir düşüş var. 2021’de 90 milyon civarında olan bandrol sayısı 2025’te 36 milyona düştü.” bilgisini verdi.

Genç, “sesli kitap” ve “e-kitap” pazarının henüz yayınevlerinin kar marjlarını büyük bir oranda etkilemediğine dikkati çekerek, kurgu kitapların fikri eserlere göre pazarda çok daha fazla talep gördüğünü vurguladı.

ad826x90

İnternette ve mesajlaşma gruplarında hızla yayılan dijital korsanlığın, yayınevlerinin gelirlerini ve üretimini ciddi boyutta etkilediğinin altını çizen Genç, “Bugün komşunun bir kalemi düşse kapısını çalıp iade ediyoruz, almaya çekiniyoruz ama bir kitabın PDF’sini çok rahatlıkla paylaşabiliyoruz. Bu durum bize Türkiye’de telif anlayışının oturmadığını gösteriyor.” ifadelerini kullandı.

Genç, yapay zekayla üretilen içeriklerin ve “ruhsuz kitaplara doğru dönüşen, insan beyninin özgün bir eseri olmayan, onu taklit eden metinlerin” kültür dünyasını ciddi anlamda olumsuz etkileyeceğini kaydetti.

“Kitap okuyucusu biraz daha tutucu davrandı”

Basın Yayın Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Halil Çelik ise dijitalleşmenin yayıncılık sektöründeki dönüşümünün diğer kültür endüstrilerine göre daha yavaş ilerlediğini anlattı.

Çelik, “Müzik, şarkı, video sektörüne yaşatılmış olan bu dijitalleşmedeki durum kitaba aynı şekilde yansımadı. Çünkü kitap biraz da bunların dışında. Kitap okuyucusu biraz daha tutucu davrandı.” dedi.

ad826x90

2010’larda e-kitapların yaygınlaşmaya başlamasıyla yayıncıların basılı kitapları dijital formatlara dönüştürmesi konusunda hızlı bir refleks gösterdiğini belirten Çelik, kitap sektöründeki dönüşümün müzik ve video alanlarındaki kadar hızlı gerçekleşmediğini kaydetti.

Çelik, salgın döneminde insanların evlerinde daha fazla zaman geçirmesiyle kitap satışlarının dijital ortamlara taşındığını, buna rağmen okurların basılı kitaba ilgisinin sürdüğünü dile getirdi.

Okurların gün içerisinde zaten yoğun şekilde ekran kullandığını, bu nedenle basılı kitabın birçok kişi için dijital dünyadan uzaklaşmanın bir yolu haline geldiğini, bunun gelecekte de varlığını sürdüreceğini ifade eden Çelik, dijital ürünlerin ise bunun alternatifi olmaktan çok tamamlayıcısı olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Çelik, bir kitabın “basılı”, “e-kitap” ve “sesli kitap” formatlarında okura ulaştırılabilmesinin yayınevleri için yeni bir imkan oluşturduğunu, okurun seyahat sırasında telefon veya tabletinden binlerce kitaba ulaşabilmesinin dijital yayıncılığın önemli avantajlarından biri olduğunu anlattı.

Dijitalleşmenin yayıncılık sektöründe oluşturduğu en önemli sorunlardan birinin “dijital korsanlık” olduğuna dikkati çeken Çelik, şöyle devam etti:

“Artık bu işler kitabın basılı fiziki korsanı gibi zor da değil. Onlar da dijital vaziyette kitabı üretiyorlar. Büyük büyük matbaalarda bunu yapmalarına da gerek kalmıyor. Kendi oluşturdukları bir odada, küçük bir dijital makineyle sipariş üzerine üretip satışını yapıyorlar. Telegram ve diğer okuyucu gruplarında yapılan paylaşımlar yayıncıları ciddi manada maddi olarak etkiliyor. Bununla beraber yeni içeriklerin, yeni kitapların çıkışını da engelleyecek bir pozisyon oluşturuyor. Neticede siz bir ürünü yayınlayıp okuyucuya ulaştırarak ticari bir menfaat, rant elde ediyorsunuz. Ama yaptığınız iş, korsanla bunun dağıtımını yapanlara yarıyorsa artık o işleri biraz daha geri çekerek yapmaya başlıyorsunuz. Yani içeriklerde sıkıntı oluşmaya başlıyor.”

“Üst düzey dediğimiz bir akademisyen de normal bir okuyucu da bundan faydalanabiliyor”

Çelik, dijital korsanlığın basılıya kıyasla çok daha hızlı yayılabildiğini anlattı.

Dijital ve basılı korsanla mücadele etmenin en büyük faktörünün okuyucunun bilinçlendirilmesi olduğuna değinen Çelik, “Bundan üst düzey dediğimiz bir akademisyen de normal bir okuyucu da faydalanabiliyor. Oradan ücretsiz ya da daha düşük bedelle sağladığı veriyi kendine edinmekte hak görebiliyor.” dedi.

Çelik, geleneksel yayınevlerinin gelecekte ayakta kalabilmesi için dijital dönüşüme uyum sağlaması gerektiğini anlatarak, “Basılı kitap olmazsa olmazımız. Çünkü okuyucu kitaba dokunmak istiyor, onu hissetmek istiyor. Bizde hediyeleşme var. Bir arkadaşınızın kütüphanesinden bir kitap beğenirsiniz, onu alıp size okuması için ödünç verebilir ya da hediye edebilir. Yani bunlardan biz vazgeçmiyoruz.” diye konuştu.

Basın Yayın Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Çelik, üniversite kütüphanelerindeki dijital abonelik ve kiralama modellerinin de sektör açısından önemli bir potansiyel taşıdığını sözlerine ekledi.

ad826x90
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Boşanma Aşamasındaki Eşini Öldüren Kocaya Aile Avukatından Suçlama: ‘Cinayet Tasarlanmış Olabilir’

HIZLI YORUM YAP