(ANKARA) – Eğitim-İş’ten 5 Ekim dolayısıyla yapılan açıklamada, öğretmenlerin çalışma koşulları, ekonomik kayıpları ve mesleki itibarlarına ilişkin sorunlara işaret edilerek, “5 Ekim, ülkemizde bir kutlama günü değil; hak gasplarına, değersizleştirmeye ve yoksullaşmaya karşı hak arama ve mücadele günüdür” denildi.
Eğitim-İş’ten yapılan açıklamada, 5 Ekim’in, UNESCO ve ILO tarafından 1966’da kabul edilen “Öğretmenlerin Statü Tavsiyesi” ile öğretmenlerin haklarını güvence altına alan tarihi bir gün olduğu vurgulandı.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“5 Ekim, 1966’da UNESCO ve ILO tarafından kabul edilen ‘Öğretmenlerin Statü Tavsiyesi’ ile öğretmenlerin toplumsal statüsünü, insanca çalışma koşullarını, sendikal haklarını ve meslekli özerkliğini uluslararası güvence altına alan tarihi bir gündür. Türkiye de bu evrensel belgeyi imzalamış, ancak aradan geçen on yıllar boyunca belgedeki taahhütlerin neredeyse hiçbiri yerine getirilmemiştir. Bu nedenle 5 Ekim, ülkemizde bir kutlama günü değil; hak gasplarına, değersizleştirmeye ve yoksullaşmaya karşı hak arama ve mücadele günüdür. Sözleşmeyle güvence altına alınan ilk şey insan onuruna yaraşır çalışma ve yaşam koşullarıyken bugün Türkiye’de öğretmenlerin payına düşen; itibarsızlık, yoksulluk ve can güvenliği kaygısıyla sürdürülen bir meslek hayatıdır. OECD’nin Education at a Glance 2026 raporuna göre öğretmen maaşları, mesleğe başlama ve deneyim arttıkça artış göstermektedir.

“KADIN ÖĞRETMENLERİN YAŞAM TARZI HEDEF ALINIYOR”
Ancak Türkiye’de öğretmen maaşları kağıt üzerinde artış gösterse de enflasyon ve hayat pahalılığı karşısında her geçen yıl daha da erimektedir. Türkiye’de bir öğretmenin alım gücü OECD ortalamasının altında kalmış, eğitim emekçileri yoksulluk sınırının altında yaşam mücadelesi vermeye itilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı, öğretmenin çalışma ve yaşam koşullarını kuşatan sorunları çözmek; okulların temizlik ve güvenlik açığını gidermek; bir okul gününü aç geçiren çocukların karnını doyurmak yerine, yayımladığı genelgeyle öğretmenler üzerindeki baskıyı artırmıştır. “Toplumsal hassasiyet” gibi sınırları belirsiz, hukuksuz kavramların arkasına sığınılarak önlük ve kıyafet dayatmasıyla; özellikle kadın öğretmenlerimizin yaşam tarzı hedef alınmaktadır. Öğretmenin itibarı önlükle sağlanamaz. Bizim saygınlığımız; aydınlanmacı kimliğimizden, bilgi birikimimizden ve hayatına dokunduğumuz çocuklardan gelir.”

Tutuklu Buğra Gökce cezaevi mutfak enflasyonunu yüzde 70,25 hesapladı
1
Bozdoğan Kaymakamı Sözen, Yazıkent’teki okulda öğretmen ve öğrencilerle buluştu
2
Kütahya’da elektrikli bisikletli 14 yaşındaki çocuk işçi servisinin çarpmasıyla öldü
3
Türkiye ve Bangladeş 111 Boeing uçağı alacak, 50 uçak için opsiyon bulunuyor
4
Gümrükçü New York’ta Global Turks etkinliğinde ABD’deki Türk vatandaşlarıyla buluştu
5
Ömer Bolat: Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırım 294,7 milyar dolara ulaştı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.