Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV) tarafından Gökçeada ile Yunanistan’ın Semadirek Adası arasında yürütülen araştırmada, Türkiye kara sularında 70 ila 120 metre derinlikte ve 2 kilometreden fazla uzunlukta, Ege Denizi’ndeki en büyük mercan ormanı keşfedildi.
Türkiye İş Bankasının desteğiyle yürütülen araştırmada, Ege Denizi’ndeki mercan ormanları, “R/V TÜDAV-Maru” araştırma gemisiyle, su altı robotları ve uzaktan kumandalı görüntüleme sistemleri kullanılarak incelendi.
AA muhabirinin sorularını yanıtlayan TÜDAV Başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk, Gökçeada ile Semadirek arasındaki bölgede daha önce bilinmeyen büyük bir mercan ormanına ulaştıklarını söyledi.
Mercan topluluklarının yaklaşık 70 metre derinlikte başladığını ve 120 metreye kadar devam ettiğini belirten Öztürk, “Bu alan, büyük bir biyolojik çeşitliliğe ev sahipliği yapıyor. Aynı zamanda bölgede önemli miktarda kalsiyum karbonat birikimi bulunuyor. Ege Denizi’nde, daha önce ne Türkiye ne de Yunanistan kıyılarında bu büyüklükte bir mercan ormanı keşfedilmişti.” dedi.

Keşfin, kıyıdan yaklaşık 2 deniz mili açıkta başladığını ve 2 kilometreden daha uzun bir alana yayıldığını kaydeden Öztürk, elde ettikleri ilk bulgular doğrultusunda, mercan ormanının daha derin alanlara ve uluslararası sulara doğru uzanabileceğini bildirdi.
Bölgede su altındaki fay kırıkları ile su ve gaz çıkışlarının da gözlendiğini, bu özelliklerin mercan toplulukları ve kalsiyum karbonat birikimleriyle ilişkisini ortaya koymak için yeni çalışmalar yapılacağını ifade eden Öztürk, “Şu anda keşfettiğimiz alan Türkiye kara suları içinde bulunuyor ancak mercan ormanının sınırlarını henüz tam olarak belirleyemedik. 200-300 metre derinliğe kadar devam etme ihtimali var. Bunun için araştırmalarımız sürecek. Gemimiz de halen bölgede çalışmalarını sürdürüyor.” diye konuştu.
“Keşfedilenler yumuşak mercan türlerinden oluşuyor”
Keşfedilen mercanların, sert mercanlardan farklı olarak “gorgon” olarak adlandırılan yumuşak mercan türlerinden oluştuğunu dile getiren Öztürk, bunların arasında Akdeniz’de nadir görülen ve daha çok Batı Akdeniz’de yayılış gösteren türlerin de bulunduğunu söyledi.
Öztürk, “Türkiye’de daha önce mercanlarla ilgili çalışmalar genellikle 30-40 metre, en fazla 50 metre derinlikte yürütülüyordu. Bu büyüklükte ve kilometrelerce devam eden bir mercan ormanı, Türkiye denizlerinde daha önce bilinmiyordu. Bu sadece Türkiye için değil, Ege Denizi açısından da ilk keşif niteliğinde. Yunanistan kıyılarında da bu büyüklükte bir mercan ormanına ilişkin kayıt bulunmuyor.” ifadelerini kullandı.
Mercan ormanının yumuşak mercanların yanı sıra balıklar ve çeşitli omurgasız canlılardan oluşan zengin bir ekosisteme ev sahipliği yaptığını, bu durumun Ege Denizi’ndeki biyolojik çeşitliliğin korunması açısından umut verici olduğunu anlatan Öztürk, şöyle devam etti:
“Bu alanın zaman içinde koruma altına alınması gerekiyor ancak bunun için öncelikle sınırlarının, derinliğinin ve ne kadar geniş bir alana yayıldığının belirlenmesi lazım. Bu keşif, Ege Denizi’nin biyolojik çeşitlilik açısından ne kadar zengin olduğunun bir göstergesi. Yeni türlerin bulunup bulunmadığını, yapılacak ayrıntılı incelemelerin ardından anlayacağız. Bölgede kalsiyum karbonat birikimleri ve fay kırıkları da bulunuyor. Çalışmaların sonunda çok sayıda bilimsel verinin ortaya çıkacağını düşünüyoruz.”
Araştırmalar sonbaharda genişletilecek
TÜDAV’da görev yapan 6 kişilik bilim ekibinin gerçekleştirdiği keşfin ardından araştırmaların eylül ve ekimde devam edeceğini bildiren Öztürk, mercan ormanının daha derin kesimlerinin incelenmesi gerektiğini belirtti.
Mercan ormanları üzerine uzun yıllardır çalışma yürüttüklerini dile getiren Öztürk, “Bu keşif, bir anda ortaya çıkan bir çalışma değil. Mercan ormanları konusunda yaklaşık 10 yıllık birikimimiz var. Bu alanda lisansüstü öğrenciler yetiştirdik ve çok sayıda bilimsel çalışma gerçekleştirdik. Teknolojiye yapılan yatırımlar ve uzun yıllara dayanan deneyim, bu keşfe ulaşmamızı sağladı.” şeklinde konuştu.

Öztürk, keşfedilen mercan topluluklarının sağlıklı durumda olduğunu, iklim değişikliğinin etkisine işaret edebilecek lezyon, doku kaybı veya ölüm belirtilerine rastlanmadığını kaydetti.
Türkiye’nin en derin mercan kayıtları
İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Deniz ve İçsu Kaynakları Yönetimi Bölümü Deniz Biyolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Onur Gönülal ise araştırmada mezofotik, diğer adıyla yarı karanlık kuşakta bulunan koralijen ve mercan topluluklarını incelediklerini söyledi.
Bu derinliklerde insanlı dalışların mümkün olmaması nedeniyle uzaktan kumandalı su altı görüntüleme sistemlerinden yararlandıklarını anlatan Gönülal, şu ifadeleri kullandı:
“Su altı aracımızla yaklaşık 88 metre derinliğe indik. Daha sonraki çalışmalarda 98 metreye kadar ulaştık. Bu derinliklerdeki mercan ve koralijen topluluklarını ayrıntılı şekilde görüntüledik. Türkiye’nin en derin mercan kayıtları arasında yer alabilecek görüntüler elde ettik. Bildiğimiz mercan ormanlarını su altı aracıyla inceleme ve kayıt altına alma fırsatı bulduk.”
Gönülal, elde edilen görüntüler ve toplanan verilerin, bölgedeki mercan topluluklarının yapısının, biyolojik çeşitliliğinin ve yayılım alanının belirlenmesine katkı sağlayacağını belirtti.

Kapalı Kahvehanede Kahvaltı Yapan Aile, Not ve 100 TL Bıraktı
1
Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin yol çalışmasından sonra binasını iki kere kanalizasyon suları basan vatandaş isyan etti
565 kez okundu
2
Tekirdağ’da çıkan anız yangınında 100 dekar tarım arazisi zarar gördü
442 kez okundu
3
Lapseki’de köy yollarında asfaltlama çalışmaları sürüyor
236 kez okundu
4
ABD ordusundan İsrail’e dev sevkıyat: 14 yakıt ikmal uçağı daha ulaştı
80 kez okundu
5
11 yaşındaki çocuğu site bahçesinde darbetti; olay kamerada
76 kez okundu