Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği (ESKADER) ve Fatih Belediyesi işbirliğinde düzenlenen “Babıali Sohbetleri”nde 460. toplantının konuğu araştırmacı yazar Mustafa Özdamar oldu.
Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği (ESKADER) ve Fatih Belediyesi işbirliğinde düzenlenen “Babıali Sohbetleri”nin 460’ıncı toplantısı yapıldı.
Cağaloğlu Kitapçılar Çarşısı Kahve Hane’de gerçekleştirilen ve moderatörlüğünü Ayşenur Aydemir’in üstlendiği etkinliğin konuğu araştırmacı yazar Mustafa Özdamar oldu.
Etkinlikte “Her şey ‘zuhurat’ hiçbir şeyin izahı yok” başlıklı söyleşide konuşan Özdamar, tasavvufi düşünce, hayatın akışı ve insan deneyimleri üzerine değerlendirmelerde bulunarak, modern hayat içinde insanların karamsarlık ve kötümserliği ön plana çıkardığını söyledi.

“Bizler, bütün yaratılmışlarla ne kadar barışık olursak, Hakk’a o kadar yakın oluruz”
İnsanların hayata karşı “olumlu” bir tavır takınması gerektiğini vurgulayan Özdamar, “Cenabı Hakk, bir ayetinde, ‘Rabbin kendisine kullarına karşı rahmeti farz kıldı.’ Oysa bizler sürekli bunu unutarak, nefsimizdeki çatışmayı ön plana çıkartıyoruz. Herkes farklı bir alem ve dünyadır. Bundan dolayı her bir insanın kendine has özellikleri ve kabiliyetleri vardır. Cenab-ı Hakk güzellik ve rahmeti vurgulamasına rağmen bizler buna uzak bir halde yaşamayı tercih ediyoruz.” diye konuştu.
Özdamar, insanlar yapması gereken temel vazifenin, “üzerine düşeni” yapması olduğunu dile getirerek, “Bizler genel olarak hayat içinde birbirine karşı hoşgörü ve anlayış göstermiyoruz. Bunu en güzel bir şekilde Peygamberim Efendimiz dile getirmiştir. Bizler, bu karmaşık bir orman olan hayat içinde ancak peygamberimizin bize söylediklerini yaparak kurtulabiliriz. O, bize farklılıklarımızın bir zenginlik ve değer olduğunu özellikle belirtmiştir. Bizler, her durum ve halde zihin ve kalbimizi ne kadar berrak tutabilirsek, bu hayatta o kadar rahat ederiz.” ifadelerini kullandı.
Hz. Peygamber’in, “İnsanların uykudadır ancak ölünce uyanırlar.” sözüne atıfta bulunan Özdamar, şunları kaydetti:
“Tasavvuftaki önemli bir kaide, ‘Ölmeden önce ölünüz.” ibaresidir. Bu sözün anlamı, kendimizi yaşananlar karşısında olabildiğince doğru bir şekilde konumlandırmaktır. Dolayısıyla tasavvuftaki bu veciz ifade bize, hayat içinde birçok olay ve duruma katlanmamız gerektiğini söyler. Bizlerin temel görevi, Hakk’a yaklaşmaktır. Bu ise üzerimize düşeni yapmak, başımıza gelenlerle ilgili feraset ve basiretli bir şekilde davranmakla mümkündür. Bizler, bütün yaratılmışlarla ne kadar barışık olursak, Hakk’a o kadar yakın oluruz. Barışık olmadığımız her durumda bizler ne yazık ki yanlış düşünmeye ve davranmaya yazgılı oluruz.”
“İnsan, önce bakışını temizlemedir”
“Müslim”, “mümin” ve “muvahhidliğin” Müslümanlık içinde önemli mertebeler olduğunu belirten Özdamar, “Bunlar içinde muvahid kişinin ayrıca önemli bir anlamı vardır. Muvahid kişi, herkesi barışa ve güzelliğe çağırır. O, kendisini ve çevresini cennet için hazırlamaya çalışır. Onun için asıl olan savaşmak değil, güzel sözüyle ve davranışlarıyla bu kıymetli yola davet etmektir. O ancak ve ancak karşısındaki insanı sözü tesir etmediği zaman, eğer üzerine düşen savaşsa bunu yapar. Asıl olan, bu hayatta hiç kimseyi incitmemek ve kırmamak için çabalamaktır. Bu, Allah ve Peygamber Efendimizin bize tavsiye ettiği ve buyurduğu temel noktadır.” dedi.
Özdamar, “Her şey ‘zuhurat’, hiçbir şeyin izahı yok.” ifadesinin çoğu zaman yanlış anlaşıldığını dile getirerek, şunları kaydetti:
“Bu söz, Hakk’ın yaptığı fiillerin güzelliğine ve doğruluğuna işaret eder. Önemli bir tasavvuf alimi olan Murad-ı Münzevi Hazretleri, ‘Her şeyin kendine özgü bir güzelliği vardır.’ der. Bunun için ise bakışımızı ve görüşümüzü temizlemesi ve tashih etmesi gerekmektedir. İnsan, önce bakışını temizlemedir. Güzellik ise önce bir ‘cilve’ ister ve kesreti gerektirir. Kesrette, kalabalığın olması ise onun doğası gereğidir. Kesret, bir izdiham ortamıdır ve burada farklılıkların olması kaçınılmazdır. Bu durum bize dünyanın halini anlatan asıl noktadır. Dünya, karmaşık ve karmaşanın olduğu bir yerdir. Bu, dünyanın hakikatidir ve bizlerin bunu görüp kabul edip, hayatımıza uygulamasıyla mümkündür. Allah’ın sistemi, İslam’dır. Söz konusu ifade, “Allah katında din İslam’dır” sözünü açılımıdır. Bütün bunlar ise bize kolay geçimli ve hoşgörülü olmayı tavsiye etmektedir. Bizler temiz ve güzel davranışla yaşamayı başarabilirsek, Allah’ın sistemini anlamış ve uygulamış olacağız.”
Program, dinleyicilerin sorularının yanıtlanması ardından sona erdi.

Sezai Temelli, Mekke Anlaşması oturumunda 15 Temmuz darbe kalkışmasına dikkat çekti
1
YENİ Parti 8 Kasım’da genel başkanlık ön seçimine 3 bin sandıkla gidiyor
2
Kolombiya’da 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı resepsiyonu düzenlendi
3
İstanbul Valiliği, Cumhuriyet’in 103. yılı için Taksim’de tören düzenledi
4
Mekke Anlaşması Genel Kurul’da… Turhan Çömez: Suudi Arabistan İsrail’le İbrahim Antlaşması’nı imzalarsa ne yapacaksınız, siz de mi imza atacaksınız?
5
İsviçreli çellist Jodok Vuille, Türkiye’deki ilk büyük solo konserinde Şımarık’ı çaldı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.