29 Temmuz 2026 Çarşamba
MARDİN’in Artuklu ilçesinde otomobil ile kamyonun çarpıştığı kazada 2 kişi hayatını kaybetti, 6 kişi yaralandı.
Kaza, akşam saatlerinde Artuklu ilçesi merkez Savurkapı Mahallesi Kabala yolu üzerinde meydana geldi. Sürücülerinin isimleri ve plakaları henüz öğrenilemeyen otomobil ile kamyon çarpıştı. İhbar üzerine kaza yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde otomobilde bulunan kimlikleri henüz belirlenemeyen 2 kişinin hayatını kaybettiği belirlendi. Kazada yaralanan her iki araçtaki 6 kişi, ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Hayatını kaybeden 2 kişinin cenazesi otopsi için hastane morguna götürüldü.
Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.
ADIYAMAN’da çıkan orman yangını ile ilgili söndürme çalışmaları havanın kararması nedeniyle kara ekipleri tarafından sürdürülüyor.
Yangın, öğleden sonra Merkez Kayaönü Köyü kırsalında bulunan ormanlık alanda çıktı. Dumanlar ve alevlerin yükseldiğini görenler 112 Acil Çağrı Merkezi’ne haber verdi. İhbar üzerine bölgeye itfaiye, AFAD, jandarma, Orman Müdürlüğü ve ilgili kamu kurumlarının ekipleri sevk edildi. Köylülerin de katıldığı yangında ekipler yetersiz kalınca 2 helikopter ile hava desteği de sağlandı. Kontrol altına alınmaya çalışılan yangın bölgesine çevre illerden de itfaiye ekipleri takviye olarak sevk edildi.
Yangın bölgesine gelen Adıyaman Valisi Abdullah Küçük, söndürme çalışmalarını yerinde inceledi ve yetkililerden son durum hakkında bilgi alarak çalışmaları koordine etti. Yangını söndürme çalışmaları aralıksız sürdürülüyor.
Haber: Erva GÜN
(TBMM) – YENİ Parti İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen Yükseköğretim Kanunu teklifinin yükseköğretimdeki temel sorunlara çözüm üretmediğini savunarak, “Üniversitelerin, tek adam rejimi ve ‘Yaptım oldu’ anlayışıyla değil, adaletle, eşitlik ve özgürlükle yönetilmesi ülkemizin öncelikleri arasında olmalıdır. Yükseköğretim sistemimizi planlamamız gerekiyor, yeni bir eğitim yaklaşımı ve modeli oluşturmak durumundayız, böyle torba yasalarla falan değil” dedi.
Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplanan TBMM Genel Kurulu’nda, üniversitelerden atılanların geri dönmesine imkan sağlayan “öğrenci affı” teklifinin de içinde yer aldığı Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmeleri başladı.
Teklifin geneli üzerine konuşan İYİ Parti Manisa Milletvekili Şenol Sunat, komisyon çalışmalarında en olumlu gelişmenin teklifin öğrenci affını düzenleyen 15’inci maddesinde yapılan değişiklik olduğunu söyledi.
Sunat, teklifin ilk halinde daha önce öğrenci affından yararlananların yeniden bu haktan faydalanamayacağını belirterek, İYİ Parti’nin itirazları sonucu bu hükmün metinden çıkarıldığını ifade etti. Hayatın herkese aynı şartları sunmadığını dile getiren Sunat, “Bir zamanlar kayıt yaptırmış ama deprem olmuş, ekonomik kriz olmuş, ailesi dağılmış, çalışmak zorunda kalmış, sağlık problemi yaşamış yani hayat herkese aynı şartları sunmuyor, devletin görevi ikinci bir fırsat vermektir, kapıyı kapatmak değildir” dedi. Sunat, şöyle konuştu:
“Öğrenci affının amacı cezalandırmak olmamalı, eğitime yeniden kazandırmak olmalı dedik ve sonunda bu ibare tekliften çıkarıldı. Bu durum üniversitesine dönmeyi bekleyen binlerce gencimizin kazanımıdır. Üzerinde durmamız gereken diğer bir konu ise üniversitelerin ön lisans, lisans ve lisansüstü öğrencileri aftan yararlanırken
yalnız Milli Savunma Üniversitesi öğrencileri ve TUS öğrencileri yararlanamıyorsa bunun objektif gerekçesinin kanun koyucu tarafından açıklanması gerekir. Öğrenci affı yalnızca belirli üniversiteler için değil, aynı durumda bulunan bütün öğrenciler için adil şekilde uygulanmalıdır. Uzmanlık eğitimi gören hekimler de aynı mağduriyeti yaşıyorlarsa devlet onlara da eğitimlerini tamamlama fırsatı vermelidir. Eğitim hakkı kurumun adına göre değişmemeli, adalet herkese eşit şekilde uygulanmalıdır. Bu yaklaşım hem hukuken daha savunulabilir hem de mağduriyet yaşayan grupları kapsayan tutarlı bir politika ortaya koyar.”
CHP’Lİ KASAP: “TORBA YASA YÜKSEKÖĞRETİMİN SORUNLARINA ÇÖZÜM GETİRMİYOR”
CHP Kütayha Milletvekili Ali Fazıl Kasap, tekliifn içeriğini eleştirerek, kanun teklifinin ilk imza sahibinin akademik geçmişine dikkati çekti. Kasap, imza sahipleri arasında çok sayıda tıp hekimi ve akademisyen bulunduğunu belirterek, “Bir tıp mensubu olarak hayal kırıklığına uğrattınız bizi. Bu kanun teklifinin içeriğine bakıldığında maalesef saraydaki mutfak kokuyor, içerik olarak” diye konuştu.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilirken kanun tekliflerinin milletvekilleri tarafından hazırlanacağının ifade edildiğini hatırlatan Kasap, bunun gerçekleşmediğini öne sürerek, “Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi için demiştiniz ki: ‘Bu kanun tekliflerini milletvekilleri hazırlayacak’. Maalesef öyle bir emare yok. ‘TBMM daha hızlı çalışacak, daha işlevsel, daha fonksiyonel olacak, daha verimli olacak’ maalesef yok. Burada Türkiye Büyük Millet Meclisinin iradesi devredilmiştir. İrademize sahip çıkmamız gerekiyor, maalesef bu kanun teklifinde onu göremiyoruz” ifadelerini kullandı.
Yükseköğretim sisteminin temel sorunlarından birinin plansızlık olduğunu savunan Kasap, Türkiye’de yaklaşık 7 milyon “ev genci” bulunduğunu ifade etti. Kasap, şöyle konuştu:
“Üniversite kontenjanlarını azaltıp kaliteyi arttırmak gerekirken maalesef, üniversite kontenjanlarımız çok çok fazla. Üniversite öğrencisi sayısı Türkiye’de 8,5 milyon, aynı nüfusa sahip olan Almanya’da üniversite öğrenci sayısı 1,4 milyon, arada 7 milyon var ve bu 7 milyon ev genci işsiz, üniversite mezunu arkadaşımız, çocuğumuz, gencimiz, maalesef yıl yıl artacak.
Yirmi beş yıllık plansızlığın sonucunda bugüne geldik. Ara kademe eleman yetiştirilemediği için maalesef ara sektörler, sanayi sektörü şu anda mağdur durumda, eleman bulamıyorlar. Bakın, yapılan çalışmalar şunu gösteriyor ki on yıl boyunca eğitim fakültesi, hukuk fakülteleri, fen edebiyat fakülteleri, mühendislik fakülteleri, işletme, iktisat bölümleri mezun vermeye ihtiyaç olmayacak, hepsi işsiz. Neden? Sizin plansız çalışmalarınızdan dolayı. Yüz kızartıcı bir durumdur, dünyadaki bilimsel yayın performansında Türkiye’de ilk 500’de bir tek üniversite yok, ilk 500’de yok, en iyi olan Hacettepe, o da 666’ncı sırada, ilk 500’de yok. Bu, gelinen durum, YÖK’le ilgili gelinen durum.”
DEM PARTİLİ KONUKCU: ÖĞRENCİ AFFI YAPISAL SORUNLARI ORTADAN KALDIRMAZ
DEM Parti İstanbul Milletvekili Keziban Konukçu, teklifin yükseköğretim sistemine ilişkin çok sayıda değişiklik öngördüğünü ancak temel sorunlara çözüm getirmediğini ifade etti. Teklifin en belirgin yönlerinden birinin yükseköğretimdeki merkeziyetçi yapıyı koruması ve bazı alanlarda daha da güçlendirmesi olduğunu savunan Konukçu, akademik kadroların planlanmasında Yükseköğretim Kurulu’nun yetkilerinin genişletilmesi ile öğretim elemanlarının atanmasında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yeniden atanma şartı haline getirilmesinin merkezi idarenin üniversiteler üzerindeki belirleyici rolünü artıracağını ileri sürdü.
Yükseköğretimde yaşanan sorunların yalnızca idari yapılanmaya indirgenemeyeceğini belirten Konukçu, şu ifadeleri kullandı:
“Yükseköğretimin temel sorunları yalnızca idari yapılanmaya indirgenemez. Bugün öğrenciler ağırlaşan ekonomik kriz, derinleşen yoksulluk, yüksek kira bedelleri, yetersiz burs ve kredi olanakları, barınma ve beslenme sorunları nedeniyle eğitimlerini sürdürmekte güçlük çekmektedir. Binlerce genç ekonomik nedenlerle üniversitesini bırakmakta ya da eğitimine ara vermektedir. Öğrenci affı gibi dönemsel düzenlemeler bu yapısal sorunları ortadan kaldıramaz. Kalıcı çözüm, eğitim hakkının güvence altına alınması, nitelikli ve parasız kamusal yükseköğretimin güçlendirilmesi ve hiçbir öğrencinin ekonomik nedenlerle eğitimden kopmamasının sağlanmasıdır. Bunun yanında, yükseköğretimde yaşanan hak ihlalleri yalnızca ekonomik sorunlarla sınırlı değildir. Son yıllarda üniversitelerde demokratik haklarını kullanan çok sayıda öğrenci disiplin soruşturmaları, gözaltılar, tutuklamalar, barınma hakkı eylemlerine yönelik müdahaleler ve çeşitli idari yaptırımlarla karşı karşıya kalmıştır. Kampüslerin güvenlikçi anlayışla yönetilmesi öğrencilerin ifade ve örgütlenme özgürlüğünü zayıflatmakta, üniversiteleri özgür tartışma alanları olmaktan uzaklaştırmaktadır.”
YENİ PARTİLİ ÖZÇAĞDAŞ’TAN ÜNİVERSİTE SİSTEMİNE ELEŞTİRİ
Teklif üzerine YENİ Parti Grubu adına söz alan İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, gençlerin eğitim ve gelecek kaygısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özçağdaş, gençlerin maddi imkansızlıklar içinde üniversite eğitimi almaya çalıştığını söyleyerek, “Okumak isteyen okuyamıyor, geleceğinden ümidini kesen vazgeçiyor, daha iyi şartlarda devam edebilecekler ülkesini terk etmek zorunda kalıyorlar” dedi.
Türkiye’de 129 devlet, 75 vakıf ve 4 vakıf meslek yüksekokulu olmak üzere toplam 208 üniversite bulunduğunu hatırlatan Özçağdaş, iktidarın üniversite sayısıyla övündüğünü ancak öğrencilerin yaşam koşullarının göz ardı edildiğini ileri sürdü. Toplamda örgün eğitimde yaklaşık 4 milyon, açık öğretim ve uzaktan eğitimde ise 2,3 milyon olmak üzere 6,3 milyon öğrencinin bulunduğunu aktaran Özçağdaş, öğrencilerin 3 bin liralık bursla yaşamaya çalıştığını söyledi. Özçağdaş, “AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Biz geldiğimizde, 2002’de 45 liracık’ dediği bursla bir buçuk çeyrek altın alınıyordu, kıymetli iktidarınız onu artık gram altın bile alınamaz hale getirdi” ifadelerini kullandı.
Özçağdaş, 2025 yılı Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın bütçe görüşmelerinde Bakan Osman Aşkın Bak’ın yurt kapasitesine ilişkin açıklamalarına da değinerek, geçen yıl bütçe görüşmelerinde 874 yurtta 1 milyon yatak kapasitesi bulunduğunun açıklandığını anımsatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“1 milyon kapasite, bu, öğrencilerin ancak dörtte 1’i demek. Üstelik siz bu 1 milyon öğrenci yatak kapasitesini 2 kişilik odaları 4, 4 kişilik odalara 6 kişi yapınca sorunu çözmüş olduğunuzu zannettiniz. Peki, bu bize yükseköğretim sisteminde nasıl yansıdı? YKS başvuruları 3,5 milyondan 2,5 milyona düştü. Bu başvurulardan sadece 1,5 milyonu tercihi yaptı ve sadece 785 bini yerleşti yani neredeyse üçte 1’i. Bu son yedi yılın en düşük rakamıdır. Peki, 2020’den bu yana 716 binden fazla gencimiz okulu bırakmış. Son beş yılın en yüksek rakamı bu senedir.
Öğrencilere ve akademisyenlere yaptığınız baskılar bitmedi yükseköğretim sisteminde birçok sorunumuz var. Akademik özgürlüğün, liyakatin, adaletin, eşitliğin, maddi yetersizliğin ve imkan kısıtlılığının içerisinde keyfi atama ve uygulamalarla, baskı ve tehdit altında özgür bir akademi ve araştırma ortamı olmaz, olamıyor da zaten. Gençlerimizin mutluluğu, refahı, alacakları iyi bir eğitim ve gelecekleri, ülkemizin öncelikleri arasında olmalıdır. Akademisyenlerimizin mali ve özlük haklarının iyileştirilerek özgür bir araştırma alanı içerisinde bilim üretmeleri ve öğrenci yetiştirmeleri ülkemizin öncelikleri arasında olmalıdır. Üniversitelerin, tek adam rejimi ve ‘Yaptım oldu’ anlayışıyla değil, adaletle, eşitlik ve özgürlükle yönetilmesi ülkemizin öncelikleri arasında olmalıdır.
Peki, ne yapmalıyız? Yükseköğretim sistemimizi planlamamız gerekiyor, yeni bir eğitim yaklaşımı ve modeli oluşturmak durumundayız, böyle torba yasalarla falan değil. Lisans, yüksek lisans, doktora programlarının yeterliliklerini yeniden tasarlamalıyız. Fakülte, bölüm, ana bilim dalları, enstitü araştırma merkezlerini yeniden planlamalıyız. Yapay zeka, dijital platformlar, açık on-line öğretim, önceki öğrenmelerin tanınması, mikro yeterlilikler gibi esnek öğrenme modellerinin, gelişmelerin eğitim süreçlerine entegrasyonunu sağlamalıyız. Eğitim öğretim ve araştırma misyonlarının, kalite güvencesi ve akreditasyon süreçlerinin yeniden yapılandırmasını sağlamalıyız.”
Teklifin tümü üzerine görüşmelerin tamamlanmasının ardından Genel Kurul, gündemindeki kanun teklifini görüşmek üzere birleşim 30 Temmuz Çarşamba günü toplanmak üzere kapandı.
(ANKARA) – Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bu hafta birçok ilde saatte 80 kilometre hıza ulaşabilecek şiddetli rüzgâr ve yer yer fırtına beklendiğini belirterek, orman yangını riskine karşı vatandaşları açık alanlarda ateş yakmamaları, anız yakmamaları ve yangına neden olabilecek davranışlardan kaçınmaları konusunda dikkatli olmaya çağırdı.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı X hesabından yaptığı yazılı açıklama ile bu hafta birçok ilde yaşanacak şiddetli rüzgar ve fırtınaya karşı uyarılarda bulundu. Şiddetli rüzgarların orman yangınlarının büyümesine yol açtığını vurgulayan Bakan Yumaklı şunları kaydetti:
“Şiddetli rüzgâr bekleniyor. Lütfen dikkatli olalım! Meteorolojik verilere göre; bu hafta, başta kıyı kesimlerimiz olmak üzere bir çok ilimizde 80 kilometre hıza ulaşabilecek şiddetli rüzgâr ve yer yer fırtına bekleniyor. Şiddetli rüzgâr, orman yangınlarının hızla büyümesine sebep olan ve kontrol altına alınmasını güçleştiren en önemli etkenlerin başında geliyor. Bu nedenle, özellikle önümüzdeki günlerde azami hassasiyet gösterelim. Açık alanlarda ateş yakmayalım. Anız yakmayalım. Yangına sebebiyet verebilecek her türlü davranıştan kaçınalım.
Unutmayalım; bir kıvılcım, küçük bir kor ya da sönmemiş bir sigara izmariti, telafisi mümkün olmayan felaketlere neden olabilir. Bakanlık olarak; 14 İHA’mızla, 184’ü akıllı 776 yangın gözetleme kulemizle ve 28 bin orman kahramanımızla Yeşil Vatan nöbetimizi 24 saat esasına göre sürdürüyoruz. Ancak hiçbir teknoloji, hiçbir ekip ve hiçbir imkân; vatandaşlarımızın göstereceği dikkat ve hassasiyet kadar etkili olamaz. Yeşil Vatan’ımızı hep birlikte koruyalım”
Manisa’nın Alaşehir ilçesinde zeytinlik ve makilik alanda çıkan yangına müdahale ediliyor.
İzmir-Uşak kara yolu Kemaliye Mahallesi Kavşağı yakınlarındaki zeytinlik ve makilik alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.
İhbar üzerine bölgeye Orman Genel Müdürlüğüne bağlı ekipler ile Manisa Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri sevk edildi.
Ekiplerin yangını kontrol altına almak için çalışmaları sürüyor.