a

02 Ağustos 2026 Pazar

DİĞER YAZARLARIMIZ

Kadın Azmağı’nda doğayla iç içe yolculuk

Kadın Azmağı’nda doğayla iç içe yolculuk
0

BEĞENDİM

ABONE OL

MUĞLA’nın Ula ilçesine bağlı dünyaca ünlü Akyaka Mahallesi’ndeki Kadın Azmağı, berrak sularının altında uzanan zengin su altı bitki örtüsüyle ziyaretçilerine doğal bir akvaryum manzarası sunuyor. Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) 22 Nisan 2021 Dünya Günü’nde sosyal medya hesabından paylaştığı Kadın Azmağı, doğal güzelliğiyle bölgeye gelenlerin ilgisini çekiyor.

Cittaslow Uluslararası Koordinasyon Komitesi tarafından 2011 yılının Haziran ayında ‘sakin şehir’ ilan edilen Akyaka Mahallesi’ndeki Kadın Azmağı, doğal güzelliğiyle ziyaretçilerin ilgi odağı oluyor. Akyaka’nın hemen yanı başından, ağaçlar ve sazlıklar arasından süzülerek Gökova Körfezi’ne ulaşan azmak, berrak suyunun altındaki zengin bitki örtüsüyle doğal akvaryumu andırıyor. Yaklaşık 1200 metre uzunluğundaki Kadın Azmağı; serin suyu, su altındaki bitki örtüsü, berraklığın etkisiyle elle tutulabilecek kadar yakın görünen balıkları ve su üzerinde süzülen ördekleriyle ziyaretçilerine görsel şölen sunuyor.

TATLI SU BİTKİLERİNİN BOYU 4-5 METRE

Birbirine yakın yüzlerce tatlı su kaynağından oluşan Kadın Azmağı, ana kolunun yanı sıra Gökova Sazlığı’na doğru uzanan çok sayıda yan kola da sahip. Yan kolların bazı bölümlerinde sazlıkların oluşturduğu doğal tüneller dikkat çekiyor. Denize yakın konumda olmasına rağmen berrak, derin ve yüksek debili suyuyla dikkat çeken azmakta yetişen tatlı su bitkilerinin boyları 4-5 metreye kadar ulaşıyor. Serbest dalışta dünya ve Türkiye rekortmeni, milli sporcu Şahika Ercümen de 2019 yılında çevre kirliliğine dikkat çekmek için azmakta dalış yaptı.

‘SU, SODALI BİR ÖZELLİĞE SAHİP’

Tur teknesi kaptanı Şadi Durmaz, “Kadın Azmağı denmesinin nedeni, eski tarihlerde büyüklerimizin buraya çamaşır yıkamaya gelmesi. Su, sodalı bir özelliğe sahip. Nehrin yaklaşık yüzde 20’si maden suyu niteliğinde. Su altı ve su üstü güzellikleriyle, yeşilin, mavinin ve doğanın bir arada görülebildiği, dünyada ender rastlanan nehirlerden biridir. Derinliği 40 santimetreden 10 metreye kadar değişmektedir. Azmakta üç çeşit balık yaşamaktadır; levrek, kefal ve yılan balığı. Bölge, birinci derecede doğal SİT alanıdır. Amatör amaçlı da olsa her türlü avcılık yasaktır. Gökova Körfezi’nde iki azmak bulunmaktadır; Akçapınar Azmağı ve Kadın Azmağı. Su altında yenilebilen çeşitli otlar da bulunmaktadır. Bunlar arasında su teresi ve kazayağı olarak bilinen bitkiler de vardır” dedi.

‘HELENİSTİK ÇAĞ’DAN İZLER TAŞIYOR’

Durmaz, bölgede yaklaşık 100 çeşit kuş ve 300 çeşit bitki türü bulunduğunu belirterek, “Gökova’nın milattan önceki adı İdyma’dır. Dağın yamacında küçük bir kalenin kalıntılarını görebilirsiniz. İdyma’da yaşamın yaklaşık 3’üncü ve 4’üncü yüzyıllarda devam ettiği, Doğu Roma İmparatorluğu’nun küçük bir uzantısı olduğu ve Helenistik Çağ’dan izler taşıdığı bilinmektedir. Bölgede yaşamın milattan sonra 7’nci yüzyıla kadar devam ettiği değerlendirilmektedir. İdyma’nın, Türkçe karşılığının ‘nehir’ anlamına geldiği ifade edilmektedir. Kalenin biraz ilerisinde ise İdyma Antik Kenti’nin kalıntıları bulunmaktadır. 1480 kilometrelik kıyı şeridiyle Muğla anlatılmaz, yaşanır” diye konuştu.

Devamını Oku

Çanakkale’de duyarlılık arttı, orman yangınında düşüş yaşandı

Çanakkale’de duyarlılık arttı, orman yangınında düşüş yaşandı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

ÇANAKKALE’de geçen yıl 1 Ocak-12 Temmuz tarihleri arasında toplam 89 orman yangınında 195 hektarlık alan zarar görürken, aynı dönemde 370 orman dışı alan yangını kayıtlara geçti; bu yılın aynı döneminde bu rakam 45 orman yangınında 30 hektara geriledi. Orman dışı alan yangını sayısı da 188 olarak gerçekleşti. Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, “İlk 6 aylık veriler, alınan tedbirlerin ve vatandaşlarımızın artan duyarlılığının olumlu sonuçlarını gösteriyor” dedi.

Orman Genel Müdürlüğü 2026 verilerine göre; Çanakkale’de hem orman yangınlarında hem de orman dışı alan yangınlarında geçen yılın aynı dönemine kıyasla önemli bir azalma yaşandı. Çanakkale’de geçen yıl 1 Ocak-12 Temmuz tarihleri arasında toplam 89 orman yangını meydana gelirken, bu yangınlarda 195 hektarlık alan zarar gördü. Aynı dönemde 370 orman dışı alan yangını kayıtlara geçti. 2026 yılının aynı döneminde 45 orman yangını yaşanırken, yanan alan 30 hektara geriledi. Orman dışı alan yangını sayısı da 188 olarak gerçekleşti.

‘YANGIN SEZONU DEVAM EDİYOR’

Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, ” Çanakkale, orman varlığı ve doğal zenginlikleriyle ülkemizin en kıymetli bölgelerinden biri. Bu nedenle yangın riskine karşı yıl boyunca yoğun bir hazırlık yürütüyor, ekiplerimizle 7 gün 24 saat görev başında bulunuyoruz. İlk altı aylık veriler, alınan tedbirlerin ve vatandaşlarımızın artan duyarlılığının olumlu sonuçlarını gösteriyor. Ancak yangın sezonu henüz devam ediyor. En küçük bir ihmal dahi büyük kayıplara yol açabiliyor. Yeşil Vatan’ımızı korumak için tüm vatandaşlarımızdan özellikle sıcak ve rüzgarlı günlerde çok daha dikkatli olmalarını, anız yakmamalarını, ateş yakmaktan kaçınmalarını ve duman ya da yangın belirtisi gördüklerinde vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bilgi vermelerini rica ediyoruz” dedi.

‘ZARAR GÖREN ALANLAR AĞAÇLANDIRILDI

Geçen yıl Çanakkale’de büyük orman yangınlarının yaşandığını ve bu sayının 155 olduğunu hatırlatan Çanakkale Orman Bölge Müdürü Enver Demirci ise “Yangın açısından sıkıntılı bir sezon geçirdik. Geçen yıl boyunca 155 orman yangınında 8 bin 500 hektarlık alan zarar gördü. Bu alanların tamamı ağaçlandırılarak tekrar orman haline getirildi. Çalışmaları da devam ediyor. Bu sene geçtiğimiz yıla nazaran oldukça iyi gidiyor” diye konuştu.

‘ÇANAKKALE’DE YANGIN ÇALIŞTAYLARI YAPILDI’

Bu sene orman yangınlarıyla mücadelede sezon öncesi hazırlıklara ağırlık verdiklerine dikkati çeken Demirci, “Çanakkale’de yangın çalıştayları yapıldı. Çalıştay sonuçlarının sahaya uygulamaları gerçekleştirildi. Orman Genel Müdürlüğü, Çanakkale’ye ayrı bir önem verdiğini hissettirdi. Ekipman olarak bizleri güçlendirdi. Eğitim faaliyetlerini tamamladık. Bu zamana kadar 12 bin 500 orman köylüsüne, 5 bin arıcı, avcı, çobana eğitim verildi. 307 okulda tüm öğrencilere ulaşmaya çalıştık. 2 bin 18 gönüllüsünü eğitimleri tamamlandı. Bunların neticesinde de bugün itibarıyla oldukça iyi bir konumdayız. İklimin de bunda çok önemli bir etkisi var. İnşallah sezonu kazasız, belasız kapatırız. Malumunuz; 25 Temmuz 1994 tarihinde Çanakkale Orman Bölge Müdürümüz, Talat Göktepe Eceabat’ta bir yangında şehit düşmüştü. Bu vesileyle hem Talat Göktepe’yi hem orman şehitlerimizi çeşitli etkinliklerle, dualarla bu hafta anma etkinlikleri düzenliyoruz. Bu vesileyle bu zamana kadar şehit olan 161 orman şehidimizi ve tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle yad ediyoruz, mekanları cennet olsun” dedi.

Devamını Oku

FİNANS

<a href="/finans/">FİNANS</a>
0

BEĞENDİM

ABONE OL

(ANKARA) – CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Vatandaşın yılbaşından bu yana bankalara olan borcu 1 trilyon 43 milyar lira, bankalara tarafında zamanında tahsil edilemediği için takibe alınan borç tutarı ise 95 milyar lira arttı. Vatandaş borçlanarak yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Gelir artışı, yaşam pahalılığının çok gerisinde kaldığı için insanlar kredi kartına, kredili mevduat hesabına ve tüketici kredilerine yönelmek zorunda kalıyor” dedi.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, vatandaşların banka borçlarına ilişkin açıklama yaptı. Kredi kullanımındaki yükselişin bir refah göstergesi değil, zorunluluktan kaynaklanan bir tablo olduğunu belirten Gürer, 2026 yılının ilk haftası ile 24 Temmuz haftası arasında vatandaşların tüketici kredileri ve bireysel kredi kartı borçlarının 5 trilyon 728 milyar liradan 6 trilyon 677 milyar liraya yükseldiğini belirtti. Aynı dönemde takibe düşen borç tutarının 242 milyar liradan 337 milyar liraya çıktığını ifade eden Gürer, varlık yönetim şirketlerine devredilen borçların da 132 milyar liraya ulaştığını söyledi.

“GELİR ARTIŞI YAŞAM PAHALILIĞININ ÇOK GERİSİNDE KALDI”

Vatandaşların borç yükünün her geçen gün daha da ağırlaştığına dikkat çeken Gürer, yılbaşından bu yana vatandaşların bankalara olan borç tutarını 1 trilyon 43 milyar lira artırdığını belirtti. Gürer, 2026 yılının ilk haftasında vatandaşlarımızın bankalara 6 trilyon 103 milyar lira olan toplam borcunun, 24 Temmuz haftası itibarıyla 7 trilyon 146 milyar liraya yükseldiğini kaydetti. Gürer, şunları kaydetti:

“Vatandaşın yılbaşından buyana bankalara olan borcu 1 trilyon 43 milyar lira, bankalara tarafında zamanında tahsil edilemediği için takibe alınan borç tutarı ise 95 milyar lira arttı. Vatandaş borçlanarak yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Gelir artışı, yaşam pahalılığının çok gerisinde kaldığı için insanlar kredi kartına, kredili mevduat hesabına ve tüketici kredilerine yönelmek zorunda kalıyor. Bankalar aracılığıyla sağlanan finansman, artık yatırımın değil, temel ihtiyaçların karşılanmasının bir aracı haline gelmiş durumda.”

“İCRA DAİRELERİNDEKİ DOSYA SAYISI ARTIYOR”

Gürer, ekonomik sıkıntıların icra dairelerindeki dosya sayılarında da açık biçimde görüldüğünü belirterek, 2026 yılının başında derdest dosya sayısının 23 milyon 993 bin 843 olduğunu, 31 Ağustos itibarıyla bu sayının 25 milyon 793 bin 379’a yükseldiğini söyledi.

Bu yıl içinde icra dairelerine gelen yeni dosya sayısının 5 milyon 936 bin 310’a ulaştığını vurgulayan Gürer, “İcra dairelerindeki yoğunluk, vatandaşın ekonomik olarak ne kadar zorlandığının en somut göstergelerinden biridir. İnsanlar borçlarını çevirmekte güçlük çekiyor, ödeme tarihleri geldiğinde yeni bir borçla eski borcunu kapatmaya çalışıyor” ifadelerini kullandı.

“MİLYONLARCA VATANDAŞ İLK KEZ BORÇLANMAK ZORUNDA KALDI”

Bireysel kredi kullanan kişi sayısının son bir yılda yaklaşık 1 milyon 900 bin kişi artarak 44 milyon 300 bine ulaştığını ifade eden Gürer, ortalama kredi bakiyesinin ise 153 bin lira seviyesine yükseldiğini belirtti. 2026 yılının ilk beş ayında ilk kez kredi kullanan vatandaşların sayısına ilişkin verileri de değerlendiren Gürer, 973 bin kişinin ilk kez kredili mevduat hesabı kullandığını, 855 bin kişinin ilk kez kredi kartı edindiğini, 584 bin kişinin ilk kez tüketici kredisi kullandığını, 72 bin kişinin ilk kez konut kredisi çektiğini ve 43 bin kişinin ilk kez taşıt kredisi kullandığını söyledi.

Toplamda yaklaşık 2 milyon 527 bin kişinin ilk kez finansal sisteme dahil olarak kredi kullandığını belirten Gürer, “Bu tabloyu ekonomik büyümenin bir göstergesi olarak sunmak mümkün değildir. İnsanlar yatırım yapmak, üretime katkı sağlamak ya da birikimlerini değerlendirmek için değil, ay sonunu getirebilmek için borçlanıyor” dedi.

“KREDİLER ÖDENEMİYOR, TAKİBE ALINIYOR”

Gürer, tüketici kredileri ve bireysel kredi kartlarında takibe dönüşüm oranının yüzde 5,65’e yükseldiğine dikkat çekti. Gürer, şöyle devam etti:

“Dar ve sabit gelirli vatandaş, emekli, işçi, çiftçi, esnaf ve gençler giderek daha ağır ekonomik sorunlarla karşı karşıya kalıyor. Ücretlerdeki artış, enflasyonun gerisinde kalıyor. Her kesim cebindeki para küçülürken borç yükü büyüyor. Yurttaşlar artık geleceğini planlayamıyor. Gelinen noktada kredi kartları, kredili mevduat hesapları ve tüketici kredileri bir tercih değil, zorunluluk haline gelmiş durumda. Ekonomide kalıcı çözümler üretilmediği sürece borçluluk artacak, icra dosyaları çoğalacak ve milyonlarca vatandaşın yaşadığı sorunlar daha da derinleşecektir” ifadesini kullandı.

Devamını Oku

17 yaşındaki depremzede Furkan, ikinci kitabını çıkardı

17 yaşındaki depremzede Furkan, ikinci kitabını çıkardı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

HATAY’ın Reyhanlı ilçesinde lise öğrencisi olan ve 6 Şubat 2023’teki depremlerden etkilenen Furkan Dağlı (17), Türk askerinin fedakarlıklarını ve mücadele ruhunu işlediği ikinci kitabı ‘Vatan Nöbetçileri’ni okuyucu ile buluşturdu.

Lise son sınıf öğrencisi, depremzede Furkan Dağlı, 2 yıl önce kaleme aldığı ‘Depremin İzinde’ adlı kitabıyla 6 Şubat depremlerini ve yaşanan acıları anlattı. Dağlı, bu kitabın ardından Türk askerinin fedakarlıklarını ve mücadele ruhunu işlediği ikinci kitabı olan Vatan Nöbetçileri’ni çıkardı.

‘VATAN UĞRUNA CAN VEREN HERKESİ HATIRLATMAK İSTEDİM’

Kitabını güvenlik güçlerine ithaf ettiğini dile getiren Dağlı, “İlk kitabım ‘Depremin İzinde’yi 15 yaşında yazdım. 6 Şubat depremini yaşamış bütün depremzedeleri aynı acı çerçevesinde birleştirmek amacıyla ve kendi yaşantılarımı derleyerek bu eserde topladım. Biliyorsunuz, şu anda bu konuşmayı yapmamı ve bana bu güvenli ortamı sağlamış olan bütün emniyet teşkilatlarımız; Türk askerlerimiz, Mehmetçiklerimiz, gazilerimiz, şehitlerimiz ve bu vatan uğruna can veren herkesi hatırlatmak istedim. Onlar ciddi anlamda kendi hayatlarından fedakarlık yaparak bizleri güvenli bir ortam çerçevesinde koruyor ve korumaya devam ediyor. ‘Vatan Nöbetçileri’ isimli eserimi de onlara ithafen yazdım. Yazım süreci 7-8 aylık bir süre zarfında gerçekleşti” dedi.

İLK KİTABINI 8 AYDA TAMAMLADI

İlk kitabını yazma sürecini anlatan Dağlı, “İlk kitabım Depremin İzinde’yi 6 Şubat depremlerinden sonra eğitimimi tamamlamak üzere Ankara’ya gittiğimde yazdım. Yaklaşık 6-7 aylık bir süre zarfında Ankara’da, 6 Şubat depremini yaşamış depremzedeler eşliğinde bu kitabımı gece gündüz demeden yazdım. Yaklaşık 8 aylık bir süre zarfında kitabımı çıkartmak istedim ve hemen 6 Şubat depremlerinin de etkisiyle bu kitabımı yayınevi aracılığıyla bastırdım. Bu noktada çok zorlu süreçler yaşadık. Toplum olarak yaşamış olduğumuz süreçleri ben de naif duygularla kaleme alarak, insanları bilinçlendirmeye yeltendim. Okurlarımın da bu kitabıma ilgi göstereceğini umuyorum” diye konuştu.

İkinci kitabını 17 yaşında tamamladığını ifade eden Dağlı, “Bu eserde genel hatlarıyla Türk askerini işliyorum. Türk askerinin operasyonel yaşantılarını, fedakarlıklarını ve her şartta mücadele ruhunu kaleme aldım. Bu noktada hedef kitlem, genelde vatana dair ciddi anlamda merak ve sevgi besleyen bütün okurlardır” dedi.

Devamını Oku

Kırklareli’de KÖYDES Değerlendirme Toplantısı yapıldı

Kırklareli’de KÖYDES Değerlendirme Toplantısı yapıldı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kırklareli Valiliğince KÖYDES Değerlendirme Toplantısı yapıldı.

Kırklareli Valisi Uğur Turan başkanlığında, Valilik Atatürk Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda, 2026 yılı İl Özel İdaresi Yatırımları ve Köylerin Altyapısının Desteklenmesi Projesi (KÖYDES) kapsamında köy yolları, içme suyu, kanalizasyon ve diğer kırsal altyapı yatırımları görüşüldü.

Vali Turan, konuşmasında, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda kırsal kalkınmayı güçlendiren yatırımların kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti.

Köylerin yaşam kalitesini artıracak çalışmaların vatandaş odaklı hizmet anlayışıyla planlı ve titizlikle yürütüldüğünü ifade eden Turan, köylere yapılan yatırımlara önem verdiklerini kaydetti.

Toplantıya, Vali Yardımcısı Faruk Ekiz, Babaeski Kaymakamı Tamer Orhan, Vize Kaymakamı Kemal Balaban, Pınarhisar Kaymakamı Enver Özderin, Kofçaz Kaymakamı Seda Ünlü, İl Genel Meclis Başkanı Hakan Geriş, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Bilal Kuşoğlu ve kurum müdürleri katıldı.

Devamını Oku