a
  • 81ilhaberi.com
  • Gündem
  • 63. Altın Portakal’da ‘Bir Anne Hakkında’ filmi ilk kez seyirciyle buluştu

63. Altın Portakal’da ‘Bir Anne Hakkında’ filmi ilk kez seyirciyle buluştu

Bu yıl 63'üncüsü düzenlenen Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde 'Bir Anne Hakkında' filmi Türkiye'de ilk kez gösterildi. Gösterimin ardından düzenlenen söyleşide yönetmen Büşra Bülbül, filmi ve karakteri anlatarak soruları yanıtladı.

ad826x90
ad826x90

Bu yıl 63’üncüsü düzenlenen Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında “Bir Anne Hakkında” filmi ilk kez Türkiye’de izleyiciyle buluştu.

ad826x90

Antalya Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğinde düzenlenen festival, film gösterimleri, söyleşi ve oturumlarla devam ediyor.

Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Aspendos Salonu’nda, yönetmen Büşra Bülbül’ün TRT ortak yapımı ilk uzun metraj kurmaca filmi, “Bir Anne Hakkında” filmi gösterildi.

Başrollerinde Sevda Erginci, Duygu Köse, Ümran Şakır, Osman Doğan, Ecmel İs Ergür ve Ahmet Çelik’in yer aldığı filmde, karaciğer yetmezliğinin son evresindeki eşini hayatta tutmaya çalışan Sibel’in mücadelesi anlatılıyor.

ad826x90

Film gösterimi sonrasında gerçekleştirilen söyleşide katılımcıların sorularını yanıtlayan Bülbül, Antalya Altın Portakal Film Festivali’ne katılmaktan ve şu anda burada olmaktan dolayı çok heyecanlı olduğunu söyledi.

ad826x90

Filmdeki Sibel karakterinin, kendisiyle çatışması halinin sadelikten, sakin kaldığı anlardan doğduğunu belirten Bülbül, “O kadar minimal ve sakin yaşayan, görünmez yaşayan bir kadının kendi içsel çatışması çok büyük. Filmde de ancak o içsel çatışmayı daha sakin anlarda gösterebilirim diye düşünüyordum. Karakter de hayatın içerisinde bir kadın, mücadele eden bir kadın. Nasıl gözüküyorsa aslında içinde yaşar ya o duyguyu, çok dışarıda göremeyiz. Aynı o his gibi göstermek istedim.” dedi.

Filmdeki ana karakter Sibel’e hayat veren başrol oyuncusu Sevda Erginci, karaktere çalışırken onun yaşadığı ahlaki ikilem üzerine çok düşündüğünü aktardı.

Ahlakın nerede başlayıp nerede bittiği veya sınırın nerede olduğu gibi soruları kendine sorduğunu ifade eden Erginci, şöyle konuştu:

“Ahlakın aslında koşullarla ilgili olduğunu düşünüyorum. Sibel’le birlikte ahlaki sınırların koşullarla ilgili olduğunu keşfettim. Bu benim daha önceden sahip olduğum bir düşünce biçimi değildi. Sahip olduğum bir duygu değildi. Fakat Sibel üzerine düşündükçe ve oynadıkça da fark ettim ki ben de Sibel’i çıkarmadan önce kendi konforlu koltuğumda, kendi konforlu evimde ve koşullarımda bence ahlaklı olan şeylerin sınırlarını geçen insanları ahmakça eleştirdiğim çok an bilirim. Fakat Sibel’den sonra fark ettim ki gerçekten ahlaki sınırlar tamamen koşullarla ilgili. O kadar büyük ve her an süren bir mücadele ki, uykuda, işte, çocuklarına bakarken, gülerken bile süren sürekli bir mücadele var.”

ad826x90

ad826x90
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

İsrail vatandaşı Filistinliler sandık başına deve, at ve eşeklerle gitti

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.