03 Ağustos 2026 Pazartesi
MADRİD, 3 Ağustos (Xinhua) — İspanya, Fas’tan Kuzey Afrika’daki toprağı Sebte’ye (Ceuta) yönelik kitlesel göç akınının ardından sınır kontrollerini sıkılaştırma çalışmaları kapsamında deniz sınırı boyunca yüzer deniz bariyeri kurdu.
Tarajal Plajı açıklarına yerleştirilen yüzer bariyerin kurulumunun pazar günü tamamlandığı bildirildi. Son günlerde çoğunluğu yüzerek olmak üzere on binlerce göçmen Sebte’ye geçmişti. Bariyerle bölgeye deniz yoluyla düzensiz geçişlerin önlenmesi amaçlanıyor.
İspanyol yetkililer, Fas’tan İspanya’ya geçmeye çalışırken hayatını kaybedenlerin sayısının pazar günü itibarıyla 72’ye yükseldiğini duyurdu.
Sebte bölge yönetimi ise an itibarıyla şehir morgunda 88 kişinin cansız bedeninin bulunduğunu belirtti. Cansız bedenlerin bir kısmının, yaşanan göçmen akınından iki hafta sonra denizden çıkarıldığını kaydeden yetkililer, kimlik tespiti sürecinin devam ettiğini söyledi.
Büyük çaplı göç dalgası azalmış olsa da Sebte’de hayat henüz normale dönebilmiş değil. Pazar günü şehir genelinde güvenlik operasyonlarına devam eden polisler ve askeri personel, sokaklardaki göçmenleri gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar, sınır dışı etme işlemleri öncesinde kimlik tespiti işlemleri için karakollara götürüldü.
Fas’tan Sebte’ye yaşanan göçmen akını, İspanya’nın yakın tarihindeki en ciddi sınır krizlerinden biri haline geldi. İspanyol hükümetini acil önlemler almaya sevk eden kriz, Avrupa genelinde göç yönetimi ve Avrupa Birliği’nin dış sınırlarının korunması tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
BAŞAKŞEHİR’de park halindeki aracın yokuştan geri kaydığını gören otomobil sürücüsü aracından yol ortasında indi. Koşarak yokuştan kayan otomobilin yanına giden sürücü önce kapıları zorladı. Sürücü kapıları açamayınca bu kez kaput kısmına asılarak otomobili durdurdu. Bu sırada çevrede bulunan 2 kişi daha yardıma koşarken, olay anı araç kamerasına yansıdı.
Olay, Başakşehir Mahallesi Süleyman Çelebi Caddesi’nde saat 11.00 sıralarında meydana geldi. Park halindeki bir araç henüz bilinmeyen bir nedenle yokuştan geri kaymaya başladı. Aracın kaydığını gören ve o sırada aracıyla yokuştan aşağı inen sürücü, otomobilden inerek koşmaya başladı. Kayan aracın yanına gelen sürücü önce kapıları açmaya çalılştı. Başarılı olamayınca bu kez aracın ön çamurluk kısmından asılarak otomobili park halindeki bir araca çarpmak üzereyken durdurdu.
ARAÇTAN İNEREK KOŞMAYA BAŞLADI
Bu sırada sürücünün otomobilindeki araç kamerası olayı kaydetti. Olay sırasında araç içerisinde bulunanlar ise yaşananlara şahit olurken bir yandan da ‘Araba gidiyor araba kayıyor’, ‘Arabana dikkat et’, ‘İnanmıyorum’ diye bağırdı. Görüntülerde sürücünün kendi aracından inerek koşması, kayan otomobilin yanına gitmesi ve aracı durdurmak için çabaladığı anlar yer alıyor. Bu sırada çevreden de 2 kişi koşarak aracın yanına geliyor.
Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler ve beraberindeki heyet, Seçek Azınlık Eğitim ve Kültür Derneği tarafından düzenlenen 672. Seçek Yağlı Güreşleri ve Kültürel Etkinlikleri’ne katıldı.
Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, 31 Temmuz’da başlayan etkinlikler, 2 Ağustos Pazar günü Batı Trakya’nın Gümülcine kenti yakınlarındaki Mehrikoz köyünde düzenlenen yağlı güreş müsabakaları ve kapanış programıyla sona erdi.
Programda konuşan Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, Seçek Yağlı Güreşleri’nin Batı Trakya Türklerinin ortak hafızasını, kültürel mirasını ve birlik ruhunu yaşatan en önemli değerlerden biri olduğunu dile getirdi.
Hatipler, bu köklü geleneğin yüzyıllardır yaşatılmasının büyük anlam taşıdığını belirterek Seçek şenliklerinde bulunmaktan büyük bir şeref duyduğunu ifade etti.
Trakya Üniversitesi heyetinde Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sedat Üstündağ, Hastane Başhekimi Prof. Dr. Alkin Çolak ile Rektör Danışmanı ve Genel Sekreter Yardımcısı Doç. Dr. Ali İhsan Meşe de yer aldı.
DOĞU CAVA, 3 Ağustos (Xinhua) — Endonezya’nın Doğu Cava eyaletindeki Cava Denizi’nde seyreden Mutiara Santosa 2 adlı gemide çıkan yangında 5 kişi hayatını kaybetti, 41 kişiden ise haber alınamıyor.
Ulusal Arama ve Kurtarma Ajansı, pazar günü yaptığı açıklamada toplam 225 kişinin tahliye edildiğini bildirdi. Doğu Cava eyaletinin merkezi Surabaya’dan Makassar’a gitmekte olan gemide 232 yolcu ve 39 mürettebat olmak üzere toplam 271 kişi bulunuyordu.
(ANKARA) – CHP Genel Başkan Yardımcısı Cemal Canpolat, çözüm sürecine ilişkin, “Bugün hepimize düşen görev kin yerine empatiyi, öfke yerine sağduyuyu, çatışma yerine diyaloğu ve nefret yerine sevgiyi büyütmektir. Çünkü barış yalnızca devletlerin imzaladığı anlaşmalarla değil, insanların birbirine duyduğu güvenle, adaletle ve vicdanla kalıcı hale gelir” dedi.
Canpolat, yaptığı yazılı açıklamada, gerçek barışın kimlik ve inanç özgürlüğüyle mümkün olacağını belirtti.
Canpolat, “Bugün hepimize düşen görev kin yerine empatiyi, öfke yerine sağduyuyu, çatışma yerine diyaloğu ve nefret yerine sevgiyi büyütmektir. Çünkü barış yalnızca devletlerin imzaladığı anlaşmalarla değil, insanların birbirine duyduğu güvenle, adaletle ve vicdanla kalıcı hale gelir. Bizi ayrıştırmak isteyenlere karşı dayanışmayı büyütelim” ifadelerini kullandı.
Farklılıkların tehdit değil, ortak zenginlik olarak görülmesi, acıların paylaşılması, sevincin çoğaltılması ve geleceğin birlikte inşa edilmesi gerektiğini belirten Canpolat’ın “Yurtta Barış, Dünyada Barış” başlığıyla paylaştığı açıklamada şunlar kaydedildi:
“Bu topraklar, yüzyıllar boyunca farklı kimliklerin, farklı inançların, farklı dillerin ve kültürlerin ortak yaşamına ev sahipliği yaptı. Sevinçlerimizi de acılarımızı da aynı gökyüzünün altında paylaştık. Tarih boyunca bizi ayrıştırmak, birbirimize düşürmek ve ortak geleceğimizi zayıflatmak isteyen pek çok girişim oldu. Ancak bu ülkenin en büyük gücü farklılıklarına rağmen bir arada yaşayabilme iradesidir.
Bugün, her zamankinden daha fazla birlik, kardeşlik, sağduyu ve barışa ihtiyaç duyuyoruz. Çünkü çevremizde yaşanan savaşlar, çatışmalar ve insani trajediler sadece sınırların ötesinde kalmıyor; acısı, göçü, yoksulluğu ve şiddeti hepimizi etkiliyor. Suriye’de, Irak’ta ve dünyanın birçok bölgesinde yaşanan savaşlar, yüz binlerce insanın hayatını altüst etti. Bu acılar bize bir gerçeği tekrar hatırlatıyor; savaşın kazananı yoktur, gerçek zafer, barışı inşa edebilmektir.
“SİLAHLARIN SUSMASI KADAR ÖNYARGILARIN SONA ERMESİ GEREKİR”
Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Yurtta barış, dünyada barış’ sözü, yalnızca bir dış politika ilkesi değil, insanlığın ortak vicdanına seslenen evrensel bir çağrıdır. Bu söz, ülke içinde huzurun, adaletin ve toplumsal dayanışmanın, dünyada ise karşılıklı saygının, diplomasinin ve barışın temel alınması gerektiğini anlatır.
Dünyada yıllarca süren çatışmaların ardından barışın mümkün olduğunu gösteren örnekler vardır. Önemli olan geçmişin acılarını unutmadan, geleceği birlikte kurabilecek cesareti gösterebilmektir. Barış silahların susması kadar, önyargıların sona ermesi, insanların birbirini anlamaya çalışması ve ortak bir gelecek için el ele vermesidir.
“GERÇEK BARIŞIN TEMELİ KİMLİK VE İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜDÜR”
Bu ülkenin Kürtleri, Türkleri, Alevileri, Sünnileri, farklı etnik kökenlerden, inançlardan ve yaşam biçimlerinden tüm vatandaşları eşit haklara sahip, aynı geleceği paylaşan insanlardır. Kimsenin kimliğinden, inancından ya da düşüncesinden dolayı dışlanmadığı, herkesin kendini özgürce ifade edebildiği, hukukun üstünlüğüne dayanan bir toplum, gerçek barışın en sağlam teminatıdır.
Farklılıklarımız bizi zayıflatan değil, zenginleştiren değerlerdir. Birbirimizi dinleyerek, anlamaya çalışarak ve ortak insani değerlerde buluşarak daha güçlü bir toplum olabiliriz. Ayrıştıran değil birleştiren, nefret dili yerine sevgi ve saygıyı büyüten bir anlayış, geleceğe bırakabileceğimiz en değerli mirastır.
“GELİN, AYRIŞMAYA KARŞI DAYANIŞMAYI BÜYÜTELİM”
Bugün hepimize düşen görev kin yerine empatiyi, öfke yerine sağduyuyu, çatışma yerine diyaloğu ve nefret yerine sevgiyi büyütmektir. Çünkü barış yalnızca devletlerin imzaladığı anlaşmalarla değil, insanların birbirine duyduğu güvenle, adaletle ve vicdanla kalıcı hale gelir.
Gelin, bizi ayrıştırmak isteyenlere karşı dayanışmayı büyütelim. Farklılıklarımızı bir tehdit değil, ortak zenginliğimiz olarak görelim. Birbirimizin acısını paylaşalım, sevincini çoğaltalım ve geleceğimizi birlikte inşa edelim.
Barış; yalnızca savaşın olmaması değil, adaletin, eşitliğin, özgürlüğün ve insan onurunun güvence altında olduğu bir yaşamdır. Hep birlikte daha huzurlu, daha adil ve daha umut dolu bir gelecek için tek yürek olalım.”
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.