02 Ağustos 2026 Pazar
AVCILAR’da kentsel dönüşüm kapsamında yıkımına başlanan ancak çalışma süresinin sona ermesi nedeniyle yarım bırakılan 5 katlı bina, gece saatlerinde çöktü.
Olay, Cihangir Mahallesi Reşitpaşa Caddesi’nde saat 23.30 sıralarında meydana geldi. Kentsel dönüşüm kapsamında yıkımına 1 Ağustos’ta başlanan 5 katlı binanın bir bölümü yıkıldı. Yıkım firması için belirlenen çalışma süresinin dolması üzerine iş makineleri durduruldu, ekipler alandan ayrıldı. Binanın ayakta kalan bölümü büyük bir gürültüyle çöktü. Gürültüyü duyan çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Çökme sırasında herhangi bir yaralanma yaşanmadı. Ekiplerin incelemesinde, büyük beton bloklardan birinin binanın yakınındaki ağaca yaslanarak yola düşmediği belirlendi. Olası tehlikeyi önlemek amacıyla cadde trafiğe kapatıldı. Yıkımı gerçekleştiren firmanın iş makinesiyle risk oluşturan beton parçaları kontrollü şekilde kaldırıldı.
ADANA’da seyyar satıcı A.D., çocuğu için 2 tane lahmacun almak isteyen kadına, “Normalde 5’ten az satmam ama çocuk için vereyim, para verme, git” dedi. Kadının poşet istemesine de sinirlenen A.D., ambalajın masrafa neden olduğunu savundu. Sanal medyada paylaşılan görüntüler üzerine zabıta ekipleri, satıcının seyyar tezgahını kaldırdı.
Olay, dün öğle saatlerinde, Seyhan ilçesi Karasoku Mahallesi’nde meydana geldi. Seyyar arabasında lahmacun satan A.D.’nin yanına bir kadın ve oğlu geldi. İddiaya göre; anne, oğlu için 2 lahmacun satın almak istedi. Ancak A.D., “5’ten az satmam” diyerek, satış yapmak istemedi. Tepki üzerine kadın 2 adet lahmacun satın alacağını söyledi. A.D. ise “Normalde 5’ten az satmam ama çocuk için vereyim, para verme, git” dedi. Bu sırada A.D., kadının verdiği parayı da alarak cebine koydu. Kadının poşet istemesi üzerine sinirlenen A.D., ambalaj masrafına da tepki göstererek, “Yahu 2 tane alıyorsun, poşete koy, kağıda sar diyorsun” diye konuştu.
SANAL MEDYADA PAYLAŞILDI
O anlar, çevredekilerin cep telefonuyla görüntülenip, sanal medyada paylaşıldı. Görüntülerin sanal medyada yayılmasının ardından, Ticaret Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Bekir Kaplan, “Toplumsal vicdanı yaralayan her türlü davranışın karşısında olmaya, vatandaşlarımızın hak ve hukukunu kararlılıkla korumaya devam edeceğiz. Konu tarafımızca yakından takip edilmektedir” paylaşımını yaptı.
Seyhan Belediyesi zabıta ekipleri de A.D.’nin seyyar lahmacun tezgahını kaldırdı. A.D. de sanal medyadan paylaşım yapıp, özür diledi.
Türkiye Organ Nakli Vakfı heyeti, Sağlık Bakanlığı ile Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) desteğiyle yürüttüğü proje kapsamında Burkina Faso’nun başkenti Vagadugu’da üçüncü seri böbrek nakli ameliyatlarını tamamladı.
Burkina Faso’daki ilk böbrek nakli ameliyatını 2025’te gerçekleştiren Türk organ nakli ekipleri, üçüncü seri böbrek nakilleri kapsamında Tengandogo Üniversite Hastanesi’nde bir haftada 3 hastaya nakil gerçekleştirdi.
Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Karaciğer, Safra Yolları ve Pankreas Cerrahisi’nden Prof. Dr. Birkan Bozkurt, AA muhabirine, Burkina Fasolu doktorlara Türkiye’de çeşitli eğitimler verdiklerini söyledi.
Üçüncü seri böbrek nakilleri kapsamında 3 hastaya başarılı şekilde böbrek nakli gerçekleştirdiklerini belirten Bozkurt, “Vericilerin tamamından böbrekler kapalı yöntemle alındı ve sırayla 3 alıcıya nakledildi. Şu anda hastaların sağlık durumları gayet iyi. Çok başarılı geçti. Nakiller, bizim gözetimimizde gerçekleştirildi. Bu üçüncü seri, kapasitenin artırılması ve böbrek nakli programının sürdürülebilirliğini sağlamak için yapıldı.” şeklinde konuştu.
Burkina Faso’da organ nakilleri yapılmasının önemli olduğuna dikkati çeken Bozkurt, “Burada diyalize erişim yeterli değil ve dünyada böbrek yetmezliği giderek artan bir durum. Hastaların hayatta kalabilmesi için diyalize yeterli erişim olmadığından dolayı böbrek nakillerinin bu ülkede yapılması çok önemli. Biz de Burkina Fasolu meslektaşlarımızla bu üçüncü seri böbrek nakillerini başarıyla tamamladık. Hastalar şu anda gayet iyi. Bu yüzden çok mutluyuz.” diye konuştu.
“Türk meslektaşlarımızın desteği sayesinde gerçekleşti”
Üçüncü seri böbrek nakli ameliyatları şefi ve üroloji uzmanı Doktor Boureima Ouedraogo, Burkina Faso için böbrek nakillerinin devrim niteliği taşıdığını söyledi.
Nakil gerçekleştirmeye alıştıklarını dile getiren Ouedraogo, şu bilgileri verdi:
“Deneyim edindik. Aynı zamanda hastaların takibi konusunda da deneyimimiz de arttı. Türk işbirliklerimizin, Türk meslektaşlarımızın işbirliği ve desteği sayesinde gerçekleşti. Açıkçası bu desteğin her alanda olduğunu söyleyebiliriz. Koordinasyondan başlamak üzere nefroloji, immünoloji, enfeksiyonoloji, anestezi ve aynı zamanda da bu ameliyathanedeki cerrahlar konusunda deneyimimiz arttı.”
“Ciddi bir özverinin başarısı ve sonucu var”
İstanbul Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı Tahsin Çınar da üçüncü seri nakilleri için Burkina Fasolu doktorların özverili ve hazırlıklı olduklarını söyledi.
Meslektaşlarının her seferinde üzerine koyarak ilerlediklerini belirten Çınar, “Bu, ciddi bir özverinin başarısı ve sonucu var. Sonuncusunu da tamamladık. Bunun sonucunda da hepimizde bir memnuniyet, bir başarı hissi ve bilgilerimizi paylaşmanın getirdiği bir dayanışma hissi söz konusu.” dedi.
Birinci seri böbrek nakillerinde de yer aldığını belirten Çınar, Burkina Fasolu doktorların büyük gelişme gösterdiklerini, işbirliğiyle ve dayanışmayla başarıya doğru ilerlediklerini vurguladı.
Burkina Faso’ya bilgi ve deneyimlerini paylaşmaya geldiklerini kaydeden Çınar, “Biz, buraya geldiğimizde onlardan da çok şey öğreniyoruz. Örneğin kısıtlı imkanlarla hastalarla nasıl iletişim kurulabileceğini, kısıtlı imkanları en optimal şekilde nasıl kullanabileceklerini ve buna rağmen yüzlerini geleceğe nasıl bir umutla döndüklerini biz de öğreniyoruz ve yeniden hatırlıyoruz. Bu yüzden biz de çok şey öğreniyoruz.” dedi.
(ANKARA) – MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Bir devlet politikası olan Terörsüz Türkiye’ye ilişkin çerçevenin sağlam bir şekilde oluşturulması hususunda yasa yapımı sürecinde de önemli bir eşikte bulunmaktayız. Bu mesele siyaset üstü bir konu olarak görülmeli çerçeve yasaya tam destek verilmelidir” dedi.
Bahçeli, MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Muhammet Hanifi Macit’in sorularını yanıtladı. Türkgün gazetesinde yer alan röportajda Bahçeli, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin şu açıklamalarda bulundu:
“Bir devlet politikası olan Terörsüz Türkiye’ye ilişkin çerçevenin sağlam bir şekilde oluşturulması hususunda yasa yapımı sürecinde de önemli bir eşikte bulunmaktayız. Bu mesele siyaset üstü bir konu olarak görülmeli, çerçeve yasaya tam destek verilmelidir.
Terörsüz Türkiye, Batılı aklın dayattığı sömürü düzeninin zincirlerini kırma, oynadığı oyunu bozma, kurduğu tuzakları tarumar etme iradesiyle atılmış tarihi bir adım, geri dönülmesi mümkün olmayan bir politikadır. Dün, bugün için nasıl ki belirli kararları almak durumunda idiysek bugün de yarınlarımız için bu konuda sorumlu bir anlayış ile hareket etmek zorundayız. Bugün ne yaptığınız, hangi tercihlerde bulunduğunuz yarın ne olacağının, nesillerinizin ne yaşayacağının kararıdır. Terörsüz Türkiye, gelecek nesillerimizin huzuru ve refahı adına üstlenilmiş tarihi bir sorumluluktur. Bu bakımdan Terörsüz Türkiye, ortak aklı ve toplumsal mutabakatı önceleyen, dürüst ve samimi adımlarla dış dayatmalara kapalı, bin yıllık kardeşliği daha da kuvvetlendirecek gelecek inşasının teminatıdır.
“BİN YILLIK KARDEŞLİĞİ İLERİ TAŞIMA İRADESİDİR”
Dünya dengeler sisteminde Türkiye’yi en sağlıklı, en sağlam pozisyona yerleştirmek Türk milleti ve devletinin tarihsel varlığını, birliğini, bütünlüğünü gelecek bin yıla taşımaktır; emperyalist politikaların kurmuş olduğu düzeneği bozmak, bölgede vekil güçler üzerinden yürütülen istikrarsızlaştırma sürecini sona erdirmek ve çatışma dinamiklerini sonlandırmaktır. ‘Terörsüz Türkiye’ ile ilgili çeşitli hezeyanlarla eleştiriler yapanlar, millete dayandıklarını iddia ederek, küresel ve hegemonik güçlerin gönüllü vekalet kavgasının aracı olmaktadırlar ve bunu idrak edecek potansiyelden de yoksun bulunmaktadırlar. Bugün bir gelecek düşüncesi olarak yürütülen bu politika bir demokratikleşme, bin yıllık kardeşliği gelecek bin yıla taşıma iradesidir.
“İLERLEMENİN SAĞLANABİLMESİ İÇİN ÖNÜMÜZE BAKMAMIZ GEREKİR”
Türkiye ve Türk milleti noktasında geleceğimizi, geçmişin sorun çözmeyen anlatılarına mahküm edemeyiz. Bugün koşullar geçmişte teslim olunan anlatıları aşmıştır. İlerlemenin sağlanabilmesi için önünüze bakmanız gerekir. İlerlerken geriye bakmak önünüzü görememenize, hız kaybetmenize, tökezlemenize, hatta düşmenize sebep olur. Yalnızca makul tek bir sebepten ötürü geriye bakılır, o da daha önce sizi sekteye uğratan yanlışları görüp önünüzdeki yolda benzerlerini temizlemeniz içindir. Biz de geleceğimizin sağlam temellerle inşa edilebilmesi amacıyla çıkmış olduğumuz bu yolda daima önümüze bakmayı, tökezlemeden, düşmeden ilerlemeyi hedeflemekteyiz ve hedefe ulaşma konusunda mutlak anlamda kararlıyız.
“HİÇBİR POLİTİK OYUN BİZİ GERİ DÖNDÜRMEYECEKTİR”
Terörsüz Türkiye politikamızla ilgili sürekli olarak örgütün zayıfladığı, niçin buna ihtiyaç duyulduğu sorulmaktadır. Bu soruyu dile getiren kişilerin bir kısmı samimi hassasiyet sahibidir. Cevabını aklın ve ahlakın sınırları içinde vermek ise bizim açımızdan zaruridir ve hatta boynumuzun borcudur. Ancak bu soruyu dile getirenlerin bir kısmınınki hassasiyetten değil, cehalettendir. Cehalet ise bir eğitim meselesi olmaktan daha çok ahlak meselesidir. Bu ise bizim değil, muhatapların özel sorunudur. Tamamen politik kaygılarla, siyasal alanda kendilerine belli bir yer edinebilmek amacıyla bu soruyu yıkıcı eleştirel bir tutumla dile getirenler, aslında örtülü bir biçimde ilerlememizi istemeyenlerdir. Ülkemiz adına iyi olanı istediklerini söyleyerek kendilerini maskeleyenler, terör kökten çözüldüğü zaman kullandıkları en önemli politik malzemelerden birini yitirecekleri için kaygı duymaktadırlar. Fakat şunu bilmelidirler ki oynadıkları hiçbir politik oyun, gelecek yüzyılımızın inşası amacıyla attığımız adımlardan bizi geri döndüremeyecektir.
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE ÜLKEMİZİN GELECEĞİ İÇİN ALMIŞ OLDUĞUMUZ SORUMLULUKTUR”
MHP, her zaman Türk milliyetçiliğinin, Türk-İslam Ülküsünün değerlerinin taşıyıcısı, savunucusu, bu değerler uğruna tereddütsüz mücadele veren neferlerin ocağı olma konusunda öncü parti olmuştur. Hareketimizin başlangıcından günümüze ülkemize zararı dokunacak hiçbir faaliyetin içinde bulunmadık, bulunmayız. Tam aksine devletimize, vatanımıza ve milletimize en ufak olumsuz etkiye sahip olacak şeyler de dahil olmak üzere her türden yanlışın karşısında durduk, durmaya da devam edeceğiz. MHP’yi asılsız yaftalamalarla yıpratmaya çalışan hiçbir art niyet amacına ulaşamayacaktır. Terörsüz Türkiye, ülkemizin geleceği için almış olduğumuz tarihi bir sorumluluk, tabiri caizse bu uğurda gövdemizi taşın altına koyduğumuz bir atılımdır. Bunu başarmak için elimizden geleni yapacağız. Tarih, her zaman yanlışı ve doğruyu göstermiştir. Zaman, gelecek ideallerimiz uğruna sırtlandığımız yüke de tanık olacaktır ve gelecekte zamanın adaleti yine tecelli edecektir. Bu konuda bizim içimiz rahattır, herkesin de içi rahat olmalıdır.
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE TÜRK VE TÜRKİYE YÜZYILI’NIN EN ÖNEMLİ DAYANAKLARINDAN BİRİSİDİR”
Bu motivasyonla geliştirmiş olduğumuz terörsüz Türkiye politikasının, ‘Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın en önemli dayanaklarından biri olduğunu söyleyebiliriz. Uzun zamandır mücadele ettiğimiz, çok sayıda evladımızı şehit verdiğimiz terörü bu politikamızla bugün kökten bitirme aşamasına gelmiş bulunmaktayız. Zira bu tür durumlarda bir çözüm arayışına şiddetin en fazla olduğu dönemde değil, tam aksine anlam krizinin yaşandığı, ideolojik bir krizin oluştuğu, bölgesel varlık alanının daraldığı ve bir sarmalın ortaya çıktığı dönemlerde girilir. Tam olarak bu zaman diliminde terörü toplumsal ve siyasal hayatımızdan çıkarabiliriz. ‘Türk ve Türkiye Yüzyılı’ hedefimizin az önce ifade ettiğimiz diğer dayanaklarının gerçekleştirilmesi terörün kökten bitirilmesine bağlıdır. Bununla ‘Türk ve Türkiye Yüzyılı’ vizyonumuzu hayata geçirme noktasında karşımızda duran en büyük engellerden birini aşmış olacağız.
“ARTIK ÇOK MERKEZLİ GÜÇ DENKLEMLERİNDEN SÖZ EDİLMEKTEDİR”
Türk dünyası jeopolitiği ve “Turan Koridoru”na ilşikin de değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, şunları kaydetti:
“ABD, tek merkezli jeopolitik oyunculuğunu kaybetmiştir, çift kutuplu bir dünya gerçeği artık yoktur ve bugün çok merkezli güç denklemlerinden söz edilmektedir ki bu, doğru ve bilimsel bir tespittir. Yeni dünya düzeni içinde yeni ticari güzergahların ortaya çıkması ve yeni sermaye rotalarının belirlenmesi sürecinde ortaya çıkan somut durum, zorunlu olarak çok kutuplu güç merkezlerini doğurmuştur ve doğuracaktır. Bu doğal akışın en önemli kavşaklarından biri ise Türk Kuşağı bağlamında Türk Dünyası jeopolitiğidir. Türkiye, bölgesel güçlerin bölgesel meselelerde daha büyük bir rol, dış siyasette ve güvenlik politikalarında daha fazla özerklik ve uluslararası ilişkilerde daha fazla statü talep ettiği ve elde ettiği küresel siyasetteki önemli bir eğilimi temsil ediyor, hatta öncülüğünü yapıyor. Bunu sağlayan şey, ülkemizin uluslararası ilişkilerde temel politik çizgisini ve hedeflerini vurgulayan devlet gerçeğine ve tecrübesine sahip olmasıdır.
Türkiye’nin bu bölgedeki güç dengesinin oluşumunu kendi açısından hayati olarak algıladığı ve buna bağlı olarak hamleler yaptığı ve süreci iyi yönettiği açıktır. Zira bölgedeki güç dengesinin tek merkezli oluşması Türkiye için uzun vadede tehdit oluşturacak ve bölgedeki manevra alanını daraltacaktır. Türkiye Cumhuriyeti bu doğal jeopolitik gerçeğine ek olarak bir medeniyet jeopolitiğine de sahiptir. Tarihsel tecrübesi, kıtalararası var olan tarihsel öyküsü, milli ve dini tarihsel durumundan kaynaklanan geniş bir kültür ve gönül coğrafyasıyla dünyanın üçte ikisine nakşettiği maddi kültür varlıklarına sahip bir ülkedir. Bu bağlamda Türkiye’nin bir ideolojik jeopolitiğe, yeni inşa edilen bir siyasi söyleme ve stratejiye ihtiyacının olmadığı tarihsel bir gerçekliktir.”
KONYA’da cezaevinden tahliye olduktan sonra çaldığı otomobille Antalya’da yakalanan F.Ç., mahkemece tutuklandı.
Konya İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Oto Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri, Selçuklu ilçesinde bir otomobilin çalınması sonrası çalışma başlattı. Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kamerası kayıtlarından yapılan incelemede, otomobilin Antalya istikametine gittiği belirlendi. Bunun üzerine Antalya polisine bilgi verildi. Polis, çalınan otomobili Serik ilçesinde durdurup F.Ç.’yi gözaltına aldı. Daha önce 2 otomobil hırsızlığı olmak üzere birçok suçtan kaydı olan F.Ç., Konya Emniyet Müdürlüğü’ne getirildi. F.Ç., ifadesinde cezaevinden tahliye olduğunu, Adıyaman’a gitmek için aracı çaldığını söyledi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen F.Ç., çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı. Çalınan otomobil ise sahibine teslim edildi.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.