28 Temmuz 2026 Salı
Bursa’nın Nilüfer ilçesinde otomobilin çarptığı kişi ağır yaralandı.
Muhammed Mustafa D. idaresindeki 16 TAM 49 plakalı otomobil, Sanayi Caddesi’nde karşıdan karşıya geçmeye çalışan 53 yaşındaki Abdullah Aktiz’e çarptı.
İhbar üzerine kaza yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekiplerince ilk müdahalesi yapılan ağır yaralı Aktiz, yakındaki özel hastaneye kaldırıldı.
Tedavi altına alınan Aktiz’in hayati tehlikesinin devam ettiği öğrenildi.
BURSA’nın Nilüfer ilçesinde yolun karşısına geçmek isterken otomobilin çarptığı yaya ağır yaralandı.
Kaza, saat 02.00 sıralarında Sanayi Caddesi’nde meydana geldi. Muhammed Mustafa D. yönetimindeki 16 TAM 49 plakalı otomobil, yolun karşısına geçmeye çalışan Abdullah Aktiz’e (53) çarptı. Çarpmanın etkisiyle havaya savrulup ön kaputun üzerine düşen Aktiz ağır yaralandı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Abdullah Aktiz, olay yerine yakın bir özel hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken, sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenilen Abdullah Aktiz’in tedavisi sürüyor.
Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.
(ANKARA) – Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın Temmuz 2026 istatistiklerine göre, Türkiye’deki 17 milyon 630 bin 475 işçinin 2 milyon 432 bin 789’u sendika üyesi. Sendikalaşma oranı yüzde 13,798 olurken, işkolları arasında en fazla üyeye sahip sendika 286 bin 94 üyeyle Hizmet-İş oldu.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın işkollarındaki işçi sayıları ile sendikaların üye sayılarını içeren Temmuz 2026 istatistikleri Resmi Gazete’de yayımlandı.
İstatistiklere göre, Türkiye genelinde 17 milyon 630 bin 475 işçi bulunuyor. İşçilerin 2 milyon 432 bin 789’u sendika üyesiyken sendikalaşma oranı yüzde 13,798 olarak kayıtlara geçti. Buna göre, 15 milyon 197 bin 686 işçinin herhangi bir sendikaya üyeliği bulunmuyor.
İŞKOLLARINDA EN FAZLA ÜYEYE SAHİP SENDİKALAR
Avcılık, balıkçılık, tarım ve ormancılık işkolunda 26 bin 363 üyeyle Öz Orman-İş, gıda sanayiinde 43 bin 964 üyeyle Tekgıda-İş, madencilik ve taş ocaklarında 27 bin 490 üyeyle Türk Maden-İş, petrol, kimya, lastik, plastik ve ilaç işkolunda 41 bin 386 üyeyle Petrol-İş en fazla üyeye sahip sendikalar oldu.
Dokuma, hazır giyim ve deri işkolunda 35 bin 694 üyeyle TEKSİF, ağaç ve kağıt işkolunda 10 bin 475 üyeyle Öz Ağaç-İş, iletişim işkolunda 15 bin 779 üyeyle Türkiye Haber-İş ilk sırada yer aldı. Basın, yayın ve gazetecilik işkolunda ise 7 bin 481 üyeyle Medya-İş en fazla üyeye sahip sendika olarak kaydedildi.
Banka, finans ve sigorta işkolunda 49 bin 508 üyeyle Öz Finans-İş, ticaret, büro, eğitim ve güzel sanatlar işkolunda 125 bin 640 üyeyle KOOP-İŞ, çimento, toprak ve cam işkolunda 25 bin 840 üyeyle Türkiye Çimse-İş, metal işkolunda 264 bin 726 üyeyle Türk Metal Sendikası ilk sırada bulundu.
İnşaat işkolunda 46 bin 653 üyeyle Yol-İş, enerji işkolunda 69 bin 311 üyeyle TES-İŞ, taşımacılık işkolunda 31 bin 211 üyeyle Demiryol-İş, gemi yapımı ve deniz taşımacılığı, ardiye ve antrepoculuk işkolunda 7 bin 134 üyeyle Türkiye Liman Dok ve Gemi-İş en fazla üyeye sahip sendikalar oldu.
Sağlık ve sosyal hizmetler işkolunda 217 bin 776 üyeyle Öz Sağlık-İş, konaklama ve eğlence işleri işkolunda 43 bin 801 üyeyle TOLEYİS, savunma ve güvenlik işkolunda 28 bin 229 üyeyle Öz Güven-Sen ilk sırada yer aldı. Genel işler işkolunda ise 286 bin 94 üyeyle Hizmet-İş hem kendi alanında hem de tüm işkollarındaki sendikalar arasında en fazla üyeye sahip sendika oldu.
Yüzyıllardır ekmek pişirmenin vazgeçilmez yöntemi olan tandır, Diyarbakır’da geleneksel yöntemlerle üretilmeye devam ediyor.
Genellikle Dicle Nehri çevresinden getirilen yağlı toprağı kimisi makinada öğütüp hamur teknesinde harcını yapıyor, kimisi de ayakla yoğuruyor. Tuz, saman ve keçi kılı katılarak hazırlanan çamurla tandır yapımına başlanıyor. Yaz sıcağında uzun ömürlü bir tandır için gölgelik alanda günde bir sıra örülmesi uygun görülüyor. Hızlı tamamlanması için ise güneşte çabuk kuruyacağı için günde sabah, öğlen ve akşama doğru olmak üzere üç sıra da örülüyor.

Fiyatları kalite, işçilik ve ebatına göre değişen bu tandırlar, 3 bin liradan 12 bin liraya kadar çıkıyor. Türkiye’nin birçok iline gönderilen tandır, doğru kullanıldığında 15 ila 18 yıl ömür sunuyor.

Tandır ustası Salih Baş (63), yaklaşık 12 yıldır bu işle uğraştığını söyledi. Yöre insanının bu çağa kadar bu kültürle geldiğini belirten Baş, tandır yapımında yağsız toprak kullanıldığını ifade etti. Yağlı ve yağsız toprak karışımının da tercih edildiğini aktaran Baş, “Traktörcülerden istiyoruz. Onlarda Dicle Nehri etrafından getiriyorlar. Herkes ayakla yoğuruyor, belli bir dinlendirme süresi var. Sıra sıra vurarak tandır yapımına başlanıyor. Bir tandır yapımı bu mevsimde yazın, 4 gün işçiliği var. Sıra vurmasıdır, 2 gün de rötuşu var. Rötuş ise taşlamadır. Sıkışabilmesi için içini ovarız. Böyle olunca ekmeğin altı kalkmaz, yapışmaz. Biraz uzun ömürlü olur” dedi.

Toprağa suyunu verdikten sonra yoğurma sırasında saman, keçi kılı karıştırdıklarını söyleyen Baş, “Yapımına başlanır. Fiyatı 8 ila 12 bin liraya kadar çıkıyor. Fiyatı işçilikten dolayı farklı. İşçilik değiştiği zaman fiyat da değişiyor. Hassasiyetle yapılırsa bir tandırın ömrü 15-18 seneyi bulur. Çünkü tandır her yakılışta ateşte milimetrik küçülür. İki hamur aynı yapılsın. Biri fırına, biri tandırda pişirilişin. Tandır ekmeği 4 gün rahatlıkla kurumaz, yenilir. Ama fırın ekmeği 2 günde kurur” diye konuştu.

Yaptıkları tandırları İstanbul, Ankara, Türkiye’nin her yerine gönderdiklerini kaydeden Baş, “Bazen günde 5-10 adet satıyoruz, bazen de hiç satamıyoruz. Şu tandır doğalgaza uyumludur, 2 seneden fazla dayanmaz. Çünkü doğalgazın ateşi serttir. Doğalgaz, tandırın ismini bozmuş. Doğalgaz, tandırın, ekmeğin sağlığını bozuyor. 5 bin yıldır tandırın lezzeti halen ortada. Bilgin bir insan çıkıp tandır geleneğinin nereden geldiğini, yararları, zararları üstüne halka anlatımları olmuyor. Tandırın altındaki gözden içeri tesisatı bağlayıp ocağı bırakırlar. İçini ısıtıp ekmek vururlar” şeklinde konuştu.

Haber: Batuhan Dükel
(ANKARA) – YENİ Parti Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, rütbe ayrımı olmaksızın eşit özlük hakları talebiyle Ankara Güvenpark’ta 15 gündür oturma eylemi yapan er şehit yakınları ve gazileri ziyaret etti. Tanal, “İktidarın bugüne kadar sokağa sürüklemediği gaziler kalmıştı. Gazilerimizi de sokağa sürüklediler. Bu mağduriyeti giderin” dedi.
Türkiye’nin 81 ilinden Ankara’ya gelen er şehit yakınları ve gazilerin, rütbe ayrımı olmaksızın eşit özlük hakları talebiyle Güvenpark’ta başlattığı oturma eylemi devam ediyor.
YENİ Parti Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, eylemin 15’inci gününde Güvenpark’taki nöbete katıldı. Tanal, gazilerin parkta uyuduğu anların görüntülerini de sosyal medya hesabından paylaştı.
Tanal, Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu’na dayanışma dileklerini iletti.
Çerçioğlu, eşit özlük hakları talebiyle eylem yaptıklarını belirterek, “Eşit özlük haklarımız için buradayız. Bizi, maaşımıza üç kuruş, beş kuruş zam yaparak buradan kaldıracaklarını sanmasınlar. Milli Savunma Bakanlığı tarafından kullanılıp atılmış bir mendil gibiyiz şu anda” dedi.
“AYNI OPERASYONDA GAZİ OLANLARIN ÖZLÜK HAKLARI VE MAAŞLARI ÇOK FARKLI”
Tanal ise Anayasa’nın şehit yakınları ve gazilerin korunmasını devlete görev olarak verdiğini belirterek, şöyle konuştu:
“Anayasamız, devletin gazileri ve şehit ailelerini koruyacağını söylüyor. Anayasa’nın 10’uncu maddesi de eşitlik ilkesini düzenliyor. Değerli gazilerimizin de söylediği gibi aynı operasyonda gazi olanlardan biri rütbeli, diğeri rütbesizse aldıkları özlük hakları ve maaşlar çok farklı oluyor. Şu anda açlık sınırının altında maaşla geçiniyorlar. Yaptıkları hileli bir yöntem daha var. Bakım ücretini maaş bordrosuna ekliyorlar, bordroda yazılan ücretin tamamını gazilerin maaşıymış gibi gösteriyorlar.”
“GAZİLER İÇİN KİMSE BÜTÇE BAHANESİ ARAMASIN”
Gazilerin taleplerinin bütçeye yük getireceği yönündeki gerekçelerin kabul edilemeyeceğini söyleyen Tanal, şunları kaydetti:
“Bütçeye yük getirenler, garantili yol ve köprü geçişlerini verenlerdir. Havalimanlarına yolcu garantisi, hastanelere hasta garantisi verenlerdir. Gaziler için kimse bütçe bahanesi aramasın. Affedilen beşli çetelerin vergileri var. Gerekirse parlamentodaki milletvekillerinin maaşlarını düşürsünler, gazilere versinler. Bu, kabul edilebilecek bir durum değildir.”
“BİR ÜLKENİN GAZİLERİ 15 GÜNDÜR BURADA NÖBET TUTUYOR”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da seslenen Tanal, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sayın Cumhurbaşkanı için ‘Dünya lideridir’ diyorlar. Dünya lideri şunu görsün: Bir ülkenin gazileri 15 gündür burada nöbet tutuyor. Bu kabul edilebilir bir durum değil. Dünyada gazilerinin demokratik eylemi 15 gündür devam eden başka bir ülke varsa söyleyin. Bu ayıp hepimize yeter. Maalesef iktidarın bugüne kadar sokağa sürüklemediği gaziler kalmıştı. Gazilerimizi de sokağa sürüklediler. Bu mağduriyeti giderin.”
Tanal, sabaha kadar Güvenpark’taki nöbete katılacağını bildirdi.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.