03 Ağustos 2026 Pazartesi
(ANKARA) – Memur-Sen, temmuz enflasyonunun aylık yüzde 1,78, yıllık yüzde 31,75 olarak açıklanmasının ardından, kamu çalışanlarına verilen yüzde 7’lik artışın enflasyon karşısında eriyeceğini belirterek, kamuda ücret dengesinin sağlanması ve kamu personel sisteminde kapsamlı reform yapılması çağrısında bulundu.
Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen), Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) temmuz ayı enflasyonunu aylık yüzde 1,78, yıllık yüzde 31,75 olarak açıklamasının ardından sosyal medya hesabından açıklama yaptı.
Memur-Sen’in açıklaması şöyle:
“Kamuda ücret dengesi sağlanmalı, personel reformu yapılmalıdır. Temmuz ayı enflasyon oranı yüzde 1,78 olarak açıklandı. Enflasyon verileri gösteriyor ki, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararı olan yüzde 7 oranındaki artış, daha önceki 3 yıllık süreçte olduğu gibi enflasyona yenilecek ve alım gücü düşerek devam edecektir.
Kamu görevlilerimiz başta olmak üzere sabit gelirlilerin en büyük geçim sıkıntısını kira, gıda ve zorunlu harcamalar oluşturuyor. Gelirin gideni aştığı, tasarruf etmenin imkansızlaştığı, ayı tamamlamak için borçlanarak geçimin sağlandığı bir süreç yaşanıyor.
Bir taraftan enflasyonun oluşturduğu kayıp, diğer taraftan kamuda ücret dengesizliğinin oluşturduğu çarpıklık büyüyerek devam ediyor.
Memur-Sen olarak; toplu sözleşme masasında kamuda çalışanlar arasındaki ücret adaletsizliğinin oluşturacağı sosyal maliyeti ısrarla ifade ettik. Bugün geldiğimiz noktada kamuda yükselen sesin, kamu görevlilerimiz özelinde oluşan mağduriyetin ve ücretlerde oluşan dengesizliğin sorumlusu Kamu Görevlileri Hakem Kurulu ve Maliye Bakanlığı yöneticileridir.
Sosyal güvenlikten emekli aylığı sistemine, mali haklardan özlük haklarına, ücretlerdeki çarpıklığın giderilmesinden vergi adaletinin sağlanmasına; toplu sözleşme masasında fırsat verilmeyen önemli hususlarda artık adım atılmalı ve taraflar bir araya gelerek kamu personel sistemine yönelik geniş çaplı çalışma başlatmalıdır. Kamuda oluşan huzursuzluk görmezden gelinmemeli, oluşan sosyal maliyet engellenmelidir.
4688 sayılı Kanun’a yönelik yapılması ve adım atılması gereken hususlarda geç kalınmamalı, gereken değişiklik ivedi olarak hayata geçirilmelidir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı öncülüğünde yürütülen çalışmalar sonuçlandırılmalı, taraflarla paylaşılmalıdır. Memur-Sen olarak; hem kamu personel sisteminde hem de 4688 sayılı Kanun’un eksikliklerinin giderilmesinde kararlılığımız ve tavrımız nettir.”
Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Esma Ersin, Yunanistan’ın Gümülcine şehrinde düzenlenen “SEÇEK Yağlı Güreşleri ve Kültürel Etkinlikleri”ne katıldı.
Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Ersin, “SEÇEK Yağlı Güreşleri ve Kültürel Etkinlikleri” kapsamında 1-2 Ağustos’ta Yunanistan’ın Gümülcine ve İskeçe bölgesinde çeşitli temaslarda bulundu.
Ersin, program kapsamında Türkiye’nin Gümülcine Başkonsolosu Aykut Ünal ve Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve İskeçe Seçilmiş Müftüsü Mustafa Trampa ile bir araya geldi, bölgede yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Daha sonra bölgenin önemli inanç merkezlerinden İskeçe’deki Hasip Baba Türbesi ile Kütüklü Baba Tekkesi’ni ziyaret eden Ersin, ziyaret programının ikinci gününde, SEÇEK Yaylası’nda düzenlenen geleneksel kültürel etkinliklere katıldı.
Burada konuşan Ersin, Batı Trakya’daki soydaşların asırlardır kimliklerini, kültürlerini ve birlik ruhunu büyük bir kararlılıkla yaşattığını belirterek, “Geçmişine sahip çıkan toplumlar, geleceğini de güçlü bir şekilde inşa eder.” ifadesini kullandı.
Ziyaretleri kapsamında Batı Trakya’da yaşayan Alevi-Bektaşi toplumunun temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştiren Ersin, bölgedeki inanç merkezlerini ziyaret ederek yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi aldı.
BEİJİNG, 3 Ağustos (Xinhua) — Çin, yılın ikinci yarısında döviz sektöründeki kurumsal dışa açılımı istikrarlı şekilde genişletmeye devam edecek.
Çin Devlet Kambiyo İdaresi, pazar günü düzenlenen çalışma konferansının ardından yayımladığı bildiride, sınır ötesi ticaretteki döviz tahsilat ve ödemelerinde yüksek düzeyli dışa açılımı kolaylaştırıcı politikaları ülke genelinde teşvik edeceklerini açıkladı. Bildiriye göre sınır ötesi e-ticaret gibi yeni ticaret biçimlerinin gelişimi desteklenirken hizmet ticaretinde döviz mutabakatı optimize edilecek ve ara mal ticaretinin gelişimi güçlendirilecek.
Çok uluslu şirketlerin yerli ve yabancı para birimindeki sınır ötesi fonlarına yönelik merkezi işletim politikasını ülke genelinde yaygınlaştıracak idare, yerli döviz kredilerinin yönetimine ilişkin düzenlemeler yayımlayacak ve finans piyasaları arasındaki bağlantıları istikrarlı ve ihtiyatlı şekilde genişletecek.
Toplantıda, idarenin Shanghai’ın uluslararası bir finans merkezi olarak gelişimini destekleyeceği, pilot serbest ticaret bölgelerini geliştirme planını uygulamak üzere döviz yönetimini iyileştireceği ve Hainan Serbest Ticaret Limanı ile diğer bölgelerin döviz yönetimi inovasyonları gerçekleştirmesini destekleyeceği belirtildi.
Toplantıda ayrıca, sınır ötesi sermaye akışlarının daha güçlü izlenmesi, makro ihtiyati yönetim ile beklenti yönetiminin sürekli olarak iyileştirilmesi ve döviz piyasasının istikrarını korumak için kapsamlı önlemler alınması gerektiği vurgulandı.
Haber: Mehmet Duran ÖZKAN – Kamera: Erdal AKBUĞA
(MALATYA) – 6 Şubat depremlerinde tamamen yıkılan Malatya kent merkezinde inşa edilen yeni iş yerleri teslim edilmeye başlanırken, mülk sahiplerinin talep ettiği yüksek kiralar çarşının yeniden canlanmasının önündeki en büyük engellerden biri olarak gösteriliyor. Teslim edilen çok sayıda iş yerinde “kiralık” ilanları bulunmasına rağmen yüksek kira bedelleri nedeniyle esnaf yeni dükkanlara taşınmaya sıcak bakmıyor.
6 Şubat depremlerinin ardından yeniden inşa edilen Akpınar Meydanı’nda incelemelerde bulunan Malatya Emlakçılar Odası Başkanı Ali Özgül, yüksek kira taleplerinin çarşının yeniden ayağa kalkmasını zorlaştırdığını söyledi.
“PASAJLARDA KİRALAR 300-400 BİN LİRA”
Akpınar Meydanı’nın Malatya’nın en önemli ticaret merkezlerinden biri olduğunu belirten Özgül, şunları söyledi:
“Şimdi burada dükkanlar yaklaşık 10 ile 20 metrekare arasında. Burada esnaf arkadaşlarımıza da sorduk. Onların da belirttiği gibi yıllık kiralar 300 bin ile 400 bin lira arasında değişiyor. Malatya, 6 Şubat’tan sonra yeniden ayağa kalkıyor. Yani burada herkesin taşın altına elini koyması lazım. Malatya’nın ayağa kalkması için özellikle çarşı merkezindeki mülk sahiplerinin taşın altına elini koyması gerekiyor. Esnafa, kiracı esnafa yardımcı olmaları lazım. Gerçekten ticaretimiz, ekonomik şartlara göre çok durgun. Bu kiralar tamam, bu yıl verilebilir ama önümüzdeki yıllarda bu kiraları vermek mümkün olmayacaktır. Çünkü her yıl TEFE-TÜFE’ye göre kiralar artış gösteriyor.”
“CADDE ÜZERİNDE KİRALAR ÇOK YÜKSEK”
Cadde üzerinde kiraların çok daha yüksek olduğunu makul seviyeye çekilmesi gerektiğini belirten Özgül, şu ifadeleri kullandı:
“Burada yıllık kiralar 300 bin ile 400 bin lira arasında değişiyor. Cadde üzerlerinde ise durum biraz daha farklı. Kışla Caddesi ve İstasyon Caddesi, Emeksiz’e kadar olan bölgelerde kiralar gerçekten çok yüksek. Bunların makul seviyelere çekilmesi gerekiyor. Özellikle çarşının bir an önce ayağa kalkması gerekiyor. Burada herkese bir görev düşüyor. Caddedeki dükkanlara bir bakın; yüzde 90’ı hala boş. Bunun nedeni de kiraların yüksek olması. Şimdi burada bir ilan var. İlan sahibine sorduk. Burası yaklaşık 20-25 metrekarelik pasaj içindeki bir dükkan. Bunun için 800 bin lira istiyorlar. Bana göre buranın yıllık kirası 350-400 bin lira civarında olmalı. 800 bin lira gerçekten çok yüksek.”
“KİRALARI DUYAN ESNAF GERİ DÖNÜYOR”
Akpınar Çarşısı’nda berberlik yapan bir esnaf da yıllık 320 bin lira kira ödediğini belirterek, yaşanan sorunu şöyle anlattı:
“Ben buraya yıllık 320 bin lira kira veriyorum. Daha önce Akpınar’da Öztaşlar Pasajı’ndaydım. 21 yıl orada kiracıydım. Orada kiralar çok uygundu. Şimdi kiralar çok yüksek. Gelen esnaf çok oluyor. Ancak kiraları duyan geri dönüyor.”
“MÜLK SATAR GİBİ DÜKKAN KİRASI İSTİYORLAR”
Berber Nurettin Dağ ise yüksek kira taleplerinin çarşıyı olumsuz etkilediğini belirterek şunları söyledi:
“Mülk satar gibi dükkan kiraları istiyorlar. Bunlara devletin bir düzenleme yapmasını istiyoruz. Hiçbir esnaf buraları tutmadı. Konteyner çarşılar da kaldırılmadı. Sadece Akpınar’daki kaldırıldı. Diğer yerlerde konteynerler hala duruyor. Konteynerler kaldırılmadığı için de insanlar buraya gelmiyor. Kiralar pahalı. Devletin buna el atması lazım.”
“BU KİRALARLA ESNAFIN AYAKTA KALMASI MÜMKÜN DEĞİL”
Konfeksiyon sektöründe faaliyet gösteren bir esnaf ise kira bedellerinin sürdürülebilir olmadığını ifade ederek şöyle konuştu:
“Benim Akpınar’da Matim’de de bir tane var. Ben buraya yeni taşındım. Kiralar yüksek. 700 bin lira, 800 bin lira, 1 milyon, 1 milyon 200 bin, hatta 1 milyon 500 bin lira isteyenler var. Kiralar genel olarak çok yüksek. Bu çarşı bu şekilde devam ederse zaten kimse bu kiralarla seneye işini sürdüremez. Açıkçası sıkıntılı bir durum. Bence bu büyüklükte, yaklaşık 30 metrekare bir dükkanın yıllık kirası 200-250 bin lira olması gerekir. Bunun üzerindeki rakamlar bana göre fazla. Ama hiçbir şekilde yardımcı olmuyorlar.”
(ANKARA) – YENİ Parti Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, Kangal Karaseki Düzü’nde kurulması planlanan GES projesine tepki göstererek, “Biz asla güneş enerjisine karşı değiliz. Temiz enerjinin her zaman yanındayız. Ancak korunması gereken alanlara ve bölgedeki hayvanların en önemli otlak alanına bu yatırımın yapılmasını doğru bulmuyoruz” dedi.
YENİ Parti Sivas Milletvekili Karasu, Sivas’ın Kangal ilçesinde kurulması planlanan 1000 megavat kapasiteli güneş enerji santrali (GES) projesinin yapılacağı Karaseki Düzü’nde incelemelerde bulundu. Projeye ilişkin açıklamalarda bulunan Karasu, yatırımın koruma altındaki doğal alanlara zarar vereceğini vurguladı. Karaseki Düzü’nün tarihi ve doğal özelliklerine dikkat çeken Karasu, bölgenin “Hititler’in kalesi” olarak o dönemden kalma eserlere ev sahipliği yaptığını, içerisinde çok sayıda sit alanının bulunduğunu ve Ulusal Bozkır Strateji Planı kapsamında koruma altında bulunduğuna işaret etti.
Temiz enerji yatırımlarına karşı olmadıklarını vurgulayan Karasu, “Biz asla güneş enerjisine karşı değiliz. Temiz enerjinin her zaman yanındayız. Ancak korunması gereken alanlara ve bölgedeki hayvanların en önemli otlak alanına bu yatırımın yapılmasını doğru bulmuyoruz. Masa başında oturarak ülkemizin bu doğal kaynaklarını yurt dışından gelebilecek az miktardaki sermayeye peşkeş çekmenin anlamı nedir?” diye sordu.
Projeyle ilgili olarak TBMM’de AK Parti ve MHP oylarıyla kabul edilen Suudi Arabistan ile yapılan anlaşmaya da dikkat çekerek eleştiren Karasu, “25 yıl boyunca alım garantisi veriliyor. Suudi Arabistanlı yatırımcılara hangi ayrıcalıklar tanındı? Aynı imtiyazlar neden yerli yatırımcılara sağlanmıyor? Kullanılacak malzemelerde neden yerlilik şartı aranmıyor” ifadelerini kullandı.
“TARIM VE HAYVANCILIK BİTİRİLECEK”
Türkiye’de güneş enerjisi alanında yatırım yapmaya hazır çok sayıda yerli firmanın bulunduğunu dile getiren Karasu, buna rağmen yabancı yatırımcıya öncelik verildiğine dikkat çekti. Projenin yaklaşık 22 bin dönümlük alanda kurulacağını belirten Karasu, sağlanacak istihdamın sınırlı olacağını söyleyerek, “Bu doğa harikası, yüzlerce bitkiye ev sahipliği yapan bu coğrafya, Kangal koyununun en önemli yayılım merkezlerinden birisi olan bu bölgeye bu peşkeş niçin yapılmaktadır? AKP’li yetkililer istihdamdan söz ediyor. Burada kaç kişiye iş verilecek? Çalışacak kişi sayısı iki elin parmaklarını geçmeyecek. Bölgeye ekonomik anlamda ciddi bir katkı ve fayda sağlamayacak. Ama bölgedeki köyler ne yazık ki göç vermeye devam edecektir. Tarım ve hayvancılık bitecektir” dedi.
Tarım ve hayvancılığın stratejik önemine vurgu yapan Karasu, pandemi sürecinin gıda güvenliğinin önemini ortaya koyduğunu belirterek, “Enerjiyi farklı bölgelerde üretebiliriz ancak tarım ve hayvancılığı kaybedersek bunu geri getiremeyiz. Çocuklarımız ve torunlarımız için en önemli zenginliğimiz tarım ve hayvancılıktır. Sahip çıkmamız gereken tarımdır, hayvancılıktır. Bölgeyi bilmeyenler, görmeyenler masa başında ülkenin doğal kaynaklarını yabancılara peşkeş çekmekten utanmıyorlar” diye konuştu.