03 Kasım 2026 Salı
Haber: Gülara SUBAŞI
(ANKARA) – YENİ Parti, 14-15 Kasım’da düzenlenecek “kuruluş” temalı Birinci Olağan Kurultay öncesinde, 8 Kasım’da genel başkanlık için ön seçime gidecek. Ön seçim için Türkiye genelinde 3 bin sandık kurulması planlanırken kurultayda ise partinin bağışlarla yaptığı harcamalara ilişkin kamuoyuna bilgi verilecek. Öte yandan parti kurmayları, fon krizinin AK Parti seçmeninde ciddi tepkiye yol açtığını belirterek Sarıgül soruşturmasına ilişkin iddiaların krizi gölgelemek amacıyla gündeme getirildiğini savundu.
YENİ Parti MYK, parti genel merkezinde Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında toplandı. Toplantının gündem maddeleri arasında fon krizi, 8 Kasım’da yapılacak genel başkanlık ön seçimi, 14-15 Kasım’da düzenlenecek Birinci Olağan Kurultay hazırlıkları, TBMM’deki bütçe görüşmeleri, dış politikadaki gelişmeler ve Sarıgül soruşturması yer aldı.
YENİ Parti, “yeni örgütlenme anlayışı” kapsamında, ilçe ve il başkanlıkları için yaptığı ön seçimleri bu hafta genel başkanlık için yapacak. Bu kapsamda, 8 Kasım Pazar günü, 81 ilde kurulacak sandıklarla genel başkan üyelere sorulacak. 5 Kasım Perşembe gününe kadar partiye üye olan tüm yurttaşların oy kullanabileceği ön seçimlere ilişkin konuşan kurmaylar, “Tüm ilçelere, il başkanlığı ön seçimlerinde kurulan sandıkların iki katı kadar sandık kurmayı planlıyoruz, 3 bin sandık kuracağız. Büyük bir ön seçim olacak” diye konuştu.
KURULTAY HAZIRLIKLARINDA SON DURUM
14-15 Kasım Ankara Arena’da düzenlenecek Birinci Olağan Kurultay da MYK’da ele alındı. Kurultayda “kuruluş” temasının işleneceğini belirten kurmaylar, “Salon düzenlememiz hazır. Kurultay için hazırlanan şarkılarımızı, ilk defa kurultayda dinleyeceğiz. Yenilik temalı şarkılar olacak. Kurultayda partinin şu ana kadar bağışlarla yaptığı harcamalarla ilgili şeffaf bir bilgilendirme yapacağız. Grup toplantımızın ardından kurultay hazırlık komisyonumuz toplanacak. Gazete ilanları verildi. 7 Kasım’da billboard reklamlarına çıkacağız. Fikri ve lojistik anlamda tüm hazırlıklarımızı yapıyoruz” dedi.
KURUCULAR KURULU TOPLANACAK
Kurultayda, mutlak butlan kararının ardından Yargıtay’ın kararı iptal etmesi ihtimali için CHP’de kalan, milletvekili olmayan PM üyelerinden katılımlar olacağı belirtiliyor. 9 Kasım Pazartesi günü Kurucular Kurulu, ardından PM toplantılarının da yapılacağı, toplantılarda kurultayda yapılacak tüzük değişiklikleri ve son hazırlıkların değerlendirileceği öğrenildi.
“AK PARTİ SEÇMENİ ÇOK TEPKİLİ”
Fon krizi masası toplantılarının Genel Başkan Özel başkanlığında devam ettiğini belirten kurmaylar, “Mağdurlara yapılan ödemelerde şeffaf gitmeyen bir süreç yürütülüyor. Konuyu Meclis’te de gündemde tutmaya devam edeceğiz. Erdoğan fon krizinin yarattığı oy kaybını görüyor. AK Parti seçmeninin ciddi tepki gösterdiğini sahada görüyoruz. ‘Para varmış madem, niye bu kadar yoksulluk çekiyoruz, niye emekliye vermiyorsunuz’ diyorlar” diye konuştu.
SARIGÜL SORUŞTURMASI
Sarıgül ailesine yönelik “kara para aklama” soruşturması üzerinden YENİ Parti Lideri Özel hakkındaki iddialara ilişkin de konuşan parti kurmayları, “Bu konunun fon krizi gündemdeyken patlaması manidar. Fon krizini gölgeleme amacıyla medyada köpürtüldüğünü değerlendiriyoruz. Bizi bunlarla meşgul etmek istiyorlar. Tamamı asılsız iddialardır, iftiradır. Bir kuruş para alınmamıştır. Çık birine iftira at, hemen hakkında fezleke hazırlansın. Erdoğan veya herhangi bir AK Parti milletvekili hakkında aynı şeyi yapabilirler mi” diye konuştu.
Haber : Gökdeniz CAN
(ISPARTA) – 3 Kasım’dan itibaren geçerli olan LPG zammı Isparta’da pompa fiyatlarına yansıdı. Bir akaryakıt istasyonunda LPG’nin litre fiyatı 41,30 TL’den 50,80 TL’ye yükseldi. ANKA Haber Ajansı’na konuşan vatandaşlar, art arda gelen zamların bütçelerini zorladığını söyledi.
Eşel Mobil Sistemi’nin sona ermesi ve Özel Tüketim Vergisi’nde (ÖTV) yapılan güncellemenin ardından akaryakıt fiyatlarında artış yaşandı. 1 Kasım’da benzine 4,15 TL, motorine 3,60 TL, LPG’ye ise 1,45 TL zam yapılmıştı. Böylece benzinin litre fiyatı bazı illerde 83 TL’yi, motorinin litre fiyatı ise 103 TL’yi aşmıştı.
3 Kasım’dan itibaren geçerli olan yeni LPG zammı da pompa fiyatlarına yansıdı. Isparta’da bir akaryakıt istasyonunda LPG’nin litre fiyatı 41,30 TL’den 50,80 TL’ye yükseldi. Art arda gelen zamlar karşısında vatandaşlar tepkilerini ANKA Haber Ajansı mikrofonuna anlattı.
“MOTORA TÜP TAKTIRACAĞIM”
Zamların ardından motosikletine LPG sistemi taktırmayı düşündüğünü söyleyen Sefa Efe Yazgan, alternatif yakıt arayışına girdiğini belirterek, “Motora tüp taktıracağım, çok yakıyor. Yani en azından tüp daha ucuz. Tüp daha ucuz olunca onu taktıracağız yani. Dizele geçsek ona da zam gelecek. Benzine geçsek ona da zam gelecek. Tüp’e geçiyoruz, ona da zam geliyor. Herhalde artık ne yapacağız bilmiyorum. Suyla falan çalıştırmaya deneyeceğiz. Her şeye zam geliyor” dedi.
Yunus Karagöz ise zamların herkesi etkilediğini ifade ederek, “Herkes etkiliyor. Garibanların hepsi herkese etkiliyor yani. Bulur, yüz elliyi bulur yani. Bu şekilde soyulmaya başladıysak bulur yani. Yani bence kuyruklar biraz saçmalık geliyor bence. Herkes yükleniyor. Şu anda gelen giden yok. Herkes zaten binen biniyor. Zaten bir depo almış olsa araba. İkinci depoda mecburen yine almak zorunda. Bence yanlış. İki yüz TL’lik aldım ben” diye konuştu.
“ŞU AN KALAN PARAMLA ALIYORUM”
Akaryakıt zamlarının kendisini maddi açıdan zorladığını belirten Batuhan Taşer, “Aşırı derecede kötü etkiliyor beni yani. Maddi sıkıntı yaşıyoruz ya. Aşırı derecede. LPG için bence çok daha az olmalıydı tabii ki de. LPG mazot için geçerli. Çünkü ulaşım hayatımız için önemli bir faktör. Kendim olarak konuşayım. Ben çok zorlanıyorum yani. Şu an kalan paramla alıyorum” ifadelerini kullandı.
Mehmet Ali Demirbaş da ekonomik şartların vatandaşları zorladığını belirterek, akaryakıt fiyatlarında dünya genelindeki gelişmelerin etkili olduğunu söyledi.
Demirbaş, “Vallahi aklımızda hayırlısı olsun. Ekonomi tabii genel olarak kolay değil. Yaşam şartları zorluyor insanı ister istemez. Aklımızda hayırlısı olsun tekrardan. ya tabii bunu kestiremeyiz. Dünyadaki olaylar olsun. Tabii akaryakıt konusunda kendi kaynaklarımızı kullanamıyoruz. Az miktarda kullanıyoruz. Amerika’nın, İran’ın, İsrail’in pozisyonu önemli tabii bu durumlarda. İyi bir durum gözükmüyor açıkçası ilerisi için. Ama tabii inanan insanız, Müslüman insanız sonuçta. İnşallah hakkımızda hayırlısı olur diyoruz. Daha ne kadar kötü olur diyoruz. Göreceğiz inşallah yaşayarak göreceğiz” dedi.
“HERKESİ ETKİLER”
Ali Gürgür ise LPG fiyatındaki artışın vatandaşın bütçesine ciddi yük getireceğini ifade ederek, “Yapacak bir şey yok, alıştık yani. Bizim elimizden gelen bir şey yok. 40 liralık gaza 10 lira zam gelmesi hakikaten asgari ücretliyi değil, normal ücretliyi bile çok etkiler yani. Herkesi etkiler. İğneden ipliğe hepsini etkiler” diye konuştu.
(SOMA) – Bağımsız Maden İşçileri Sendikası, Soma’da faaliyet gösteren İmbat Madencilik’te çalışan işçilerin ücretlerini tam alamadıkları ve toplu iş sözleşmesinden doğan haklarının iki yıldır ödenmediği gerekçesiyle eylem başlatacaklarını duyurdu. Sendika Genel Başkanı Gökay Çakır, Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) ve İmbat Madencilik’i sorumlu tutarak, “Bu işçilerin parasını TKİ’nin ödemesi zorunlu. Ölmek var, dönmek yok!” dedi.
Bağımsız Maden İşçileri Sendikası, Manisa’nın Soma ilçesinde faaliyet gösteren İmbat Madencilik’te yaşanan ücret ve toplu iş sözleşmesi sorunlarının çözümsüz bırakıldığını belirterek eylem kararı aldığını açıkladı.
Sendikanın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, ” İmbat Madencilik’te yaşanan sorunların çözümsüz bırakılması sebebiyle, Bağımsız Maden İşçileri Sendikası olarak, sorunların en büyük muhatabı olan TKİ ve İmbat Madencilik’e karşı başlatacağımız direnişin ilanıdır” ifadelerine yer verildi.
“İŞÇİLER İKİ SENEDİR TOPLU SÖZLEŞME HAKLARINI ALAMIYOR”
Sendikanın paylaştığı videoda konuşan Genel Başkan Gökay Çakır, İmbat Madencilik işçileriyle iki ayrı toplantı gerçekleştirdiklerini belirterek işçilerin ekonomik sorunlarının dayanılmaz boyuta ulaştığını söyledi.
Çakır, şöyle konuştu:
“Soma İmbat Madeni işçileriyle beraberiz. Toplantı yaptık. Dün de bir toplantı yaptık. Dün istişare toplantısıydı ama işçi kardeşlerimizin bıçak kemiğe dayanmış. Kemiği de geçmiş şu anda. İşçi kardeşlerimizin evlerinde aç çocukları bekliyor. Parasızlar, maaşlarını tam alamıyorlar. Toplu sözleşmedeki haklarını iki seneden beri alamıyor bu arkadaşlarımız. Geldiğimiz noktada iş yeri diyor ki “Bizim paramız yok.” Sendika da diyor ki “Eylem yapıyoruz.” Çamda eylem yapıyorlar. İşçiyi kandırıyorlar. Birileriyle oturuyorlar masada. İşçinin hakkını çamın içinde arıyorlar. Bu da bir eylem değil. İşçi hakkı aramak değil. Kendi koltuklarını düşünerek hareket ediyorlar. Biz buradan, bugün Gökal Bey’le görüştüm. Ben bugün Enerji Bakanlığı ve Çalışma Bakanlığıyla da bir görüşme yaptım. Siyasi partilerle de görüşme yaptım, vekilleriyle. Geldiğimiz noktada gördüm ki paranın nereden alınacağını biz gördük, bulduk.
Biz perşembe günü, yani çarşamba günü saat 10.00’da giden vardiyası, gece vardiyası arkadaşlarımız İmbat AŞ’de eyleme başlayacaklar. Sabah 08.00’de de İmbat işçisi çalışmaya gider gibi TEK’in önüne gelecekler. TEK’te eylemimiz başlayacak. 24 saatlik eylemimizde işçi kardeşlerimiz her vardiyada işine gitmiş gibi eyleme gidip gelecek. Disiplinli ve kararlı, doğru ve dimdik. Bağımsız Maden Sendikası işçileriyle beraber Soma halkına, Soma çiftçisine, Soma esnafına, Torku denilen santrale, bütün Soma’daki yurttaşlarımıza sahip çıkmaya çalışıyoruz. Buradan Soma halkımıza sesleniyorum. Bu kardeşlerim şu anda evlerine bir lokma ekmek götürmek için gece gündüz yerin yedi kat altında mücadele ediyorlar ama haklarını alamıyorlar. Bu hakları niye alamadılar? Bu hakları sarı sendika yüzünden alamadılar. Bu hakları, siyasi partilerin bu işçilerle görüşmeleri derken işçilere verilmedi. Bazı yerlere verildi bu paralar.
Biz bunları da çok iyi biliyoruz. Biz bunları da çok iyi tanıdık bugün. Daha önceden tanıyorduk, bugün daha net tanıdık. Bu işçilerin parasını TEK’in ödemesi zorunlu. Ölmek var, dönmek yok! Biz yerin yedi kat altına zaten ölmüş gibi giriyoruz. Sağ olarak çıkıyoruz. Bizim beş tane yurttaşımız, beş tane kardeşimiz birilerinin hatası yüzünden iş yerinde, iş cinayetinde hayatını kaybetti. Burada işveren vekillerinin ne kadar suçu varsa o sendikanın da o kadar suçu vardır. 301’de nasıl olduysa, Amasra’da 42 arkadaşımıza nasıl olduysa, İliç’te dokuz arkadaşımız nasıl öldüyse, Zonguldak’taki üç arkadaşımız nasıl öldüyse bu sendikanın, sarı sendikanın, katil sendikanın, işçinin kanını vampir gibi emen sendikanın, işçiden aldığı gücü işçiye vermeyerek işverene vermesiyle bu duruma getirdiler işçiyi. Bundan sonra İmbat AŞ’de Bağımsız Maden Sendikası vardır. Bunu da tüm Türkiye, tüm kamuoyu, tüm siyasi partiler, tüm yurttaşlarımız, tüm sendikalar duysun.”
(ANKARA) – Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Türkiye’de yargı bağımsızlığı ve hukuk devletine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Adaletin siyasi yakınlıklara göre işlememesi gerektiğini vurgulayan Ağıralioğlu, “Bizim iktidarımızda adalet, iktidarın emrinde değil; iktidar da adaletin hükmü altında olacak” dedi.
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, hukuk sisteminin tarafsızlığına ve yargıya duyulan güvenin önemine dikkat çekti. Ağıralioğlu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Adalet dediğiniz, iktidara yakın olana başka, iktidardan uzak olana başka işleyen bir düzenin adı olamaz! Hukuk, herkes için hukuk olacak. Devletin terazisi, karşısına kimin çıktığına bakmadan tartacak. Bizim bu konuda çok açık bir itirazımız var. Siyasetçi çıkıp da “Ben iktidara geldiğimde şunu hapisten çıkaracağım.” diyemez. “Ben iktidara geldiğimde bunu hapse atacağım.” da diyemez. Biz de demeyiz! Biz iktidara geldiğimizde adaleti çalıştıracağız. Suçu olan, kim olursa olsun hukuk önünde hesabını verecek. Hakkı yenmiş olan, kim olursa olsun hakkına kavuşacak. Kimin suçlu, kimin suçsuz olduğuna siyasetçiler değil, bağımsız ve tarafsız mahkemeler karar verecek. Bizim devlet anlayışımız budur.
Bugün Türkiye’de insanların adalete güveni sarsılmışsa, yargının bağımsızlığı tartışılıyorsa, devlet kurumlarının tarafsızlığı sorgulanıyorsa bunu yalnızca bir davanın, bir kişinin, bir siyasi partinin problemi olarak göremeyiz. Bu, hepimizin problemidir! Bir vatandaşımız hakkını ararken karşısındaki insanın kim olduğuna, hangi siyasi görüşten olduğuna, kimin yakını olduğuna bakmak zorunda kalıyorsa orada devletin adalet vazifesini yeniden konuşmak mecburiyetindeyiz. Biz kimsenin kendisini hukukun üzerinde gördüğü bir Türkiye istemiyoruz. Yürütmenin hesap verdiği, yargının siyasetin gölgesinde kalmadığı, devletin bütün kurumlarının millet adına ve hukuk içinde görev yaptığı bir düzen istiyoruz.
Adalet, dostumuza ayrıcalık, rakibimize ceza istemek değildir. Bugün kendimiz için istediğimiz hukuku, bize en uzak duran insan için de isteyebilme ahlakıdır. Bizim mücadelemiz birilerinin yerine başka birilerini koyma mücadelesi değildir. Devletin terazisini yeniden doğru tartar hale getirme mücadelesidir. Kimseye ayrıcalık tanımayacağız. Kimsenin hakkını da kimseye yedirmeyeceğiz. Bizim iktidarımızda adalet, iktidarın emrinde değil; iktidar da adaletin hükmü altında olacak.”
(ANKARA) – ÜNİPERSEN, Kamu Kurumları Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği’nde 31 Ekim 2026 tarihinde yapılan değişiklik öncesinde usulsüz atamalar gerçekleştirildiğini öne sürdü. Sendika, söz konusu atamalarla ilgili Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve Cumhurbaşkanlığına başvuruda bulunduğunu açıkladı.
Sendikanın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “Kamu Kurumları Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğindeki 31 Ekim 2026 tarihli değişikliğin hemen öncesinde yapılan hülle atamalara ilişkin hem YÖK’e hem de Cumhurbaşkanlığına başvurularımızı yaptık. Üniversite memurunun kariyer hakkından olması gereken seviyede yararlanması için mücadelemiz devam edecek.” denildi.