29 Temmuz 2026 Çarşamba
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), gelir veya aylık alan kişilerin kendilerine ya da hak sahiplerine ait birikmiş prim borçlarını doğrudan maaşlardan keserek tahsil etmeye başlıyor. Onay aranmadan ve icra takibi yapılmadan uygulanacak kesintilerde standart oran yüzde 10 olacak.
SGK’nın hayata geçirdiği yeni uygulamayla birlikte, kuruma birikmiş prim borcu bulunan emekli ve hak sahiplerinin borçları doğrudan maaşlarından tahsil edilecek. Yeni süreçte herhangi bir icra takibi başlatılmayacak ve borçlunun ayrıca izni ya da onayı aranmayacak. Yasal olarak kesinti oranı en fazla yüzde 25 olarak belirlenirken, SGK’nın standart uygulamadaki kesinti oranı yüzde 10 olarak uygulanacak.
Sosyal güvenlik uzmanı İsa Karakaş’ın aktardığı bilgilere göre, düzenlemenin kapsamına giren kişi ve aylık türleri şu şekilde sıralandı:
Birden fazla aylık alan borçluların her bir maaşından ayrı ayrı yüzde 10 oranında kesinti yapılabilecek. Ancak borcu bulunmayan hak sahiplerinin maaşlarına dokunulmayacak.
Yeni düzenlemede bazı özel statüdeki aylıklar kesinti uygulamasının dışında tutuldu. Maaşından kesinti yapılmayacak grupta yer alanlar şunlar:
Maaş kesintilerinde öncelik Genel Sağlık Sigortası (GSS) prim borçlarında olacak. Sıralama ise şu şekilde devam edecek:
Birden fazla borç olması durumunda zamanaşımına uğramamış en eski borçtan başlanacak. Nafaka borçları ise yasal olarak SGK alacaklarından her zaman önce tahsil edilecek. Ayrıca SGK’nın yaptığı fazla veya yersiz ödemelerden kaynaklanan alacakları varsa, ilk olarak bu tutarlar tahsil edilecek.
SGK tarafından maaşından kesinti yapılan hak sahiplerinin karara itiraz etme hakkı bulunuyor.
İtiraz başvurularının reddedilmesi halinde ise vatandaşların konuyu yargıya taşıma hakkı saklı kalacak.
Olgun Kızıltepe Haberler.com
(ANKARA) – Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri António Guterres, KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GRKY) Lideri Nikos Hristodulidis’i ara bölgede bir araya getiren üçlü görüşme tamamlandı. Yaklaşık bir saat 15 dakika süren görüşmenin ardından liderler ayrı ayrı ayrılırken, açıklamanın yalnızca Guterres tarafından yapılması bekleniyor.
BM İyi Niyet Misyonu Ofisi’nde yer alan Lefkoşa Havalimanı’ndaki BM Daimi Temsilcisi konutunda saat 10.00’da başlayan görüşme, saat 11.15’te sona erdi. KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’a görüşmede Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Mehmet Dânâ ile Diplomasi ve Dış İlişkiler Danışmanı İpek Borman eşlik etti. Guterres’in heyetinde ise BM Siyasi İşler ve Barış İnşasından Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary A. DiCarlo, BM Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguín Cuéllar, Özel Asistan Tiyanjana Mphepo ve BM Siyasi İşler Görevlisi Ruth Sigalus yer aldı.
Görüşmenin ardından Guterres’in kısa bir süre içinde ayrı bir açıklama yapması beklenirken, KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman’ın da Cumhurbaşkanlığı’na dönerek Guterres’in açıklamasının ardından burada bir basın toplantısı düzenlemesi planlanıyor.
Liderlerin ortak açıklama yapmadan ve ayrı ayrı konuttan ayrılması, müzakerelerde önemli bir gelişme yaşanmadığı yönünde yorumlara neden oldu.
Adana’da eğitimlerini tamamlayan 50 itfaiye eri, törenle göreve başladı.
Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığınca 5’i kadın 50 itfaiye eri için kurum bahçesinde tören düzenlendi.
Törende yemin eden itfaiyeciler, gelenek kapsamında meslektaşları tarafından su sıkılarak ıslatıldı.
Programa katılan Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer, eğitimlerinin ardından göreve başlayan itfaiye erlerine başarı diledi.
İZMİR’in Gaziemir ilçesinde M.D.Ç.’nin (11) kolu, sitede yaşayan bir kişinin aracıyla çıkmak için uzaktan kumandayla açtığı öne sürülen sürgülü kapıda sıkışarak kırıldı. O anlar güvenlik kamerasına yansırken, M.D.Ç.’nin ailesi sürücü ile site yönetiminden şikayetçi oldu.
Olay, 9 Haziran saat 21.00 sıralarında Irmak Mahallesi 713 Sokak’taki bir sitede meydana geldi. 4’üncü sınıf öğrencisi M.D.Ç., birlikte oynadığı arkadaşına bir şey göstermek için kolunu sitenin sürgülü kapısının aralığından içeri uzattı. Bu sırada iddiaya göre sitede oturan A.D., aracıyla çıkış yapmak için uzaktan kumandayla kapıyı açtı. Hareket eden kapıya kolu sıkışan M.D.Ç., ailesi tarafından hastaneye kaldırıldı. Yapılan kontrollerde humerus kemiğinde kırık olduğu belirlenen M.D.Ç.’nin kolu alçıya alındı. Olayın ardından aile, sürücü ile site yönetiminden şikayetçi oldu. Olaya ilişkin soruşturma başlatıldı. Ailenin avukatı Şenay Geçkil aracılığıyla olay yerine gelen iş güvenliği uzmanının yaptığı incelemede, kapının sensörlerinin çalışmadığı tespit edildi.
SÜRÜCÜ OLAY YERİNDEN AYRILDI
Olay anı sitenin güvenlik kamerasına da yansıdı. Görüntülerde M.D.Ç.’nin arkadaşına eliyle bir şey gösterdiği sırada kapının açıldığı ve kolunun sıkıştığı anlar yer aldı. Kapıyı açan sürücü A.D.’nin ise olayın ardından aracından inmeyerek siteden ayrıldığı görüldü.
‘GEÇMİŞ OLSUN BİLE DEMEDİLER’
M.D.Ç.’nin annesi Ünzile Çelik, olayın ardından sürücünün kendilerine geçmiş olsun dileğinde dahi bulunmadığını belirterek, “Biz her zaman aracımızla kapının önüne geldiğimizde kumandayla kapıyı açıyoruz. Şahıs da aracına biner binmez kumandaya basıyor. Orada çocukların olduğunu görüyor ancak buna rağmen kapıyı açıyor. Çocuğumun kolu kopma noktasına geldi. Yaklaşık 50 gündür neler yaşadığımızı biz biliyoruz. Çocuğum yaşadığı travmayı hala atlatamadı, dışarıya çıkmak istemiyor. Kolunun hep öyle kalacağını düşünüyor. Bu süreçte karşı taraftan bir geçmiş olsun telefonu bile gelmedi. Daha sonra da ‘Olayın bu kadar ciddi olduğunu bilmiyorduk’ dediler” dedi.
‘BAŞKA ÇOCUKLARIN BAŞINA GELMESİN’
Olayda ihmaller bulunduğunu öne süren Çelik, “Çocuğumun arkadaşları koşarak gelip kolunun koptuğunu söyledi. O an nasıl oraya gittiğimi bilmiyorum. Çocuklar bağırıyordu. O kişi dursaydı ve yardım etseydi belki daha az hasar olabilirdi. Ancak aracına binip gitti. Kapıda sensörün devreye girmesi gerekiyordu. İş güvenliği uzmanıyla yaptığımız incelemede kapının engelle karşılaştığında durmadığını gördük. Benim çocuğumun başına geldi, başka çocukların başına gelmesin. Çocuğum hala kolunu kullanamıyor. Tedavi sürecinin 6 ay ile 1 yıl arasında sürebileceği söylendi. Lisanslı voleybolcuydu ve en çok buna üzülüyor. Yargıdan beklentim sorumluların gereken cezayı alması” ifadelerini kullandı.
‘SONUNA KADAR TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ’
Ailenin avukatı Şenay Geçkil de olayın hukuki sürecini sonuna kadar takip edeceklerini belirterek, “Bir çocuğun kolu otomatik kapıya sıkışıyor. İddiaya göre kapıyı kullanan kişi çocuğu görmesine rağmen müdahalede bulunmuyor ve olayın ardından yaralı çocuğun yanına dahi gitmiyor. Ayrıca Kat Mülkiyeti Kanunu gereğince gerekli bakım ve güvenlik tedbirlerini almayan site yönetiminin de sorumluluğu bulunmaktadır. Teknik incelemelerde otomatik kapının güvenli şekilde çalışmadığı, ikaz ve hareket sensörlerinin devreye girmediği tespit edildi. Hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız” dedi.
(ANKARA) – Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) Genel Başkanı Nurten Saydan, viral hepatitlerin önlenebilir ve tedavi edilebilir enfeksiyonlar olduğunu belirterek, “Aşılar, salgınların yayılmasını durdurarak herkesi güvence altına alır ve toplumu korur” dedi.
TEİS Genel Başkanı Nurten Saydan, Dünya Hepatit Günü nedeniyle yazılı açıklama yaptı.
“Viral hepatitler, kronik karaciğer hastalığı, siroz ve karaciğer kanserine yol açabilen önemli bir halk sağlığı sorunudur” diyen Saydan, şunları kaydetti:
“Hepatit, en basit anlamıyla karaciğerin iltihabıdır. Hepatitler, dünyada enfeksiyon hastalıklarına bağlı gelişen en sık ölüm nedenlerinden biri olup pek çok nedene bağlı olarak gelişebilmektedir. Viral hepatitlere ise başta Hepatit A, B, C, D ve E virüsleri olmak üzere farklı virüs tipleri sebep olmaktadır. En yaygın türleri Hepatit A, Hepatit B ve Hepatit C’dir. Hepatit B ve Hepatit C virüsleri uzun dönemde kronik karaciğer hastalığı, siroz veya karaciğer kanserine yol açabildiği için ayrı bir öneme sahiptir ve yakından izlem gerektirir.”
Saydan, günümüz koşullarında, hepatit B için etkin bir aşı, kronik hepatit C enfeksiyonu için ise etkin bir tedavi olduğunu ve bu hastalıkların kontrol altına alınabildiğini söyledi. Saydan, “Hepatit B hastalığından korunmanın en etkili yolu aşılamadır. Türkiye’de Hepatit B aşısı, 1998 yılı itibarıyla rutin çocukluk aşı takvimine eklenmiş ve risk grubundaki kişilere de ücretsiz olarak uygulanmaktadır. Hepatit C virüsüne karşı aşı henüz bulunmuyor, ancak etkili tedaviler mevcuttur ve bu tedaviler Türkiye’de genel sağlık sigortası kapsamında ücretsiz olarak sunuluyor” dedi.
“AŞI TOPLUMU KORUR”
Aşısı bulunan ve bulunmayan hepatit türlerine de değinen Saydan, şu ifadeleri kullandı:
“Asıl bilinmesi gereken aşının bulaşıcı hastalıklara karşı en etkili, en kolay ve en ucuz koruma yöntemi olduğudur. Vücudun savunma gücünü artırarak ağır hastalıkları önler. Üstelik aşılar tedavi masraflarından ve hastane giderlerinden çok daha ucuzdur. Unutmayalım: Aşılar, kolay uygulanır. Kısa süren iğne veya damla yoluyla zahmetsizce uygulanır. Aşılar, salgınların yayılmasını durdurarak herkesi güvence altına alır ve toplumu korur.
Eczanelerimiz Sağlık Bakanlığı mevzuatlarında Birinci Basamak Sağlık Kuruluşu olarak sınıflandırılmıştır. Eczacıların sahip olduğu stratejik sağlık bilgisi ülkenin en ücra köşelerine yayılmış olan, eczanelerin hizmet ağı ile birleşince bağışıklama hizmetinde sunabileceğimiz katkılar çok değerlidir. Bu sebeple ülkemizdeki eczanelerde de gelişmiş ülkelerde olduğu gibi aşı hizmetinin verilmesi vatandaşın sağlığa erişimini kolaylaştırarak halk sağlığına çok önemli bir katkı sunacaktır.”