(TBMM) – AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması’na ilişkin, “Bu anlaşma hiçbir şekilde NATO’ya alternatif değil, bu tamamlayıcı bir birliktelik ve hiçbir ülkeye de karşı değil, bunu taraflar tekrar tekrar ifade ettiler, ifade etmeye devam ediyorlar. Şu anda herhangi bir askerimiz yurt dışında olmadığı gibi bundan sonra da herhangi bir şekilde olması gerekirse bu da mutlaka Meclis’in iznine tabi olacak, burada herhangi bir sorun yok” dedi.
Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı tarafından 7 Ağustos 2026 tarihinde imzalanan “Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması”na ilişkin kanun teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülüyor. AK Parti Grubu adına konuşan AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, bölgede ve dünyada ciddi gelişmeler, ciddi gerilimler olduğunu söyledi. Az çok bütün ülkelerde ciddi bir huzursuzluk, endişe ve ne olacağı konusunda ciddi bir arayış olduğunu söyledi. Akar şöyle konuştu:
“ESKİDEN OLDUĞU GİBİ BİR TARAF KIRMIZI, DÜŞMAN, BİR TARAF MAVİ, DOST DEĞİL”
“Bu arayışlar ve incelemeler arasında sadece dışarıdan gelen risk, tehdit ve tehlikeler değil, aynı zamanda iç düzenlemelerinde de sosyal yapıda da sıkıntı var. Örneğin, bir Avrupa ülkesinde yapılan bir araştırmada gençlerin, özellikle gençlerin yüzde 59’u, yüzde 60’ı silah almayacaklarını, bir savaş çıksa dahi savaşa girmek istemediklerini, ülkelerini korumak dahi söz konusu olsa istemediklerini ifade ediyorlar. Dolayısıyla, ülkelerin ciddi problemleri söz konusu. Ayrıca, yine Avrupa’da yapılan bir araştırmada, yüzde 25 civarındaki nüfusta, önümüzdeki beş yılda bir sabah çıkacağının kesin olduğuna dair düşünceler var, fikirler var, yaklaşımlar var. Bunun doğal sonucu olarak bütün ülkeler şu veya bu şekilde temaslar, görüşmeler, karşılıklı toplantılar, iş birliği için, koordinasyon için çalışmalar yapmakta, bunların da birçoğu birtakım ittifaklarla sonuçlanmakta.

Bütün bu faaliyetler, bölgemizdeki ve çevremizdeki gelişmelerin hepsi de şu veya bu şekilde Çin’in gölgesinde gerçekleşmekte, Çin artık olaylarda etkin bir aktör olarak kendini tam göstermekte. Burada şunu görmemiz lazım: Bütün ülkeler herhangi bir şekilde dost-düşman ayrımı yapmaksızın bir şekilde birbirleriyle flört etmekte, konuşmakta, görüşmekte. Bu kuantum teorisinin siyasete uygulanmasıyla şunu görüyoruz. Artık eskiden olduğu gibi bir taraf kırmızı, düşman, bir taraf mavi, dost değil, burada artık herkes dost da olabiliyor, düşman da olabiliyor, tarafsız da olabiliyor. Dolayısıyla çok kaygan bir ortam var. Bu ortamda Birleşmiş Milletler, NATO, Avrupa Birliği, Şanghay İşbirliği, BRICS, G20, G7 gibi bütün topluluklar sorunlara cevap aramakta. Orada tabii çok farklı gelişmeler de ifadeler de olmakta. Teyide muhtaç olmak üzere Rusya Dışişleri Bakanı Sayın Lavrov tarafından ‘Belki NATO’ya karşı da bir örgüt kurmamız gereklidir’ şeklinde bir açıklama söz konusu.”
“BU TÜR ANLAŞMALARIN ARTIK MECBURİYET OLDUĞUNU GÖRÜYORUZ”
Akar, üçüncü dünya savaşının ayak seslerinden bahsedildiğine değinerek, “Bu gerçek çünkü bunu tahmin etmek veya kestirmek mümkün değil, başlangıçtan itibaren bu konuda bir şey söylememiz gerçekten mümkün değil” dedi. Ekonomik, siyasi, savunma, güvenlik ve diğer alanlarda gerçekten bütün ülkelerde bir iş birliği arayışı olduğuna dikkat çeken Akar, herkesin bir ve beraber olmak istediğini kaydetti. Ülkeler arasında ciddi bir ittifaklaşma söz konusu olduğunun altını çizen Akar, “Bunun için bizim de kendi kendimizi korumak bakımından, kendi hak ve menfaatlerimizi, egemenliğimizi, bağımsızlığımızı tahkim etmek bakımından bu tür anlaşmaların artık mecburiyet olduğunu görüyoruz” dedi. Akar devamında şu değerlendirmelerde bulundu:
“2013’te başlayan, 2013’te başladıktan sonra Libya’daki krizden dolayı kesintiye uğrayan bir süreçte, daha sonra 2019’da imzalanan bir deniz yetki alanı anlaşmamız var. Tripoli-Bingazi meselesi ‘Bu olur mu olmaz mı, geçerli mi geçersiz mi’ derken sonunda Libya Temsilciler Meclisi bunu da onaylamış bulunuyor ve dolayısıyla bu, Türkiye için ciddi bir kazanım Yunanistan’a karşı Ege’de aldığımız bir pozisyon itibarıyla.
Mekke Ortak Savunma Anlaşması, bu anlaşma yapıldığında, işte biraz önce teferruatlı bir şekilde konuşuldu, görüşüldü. Bu gerçekten bir dayanışma ve caydırıcılık meselesi. Askeri iş birliği anlaşmaları zaten mevcut, bizim hem Pakistan’la hem Suudi Arabistan’la askeri iş birliği anlaşmalarımız var. Bu anlaşmayla bu ilişkiler biraz daha geliştiriliyor. Geçmişten aldığımız tecrübeler ışığında, ihtiyaçlar ışığında bu anlaşma gündeme geldi. Bu anlaşma, yine sayın konuşmacıların da ifade ettiği gibi, hiçbir şekilde NATO’ya alternatif vesaire değil, bu tamamlayıcı bir birliktelik ve hiçbir ülkeye de karşı değil, bunu taraflar tekrar tekrar ifade ettiler, ifade etmeye devam ediyorlar. Şu anda herhangi bir askerimiz yurt dışında olmadığı gibi bundan sonra da herhangi bir şekilde olması gerekirse bu da mutlaka Meclis’in iznine tabi olacak, burada herhangi bir sorun yok. Biz bu ilişkilerin kurumsallaşmasına gayret gösteriyoruz ve ayrıca, bu anlaşmada ortaya çıkan birliktelikte diğer ülkelerden de taraflardan da herhangi bir istek, arzu olursa bunların da buraya katılabileceğini fakat onların katılımının da yine Meclis’in iznine tabi olduğunu dikkatlerinize sunmak istiyorum.”
“BİZ SÖMÜRGECİ, EMPERYALİST DEĞİLİZ”
Terörsüz Türkiye sürecine değinen Akar şu ifadeleri kullandı:
“Türkler, Kürtler, Zazalar, Araplar, Çerkezler biz biriz, beraberiz, 86 milyonda bir ayrım gayrım yok diyoruz, bunu inanarak söylüyoruz. Dolayısıyla, bunun gelişmesi bakımından Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonun raporu doğrultusunda 10 Ağustos’ta çerçeve kanun çıktı. Bizim temennimiz, dileğimiz, gayretimiz ve çalışmamız da bu yasanın pratiğinin gerçekleşmesi için çalışmaların yapılması, bunun da yoğun bir şekilde yapıldığını büyük bir memnuniyetle gördük, görüyoruz. Bizim burada söyleyeceğimiz şey şu. Terörsüz Türkiye’yi gerçekleştirmek gerçekten bizim için çok kolay çünkü biz yüzyıllarca kimsenin etnik, dini, mezhepsel kimliğine bakmadan yan yana yaşamayı becermiş ve bu şekilde ilimle, akılla 7 iklim 3 kıtada at koşturmuş, adaleti, birliği, beraberliği, huzuru, istikrarı sağlamış bir milletten bahsediyoruz. Dolayısıyla, biz sömürgeci değiliz, biz emperyalist değiliz.”
“KAAN YOLDA, GELİYOR”
Akar, savunma sanayisinde şu anda Kara, Deniz, Hava Kuvvetlerinin ihtiyaçları neyse bunlarla ilgili araç gereç, silah, mühimmat, bunların hepsini sağlayabildiklerini söyledi ve “Bu geldiğimiz noktada tank yapılıyor artık, seri üretiliyor tank. Hani, ‘Olur, olmaz’ diye diye tartışılıyordu eskiden, yapılıyor şimdi. HÜRKUŞ uçuyor, ve KAAN da geliyor, yolda, geliyor” ifadelerini kullandı.

Ege’de, Doğu Akdeniz’de haklarını, hukuklarının koruduklarını dile getiren Akar, “Kıbrıs’ta geldiğimiz nokta, egemen, eşit ve uluslararası eşit statüde iki devletten bahsediyoruz. Bu arada, bir konuyu daha dikkatlerinize sunmak istiyorum, bir malumat olarak. 74’te yapılan Kıbrıs Barış Harekatı 1960 Anlaşmaları çerçevesinde, Garanti ve İttifak Anlaşmaları çerçevesinde, Zürih, Londra Anlaşmaları çerçevesinde Atina İstinaf Mahkemesi tarafından uluslararası hukuka uygun bulundu, bunun da kullanılmasını dikkatlerinize sunuyorum” şeklinde konuştu.
“AZERBAYCAN BİZİM KARDEŞİMİZ”
Akar, “Azerbaycan bizim kardeşimiz, ebedi kardeşimiz. Biz iki devlet tek milletiz. Bunun da gerçekleşmesi 44 günlük harekatta oldu, birliğimizi, beraberliğimizi orada gösterdik. Azerbaycan’ın lideri Cenap Prezident İlham Aliyev ‘Yeter artık’ dedi 30 yıllık işgalden sonra. Sayın Cumhurbaşkanımız da ‘Azerbaycan yalnız değil’ dedi. Allah’a çok şükür 44 günde, şu anda yapılan operasyon sonucunda Azerbaycan’ın üç renkli şanlı bayrağı Karabağ’da özgürce dalgalanmakta” dedi.
Orta Doğu’daki en kritik sorunun İsrail sorunu olduğuna işaret eden Akar, şöyle konuştu:
“Biz de diyoruz ki, bir an önce Filistin’de ve Lübnan’da tam ateşkesin gerçekleşmesi, acil insani yardım ve sağlık desteğinin sağlanması ve herkesin boykota katılması lazım ki İsrail biraz ders alsın. İsrail mutlaka hesap verecek adalet önünde, hukuk önünde, ister yerel mahkemelerinde, kendi mahkemelerinde isterse uluslararası mahkemelerde mutlaka hesap verecek. İran’a yapılan faaliyetler, Amerika’yla birlikte İsrail’in yaptığı faaliyetlerin de yine bu harplerin tasnifi konusunda baktığımızda, bu tam anlamıyla bir ‘Unjust War’, haksız bir savaş, nedeni olmayan bir savaş. Dolayısıyla, bu savaşın da bir an önce bitmesi için, orada da bir ateşkes sağlanması için Türkiye olarak her türlü girişimde bulunuyoruz ve Türkiye olarak ister kolaylaştırıcı ister arabulucu rolünde, çalışmalarda bize ne düşerse bunları yapmaya hazır olduğumuzu belirtiyoruz.”
Akar Montrö Sözleşmesi’ni çiğnetmediklerini dile getirerek, “Montrö konusunda olabildiğince yapılması gereken ne varsa, savaş ilk çıktığı andan itibaren ne Rusya’yı soktuk ne de diğer ülkelerin Karadeniz’e girmesini önledik ve dolayısıyla Karadeniz’in stratejik bir rekabet alanına dönüşmesini de engellemiş olduk. Şimdi, oradan 34 milyon tahılın da naklini, biliyorsunuz, daha dün, evvelki gün de yapılan çalışmalarla iki Dışişleri, Türkiye ve Amerika’nın Bakanı görüşmek suretiyle yeniden orada bir tahıl nakli olabilecek mi, ona çalışılıyor” ifadelerini kullandı.
“CİN ŞİŞEDEN ÇIKTI”
Akar konuşmasını, “Durmak yok, koşmaya devam. Bizim, 86 milyon birlik ve beraber olduğu zaman bizim aşamayacağımız engel, yapamayacağımız görev yok, buna inanmamız lazım. Tarih buna tanık, diyoruz ki, bir zamanlar bizden millet, hem nasıl bir milletmişiz, gelmişiz dünyaya, millet nedir öğretmişiz. Cin şişeden çıktı, artık durmak yok, geri adım yok. Başaracağız, Allah’ın izniyle, milletimizin sevgisi, güveni ve duasıyla inşallah başaracağız, koşmaya devam ediyoruz” ifadeleriyle tamamladı.

İspanya’da 69 kişinin can verdiği tren kazasının ardından ikinci istifa
1
YENİ Parti 8 Kasım’da genel başkanlık ön seçimine 3 bin sandıkla gidiyor
2
Kolombiya’da 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı resepsiyonu düzenlendi
3
İstanbul Valiliği, Cumhuriyet’in 103. yılı için Taksim’de tören düzenledi
4
İsviçreli çellist Jodok Vuille, Türkiye’deki ilk büyük solo konserinde Şımarık’ı çaldı
5
Bingöl-Muş yolunda şarampole yuvarlanan araçta 1 kişi öldü, 3 kişi yaralandı