a
  • 81ilhaberi.com
  • Gündem
  • DEVA Milletvekili Şahin, Ayaş Gökler’deki kamulaştırmayı durdurma çağrısı yaptı

DEVA Milletvekili Şahin, Ayaş Gökler’deki kamulaştırmayı durdurma çağrısı yaptı

DEVA Ankara Milletvekili İdris Şahin, Ayaş Gökler'deki Geri Dönüşüm İhtisas OSB kamulaştırmasının durdurulmasını ve yer seçiminden vazgeçilmesini istedi. Şahin, OSBÜK kayıtlarında alanın 446 hektar, parsel sayısının 267 olduğunu belirterek raporların şeffafça açıklanmasını istedi.

ad826x90
ad826x90

(ANKARA) – DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, Ankara’nın Ayaş ilçesi Gökler Mahallesi’nde Geri Dönüşüm İhtisas Organize Sanayi Bölgesi için yürütülen kamulaştırma sürecine ilişkin açıklama yaptı. Çiftçilerin toprağını korumanın devletin en temel görevi olduğunu vurgulayan Şahin, yer seçimine ilişkin raporların şeffaf bir şekilde açıklanması, kamulaştırma sürecinin durdurulması ve Gökler’deki bu yer seçiminden vazgeçilmesini istedi.

ad826x90

DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, Ankara’nın Ayaş ilçesindeki Gökler Mahallesi’nde planlanan Geri Dönüşüm İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nin tarımsal üretim üzerindeki olası etkilerine ilişkin açıklama yaptı.

Ayaş Gökler’de planlanan devasa sanayi alanının tarımsal üretime zarar vereceğini belirten Şahin, şunları kaydetti:

“Ayaş’ın Gökler Mahallesi’nde yıllardır toprağını ekip biçerek geçinen hemşehrilerimiz bugün ciddi bir belirsizliğin içinde. Geri dönüşüm ihtisas organize sanayi bölgesi için yürütülen kamulaştırma süreci, bölgenin tarımsal geleceğini, üretimi ve yüzlerce ailenin geçimini doğrudan etkiliyor. ÇED sürecine ilişkin kamuoyuna yansıyan bilgilere göre yaklaşık 441 hektarlık alanda 220 tesis öngörülürken bugün OSBÜK kayıtlarında alan 446 hektar, toplam parsel sayısı 267 ve fiili durum ‘kamulaştırma yapılıyor’ olarak görünüyor. Bu kadar geniş bir alan için neden Gökler’in seçildiği hala açıklığa kavuşmuş değil. Yıllardır üretim yapılan bu toprakların neden tercih edildiği, tarımsal niteliği daha düşük hangi alanların değerlendirildiği, hangi seçeneklerin hangi gerekçeyle elendiği kamuoyunun bilmesi gereken konuların başında geliyor. Çiftçi zaten mazotun, gübrenin, elektriğin ve yemin altında eziliyor. Ürettiğinde maliyetini karşılayamıyor, sattığında emeğinin karşılığını alamıyor. Şimdi de yıllardır ekmeğini çıkardığı toprağın geleceği için kaygılanıyor. Çiftçiye vere vere borç verdiniz, ala ala şimdi toprağına mı sıra geldi?”

ad826x90

ÇED olumlu kararına rağmen projenin çevreye, su kaynaklarına ve tarımsal üretime etkilerine ilişkin kaygıların giderilmediğini belirten Şahin, “Ayaş tarımıyla yaşayan, tarımıyla bilinen bir ilçe. Domatesiyle, kirazıyla, dutuyla üretimin hala canlı olduğu bu topraklarda yüzlerce tesislik yeni bir sanayi alanı planlanıyor. Böyle bir kararın yalnızca kamulaştırma bedeli üzerinden değerlendirilmesi çiftçinin hayatındaki karşılığını görmezden gelmek olur. 267 parselin ne kadarında bugün fiilen üretim yapıldığı, kamulaştırmadan kaç malikin ve kaç çiftçinin etkileneceği ortaya konulmalı. Proje sahasına ilişkin resmi toprak etütleri, arazi sınıfları ve tarım dışı kullanım kararlarının dayanakları kamuoyuyla paylaşılmalı. Kamu yararı, yalnızca dosyada yer alan bir ifade değildir. Hangi yararın hangi bedel karşılığında tercih edildiği de görülmelidir. Fabrikayı başka yere kurabilirsiniz, toprağı başka yere taşıyamazsınız. Proje alanı Tatlar Mahallesi’ne yaklaşık 875 metre, Ankara Çayı’na yaklaşık 1 kilometre, Gökler Mahallesi’ne yaklaşık 3,5 kilometre mesafede. Yüzlerce tesisin kurulacağı böyle bir alanın tarıma, suya, çevreye ve bölgedeki üretime etkisi bütün yönleriyle değerlendirilmelidir” dedi.

ad826x90

“GERİ DÖNÜŞÜM YAPACAĞIZ DİYE AYAŞ’IN TOPRAĞINI, ÇİFTÇİNİN GELECEĞİNİ ÖĞÜTMEYİN”

Kamulaştırma sürecinin durdurulması ve teknik raporların şeffaflıkla paylaşılması çağrısında bulunan Şahin, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Anayasa’nın 46’ncı maddesindeki kamulaştırma yetkisi de kamu yararı esasına dayanıyor. Bu nedenle yer seçimi sürecinde hangi alanların değerlendirildiği, Gökler’in hangi ölçütlerle tercih edildiği ve diğer seçeneklerin hangi gerekçelerle elendiği açıkça ortaya konulmalı. Gökler’de yaşayan insanların itirazları bu sürecin dışında tutulmamalı. Çünkü çiftçinin toprağı tapuda yazan metrekareden çok daha fazlasını ifade ediyor. Kimi aile için tek geçim kapısı, kimi için babadan kalma miras, kimi için çocuğuna bırakacağı gelecek. Sanayi büyürken tarım küçülüyorsa ortaya çıkan tabloyu başarı diye anlatmak mümkün değil. Geri dönüşüm için atılan adımın sonunda geri dönüşü olmayan bir tarım kaybı bırakması da ciddi bir çelişki yaratır. Sanayiye yer ararken çiftçiyi yersiz yurtsuz bırakmayın! Çiftçiye sürekli daha fazla üretmesini söyleyen bir yönetimin, üretim yaptığı toprağı da koruması gerekir. Toprağı elinden alınan çiftçiden üretim beklemek, en başından kendi sözünüzü boşa çıkarmaktır.

Süreç daha fazla ilerlemeden yer seçimine ilişkin bütün teknik raporlar açıklanmalı. Kamulaştırmadan etkilenecek mülkiyet yapısı ve fiilen üretim yapılan alanlar ortaya konulmalı. Proje sahasına ilişkin resmi toprak etütleri, arazi sınıfları ve tarım dışı kullanım kararları kamuoyuyla paylaşılmalı. Gökler’de yaşayan hemşehrilerimizin itirazları da karar sürecinde gerçek karşılığını bulmalı. Çiftçinin karşısına yalnızca bedel hesabıyla çıkmak yetmez. Bu toprağın neden seçildiğinin de ikna edici bir cevabı olmalı. Bu haliyle bu yer seçiminden vazgeçilmeli, kamulaştırma süreci durdurulmalı ve tarımsal üretime daha az zarar verecek alternatif alanlar yeniden değerlendirilmelidir. Geri dönüşüm yapacağız diye Ayaş’ın toprağını, çiftçinin geleceğini öğütmeyin!”

ad826x90

ad826x90
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Hasta Hakları Günü’nde Hafsa Sultan Hastanesi’nde hastalara karanfil dağıtıldı

HIZLI YORUM YAP