a
  • 81ilhaberi.com
  • Gündem
  • Yeni Yol Grup Toplantısı… Mahmut Arıkan: “Fon soruşturmasında adı geçenlerin ‘lekelenmeme hakkı’ var da muhalif seslerin yok mu?”

Yeni Yol Grup Toplantısı… Mahmut Arıkan: “Fon soruşturmasında adı geçenlerin ‘lekelenmeme hakkı’ var da muhalif seslerin yok mu?”

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, "fon krizine" ilişkin, "Tüm bunlar, AK Parti'nin yönetim anlayışını bir kez daha ortaya koydu. AK Parti'nin yönetim anlayışı 3F'den mi ibaret? Fon, faiz, fırsat! Millete üretimin riskini, kendinize finansal getiriyi uygun gören bir anlayışla bu ülke nasıl kalkınacak? Bu güzel ülkenin geleceği, AK Parti'nin 3F'sine teslim edilemez" dedi. Halk Tv'ye kayyım atanmasına da tepki gösteren Arıkan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın "lekelenme hakkı" ifadesini hatırlatarak, "Fon soruşturmasında adı geçenlerin 'lekelenmeme hakkı' var da muhalif seslerin yok mu" diye sordu.

ad826x90
ad826x90

(TBMM) – Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, “fon krizine” ilişkin, “Tüm bunlar, Ak Parti’nin yönetim anlayışını bir kez daha ortaya koydu. Ak Parti’nin yönetim anlayışı 3F’den mi ibaret? Fon, faiz, fırsat! Millete üretimin riskini, kendinize finansal getiriyi uygun gören bir anlayışla bu ülke nasıl kalkınacak? Bu güzel ülkenin geleceği, Ak Parti’nin 3F’sine teslim edilemez” dedi. Halk TV’ye kayyım atanmasına da tepki gösteren Arıkan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın “lekelenme hakkı” ifadesini hatırlatarak, “Fon soruşturmasında adı geçenlerin ‘lekelenmeme hakkı’ var da muhalif seslerin yok mu” diye sordu.

ad826x90

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Yeni Yol Partisi’nin Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Arıkan, Halk TV’ye kayyım atanmasına ilişkin, “Yine sabahın erken saatleri, yine bir basın kuruluşuna operasyon! Elbette iddialar araştırılacak, varsa suçun üzerine gidilecek. Ancak geçtiğimiz günlerde Sayın Cevdet Yılmaz, fon soruşturmasında adı geçenlerin ‘lekelenmeme hakkını’ hatırlatmıştı. Fon soruşturmasında adı geçenlerin lekelenmeme hakkı var da muhalif seslerin yok mu? Buradan iktidara sesleniyorum: Türkiye’yi germeyin. Türkiye’yi her sabah yeni bir krize uyandırmayın” dedi.

Kamuoyunda “fon krizi” olarak bilinen sermaye piyasalarındaki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Arıkan, “Listenin Cumhurbaşkanı’nın önünde olduğu” yönündeki iddiaları hatırlatarak, şunları söyledi:

ad826x90

“Burası bir hukuk devleti değil mi? Bu ülkenin Anayasası yok mu? Bu ülkenin savcısı, hakimi yok mu? Eğer burası bir hukuk devletiyse liste Cumhurbaşkanı’nın önünde değil, yargının önünde olmalıdır! Cumhurbaşkanlığı, yargı makamı değildir.

ad826x90

Öte yandan sorgulamamız gereken başka şeyler de var, diyelim ki paralar iade edildi. Peki, milletin kırılan adalet duygusunu hangi IBAN’a yatıracaksınız? Devlete duyulan güveni hangi dekontla geri getireceksiniz? ‘Kimse görmezse devam, ortaya çıkarsa iade’ anlayışını hangi EFT ile temizleyeceksiniz?

Türkiye’nin bir aydır gündemini meşgul eden bu 131 fon, aslında sistemin taşınamaz hale gelmesi sonucunda patlayan fonlardır. AK Parti yönetiminde usulsüzlüğün ve denetimsizliğin en bariz örnekleri oldular. Bir bankanın bünyesindeki iki yatırım fonunu inceledik. Üstelik bu bir kamu bankası! Bu kamu bankası, bugün tasfiye edilen fonların işlemlerinde de sorumluluk üstlenen bir banka. Bu fonlarda yaklaşık üç yıl boyunca yalnızca ikişer yatırımcı bulunuyor. Dikkatinizi çekiyorum: Sadece iki yatırımcı! ve bu süreçte fonların değeri yaklaşık dört katına yükseliyor. Ardından fonlara yeni yatırımcılar katılıyor. Bir fondaki yatırımcı sayısı, bir bakıyorsunuz, 14 bin 500’ü aşıyor. Fonların fiyatları yüksek seviyelere ulaşınca milyarlarca liralık para çıkışı gerçekleşiyor. Sadece bir fonda, yüksek fiyat döneminde giren paradan 4 milyar 190 milyon lira daha fazla para çıkıyor! Sonuçta vatandaşın ekranında milyarlarca lira olarak görünen bir yatırım var. Ancak yatırımcıların bir bölümü bile parasını bu fondan çekmek istese kayıp çok ama çok yüksek olabilir! Şimdi bunları niçin anlatıyoruz? Amacımız kimseyi peşinen suçlamak değil. Ancak ortada yine görmezden gelinemeyecek rakamlar, cevaplanması gereken sorular ve çok ciddi riskler var.”

Arıkan, söz konusu gelişmeler üzerine Sermaye Piyasası Kuruluna (SPK) ve ilgili kamu bankasının ekonomi yönetimine seslenerek, “131 fon hakkında işlem yaparken benzer riskleri taşıyan başka fonları da incelediniz mi? Milyarlarca liralık çıkışların hangi hesaplara yapıldığını araştırdınız mı? Yeni bir fon krizinin yaşanmayacağını garanti edebiliyor musunuz” sorularını yöneltti. Arıkan, “Tüm bunlar, AK Parti’nin yönetim anlayışını bir kez daha ortaya koydu. AK Parti’nin yönetim anlayışı 3F’den mi ibaret? Fon, faiz, fırsat! Atalarımız ne güzel söylemiş: ‘Ele verir talkını, kendi yutar salkımı!’ Millete üretimin riskini, kendinize finansal getiriyi uygun gören bir anlayışla bu ülke nasıl kalkınacak? Bu güzel ülkenin geleceği, AK Parti’nin 3F’sine teslim edilemez” dedi.

ad826x90

“ZİRVEDE HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNÜ ANLATIYORSUNUZ AMA EKRANLARDA REFERANSIN”

ad826x90

Adalet Bakanlığının ev sahipliğinde düzenlenen Uluslararası Adalet Zirvesi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın adalet üzerine yaptığı konuşmaya dikkati çeken Arıkan, şunları kaydetti:

“Bu fon vurgununun gölgesinde gerçekleşen zirve hakkında iktidara şunu soruyoruz: O kürsüde hangi adaleti anlattınız? Türkiye, 2025 Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde 143 ülke arasında 118’inci, 2025 Yolsuzluk Algı Endeksi’nde 182 ülke arasında 124’üncü, 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde ise 180 ülke arasında 163’üncü sırada. Çok ilginç değil mi? İktidar, hukukta 118’inci, özgürlükte 163’üncü sırada… Ama adalet konuşulacağı zaman kürsüde en önde… Ankara 2 No’lu Baro Başkanı, televizyon ekranlarında ne diyor: ‘Bizler referans olduk, bakanlıklarla görüştük. Bakanlık bir ayrıcalık tanıdı. 70 tane baro üyesi avukat arkadaşımızı hakim, savcı yaptık.’ Hukuk fakültesi mezunları atamalarda adalet beklerken baro başkanı ayrıcalıklarla övünüyor! Antalya’da zirvede hukukun üstünlüğünü güzel güzel anlatıyorsunuz ama ekranlarda referansın üstünlüğünü anlatıyorsunuz.”

Arıkan, Adalet Bakanlığı’na seslenerek, “Bu ayrıcalığı kim, hangi yetkiyle tanıdı? Hakim ve savcı olmak için hukuk mu bilmek gerekiyor, Yoksa doğru kişiyi mi bilmek gerekiyor? Bu açıklamanın gereğini yapın, atama süreçleri nasıl işliyor kamuoyuna açıklayın” talebini dile getirdi.

“EMEKLİ MAAŞINI TÜİK’İN RAKAMLARINA GÖRE ALIYOR AMA ALIŞVERİŞİNİ MARKETİN FİYATLARINA GÖRE YAPIYOR”

Suriye’deki yüksek enflasyon nedeniyle Türkiye’nin dünya genelinde gıda enflasyonu sıralamasında beşinci sıraya gerilediğini söyleyen Arıkan, TÜİK verileri üzerinden gıda fiyatlarındaki artışa ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

“İktidar bunun için büyük bir çaba sarf etti diyeceğim ama maalesef durum öyle değil… Yani orada bile iktidarın bir başarısı değil, Suriye’nin başarısızlığı var. Peki, sıralamada bir basamak gerileyince vatandaşın mutfak masrafı azaldı mı? Elbette hayır. TÜİK’e göre yıllık gıda enflasyonu yüzde 27,62. Peki, markette son bir yılda fiyatlar nasıl değişti? TÜİK’in açıkladığı gıda enflasyonunun neredeyse üç katı. Emekli maaşını TÜİK’in rakamlarına göre alıyor ama alışverişini marketin fiyatlarına göre yapıyor. Çok laf söylemeye gerek yok. İşte Türkiye’deki geçim krizinin özeti budur.”

“ANADOLU’NUN EVLATLARINI BELİRSİZ HEDEFLERLE KARŞI KARŞIYA BIRAKMAYIN”

Arıkan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na ilişkin de şunları söyledi:

“Savunma amaçlı olduğu, Yemen’e yönelik bir saldırı harekatı yapılmayacağı açıklanıyor. Bunlar önemli güvencelerdir… Ama bir devletin geleceğine ilişkin kararlar yalnızca sözlü güvencelerle değil, açık hükümlerle, belirlenmiş sınırlarla ve hukuki denetimle güvence altına alınmalıdır. O yüzden şimdi sormak zorundayız: Mekke Anlaşması’nın arkasında Amerika’nın bölgesel hesapları var mı? Bize anlatılanlarla Washington’da planlananlar ne ölçüde örtüşüyor? Trump’ın Türkiye ve Mehmetçiğimiz hakkındaki hadsiz açıklamalarına hükümet daha ne kadar sessiz kalacak? Şimdi biz de iktidara açık bir çağrıda bulunuyoruz: Anadolu’nun evlatlarını belirsiz hedeflerle, ucu açık taahhütlerle karşı karşıya bırakmayın. Atılacak her adımın amacını, kapsamını ve sınırlarını açıkça ortaya koyun. Meclis’ten attığınız imzaları saklamaktan vazgeçin.”

Yemen’deki Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarından dolayı Türkiye’nin öncülüğünde, Ankara’da “Yemen Diyalog Masası” kurulması gerektiğini kayleden Mahmut Arıkan, “Türkiye, sahip olduğu diplomatik birikimi ve bölgesel ilişkilerini kullanarak Yemen’de arabuluculuk sorumluluğu üstlenmelidir” dedi.

ad826x90
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Aydın’da Kamu Spor Oyunları’nda Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü kadınlarda birinci oldu

HIZLI YORUM YAP