Haber: Serra TAYLAN
(ELAZIĞ) – Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, TÜRKONFED’in Elazığ’da düzenlenen 27. İş Dünyası Zirvesi’nde, fiyat istikrarının kalıcı olarak sağlanması ve finansman maliyetlerinin yatırımı destekleyecek seviyelere gelmesinin Türkiye sanayisinin rekabet gücü açısından hayati önem taşıdığını söyledi. Koç, yüksek katma değerli üretime geçiş çağrısı yaptı.
Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) tarafından, Fırat Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (FIRATSİFED) ev sahipliğinde düzenlenen 27. İş Dünyası Zirvesi, Elazığ’da başladı. “Kalıcı Belirsizlik Çağında Ekonomik Dayanıklılık” temalı zirvenin ilk gününde kamu, yerel yönetimler, iş dünyası ve sivil toplum temsilcileri bir araya geldi.
Zirvenin açılışında konuşan FIRATSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık, Yukarı Fırat Havzası’nın yatırım potansiyeline dikkat çekerek bölgeye özel bir kalkınma planı hazırlanması çağrısında bulundu. Bölgeye duyduğu güvenin kendi yatırım deneyimine de dayandığını belirten Açık, şunları söyledi:

“Bu topraklar çok şey gördü, çok bedel ödedi ama her seferinde yeniden, daha güçlü bir şekilde ayağa kalktı. En çok yüreğimizi yakan konu, bu topraklar onlarca yıl evlatlarını göç yollarına verdi. Oysa bugün bölgede yapılacak her bir yatırım, kurulacak her bir fabrika gençlerimize doğdukları yerde çalışma, üretme ve gelecek kurma fırsatı sunacaktır.”
Açık, kadınların ekonomik hayata katılımının artırılması gerektiğini belirterek, “Bölgenin geleceğini belirleyecek en önemli konulardan biri de kadınların ekonomik hayata katılımının artırılmasıdır. Burada kadınların üretime katılım durumu yüzde 30 civarında. Kadınların ekonomik hayatta daha fazla yer almasıyla Yukarı Fırat Havzası gerçek potansiyeline ulaşacaktır” dedi.
SÖNMEZ: KOBİ’LERİMİZİN YÜZDE 79’U DÜŞÜK TEKNOLOJİ SEKTÖRÜNDE
TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez de teknolojik gelişmelerin, iklim krizinin ve jeopolitik risklerin üretim ile ticaretin dinamiklerini değiştirdiğini söyledi. Türkiye’nin toplumsal sözleşmesini ve teknoloji kapasitesini yeni çağa taşıması gerektiğini belirten Sönmez, şöyle konuştu:
“Eşit vatandaşlık, kamu yararı, hukuk ve fırsat eşitliği gibi kurucu değerlerimizi bugünkü toplumsal değerlerimiz içerisinde yeniden tanımlamalıyız. Ülkemizin çok hızlı bir şekilde karar alıp hayata geçirerek teknoloji devrimini gerçekten içselleştirmesi gerekiyor. Türkiye’yi teknolojinin kullanıcısı değil, üreticisi haline getirmeliyiz. Biliyoruz ki Türkiye’de ciddi bir teknoloji yayılımı açığımız var. Orta Vadeli Program değerlendirmesinde orta yüksek teknoloji ürünlerinin ihracat içerisindeki payının yüzde 44,1’e ulaşması, üretim kompozisyonumuzda olumlu bir gelişmeye işaret ediyor. Fakat ihracatımızda katma değer oranı artsa da bu kazanım henüz tabanı kapsamıyor. KOBİ’lerimizin yüzde 79’u hala düşük teknoloji sektöründe faaliyet gösteriyor.”
KOÇ: FİNANSMAN MALİYETLERİ REKABET GÜCÜMÜZ AÇISINDAN HAYATİ
Zirvenin onur konuşmacısı Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, küresel ekonomik koşulların Türkiye sanayisi açısından dezavantaj yarattığını belirtti. Çin’de stratejik sektörlerin ölçek avantajının yanı sıra ucuz kredi gibi desteklerden de yararlandığını söyleyen Koç, şu ifadeleri kullandı:
“Bu ortam sanayimiz açısından ciddi bir dezavantaj yaratıyor. Nitekim Çin gibi ülkelerde stratejik sektörler yalnızca ölçek avantajından değil, ucuz kredi gibi desteklerden de önemli ölçüde yararlanabiliyor. Dolayısıyla fiyat istikrarının kalıcı olarak tesis edilmesi ve finansman maliyetlerinin yatırımı destekleyebilecek seviyelere gelmesi rekabet gücümüz açısından hayati önem taşıyor.”
“İHRACATTA REKABET ŞARTLARI GİDEREK AĞIRLAŞIYOR”
Türk lirasının reel olarak değer kazanmasının ihracatçılar üzerindeki baskıyı artırdığını belirten Koç, “Ekonomimizin önemli damarlarından biri olan ihracatta da rekabet şartları giderek ağırlaşıyor. Dünya Çin’in ölçeği ve maliyet avantajı karşısında zorlanırken Türk lirasının son dönemde reel olarak değer kazanması ihracatçımız üzerindeki baskıyı daha da artırdı. Uzun vadede bu baskıyı aşmanın yolu verimlilik ve katma değeri artırarak rekabet gücümüzü daha sağlam bir zemine taşımaktan geçiyor” dedi.

“YÜKSEK TEKNOLOJİ ÜRÜNLERİNDE YÜZDE 3,8 SEVİYESİNDEYİZ”
Türkiye’nin sanayi ekosistemine ve Anadolu’daki KOBİ’lerin üretim kapasitesine işaret eden Koç, yüksek katma değerli üretime geçilmesi gerektiğini vurguladı. Koç, “Türkiye’nin imalat sanayii yüksek katma değerli üretim istikametinde ilerleme kaydetse de henüz istenilen yerde değil. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayii ihracatı içindeki payı OECD ortalamasında yüzde 16’nın üzerindeyken ülkemizde maalesef yüzde 3,8 seviyesinde. Tek başına bu örnek bile kat etmemiz gereken mesafeyi işaret ediyor” diye konuştu.
Koç, Türkiye’nin “sadece üreten değil, teknoloji geliştiren, tasarım yapan ve fikri mülkiyet sahibi olan” bir yapı kurması gerektiğini belirterek, Cumhuriyet’in kuruluş değerlerinin bu süreçte yol göstermeye devam edeceğini söyledi.

Bakan Yardımcısı Uçarmak, Bakü’de 40 milyar dolarlık karşılıklı yatırımı vurguladı
1
Türkiye ve Bangladeş 111 Boeing uçağı alacak, 50 uçak için opsiyon bulunuyor
2
Ali Rıza Demircan: Çıplaklık ahlakımızı çökertirken cinselliğimizi de köreltiyor
3
Gümrükçü New York’ta Global Turks etkinliğinde ABD’deki Türk vatandaşlarıyla buluştu
4
Ömer Bolat: Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırım 294,7 milyar dolara ulaştı
5
Kumluca’da 19 Eylül Gaziler Günü dolayısıyla program düzenlendi