a
  • 81ilhaberi.com
  • Gündem
  • TBMM Genel Kurulu’nda “kürsü dokunulmazlığı” tartışması: “Bu kürsü milletin kürsüsüdür”

TBMM Genel Kurulu’nda “kürsü dokunulmazlığı” tartışması: “Bu kürsü milletin kürsüsüdür”

TBMM Genel Kurulu'nda, İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez hakkında soruşturma başlatılmasına tepkiler dile getirildi. Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, "Bu kürsü devletin kürsüsü değildir, bu kürsü muktedirin, otoritenin kürsüsü değildir; bu kürsü milletin kürsüsüdür" dedi. İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, "Herkes korkuyor ya, herkes korkuyor. Biz neyden korkuyoruz ya" diye sorarken, CHP Grup Başkanvekili Sevda Erdan Kılıç, "Bu kürsü özgür değilse Meclis iradesi de özgür değil" ifadelerini kullandı. DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit de "Kürsü dokunulmazlığına helal getirebilecek her türlü tutum, davranış ve yaklaşımın karşısındayız" dedi.

ad826x90
ad826x90

(TBMM) – TBMM Genel Kurulu’nda, İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez hakkında soruşturma başlatılmasına tepkiler dile getirildi. Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, “Bu kürsü devletin kürsüsü değildir, bu kürsü muktedirin, otoritenin kürsüsü değildir; bu kürsü milletin kürsüsüdür” dedi. İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, “Herkes korkuyor ya, herkes korkuyor. Biz neyden korkuyoruz ya” diye sorarken, CHP Grup Başkanvekili Sevda Erdan Kılıç, “Bu kürsü özgür değilse Meclis iradesi de özgür değil” ifadelerini kullandı. DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit de “Kürsü dokunulmazlığına helal getirebilecek her türlü tutum, davranış ve yaklaşımın karşısındayız” dedi.

ad826x90

TBMM Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplanan Genel Kurul’da, grup başkanvekilleri gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

EKMEN: “BU KÜRSÜ MİLLETİN KÜRSÜSÜDÜR”

Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmaya tepki gösterdi.

ad826x90

Soruşturmaya ilişkin açıklamanın dün saat 23.41’de Genel Kurul çalışmaları devam ederken yapılmasına tepki gösteren Ekmen, “Bu duyuru için de sabahı bekleyememesi, gece 23.41’de Genel Kurul çalışmalarının devam ederken yapılmış olmasının da Genel Kurulun şahsı manevisine ve buradaki konuşmacılara yönelik açık bir saygısızlık ve tehdit olduğu açıktır” dedi. Anayasa’nın 83’üncü maddesindeki yasama dokunulmazlığına dikkat çeken Ekmen, “Bu herkes için sağlanmış bir güvencedir ve tarih boyunca korunmuş bir güvencedir” ifadesini kullandı.

ad826x90

Ekmen, şunları kaydetti:

“Bu kürsü devletin kürsüsü değildir, bu kürsü muktedirin, otoritenin kürsüsü değildir; bu kürsü milletin kürsüsüdür. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve yasalarına göre yeterli bir oyu alan ve buraya gelen her milletvekili bu kürsüde özgürce konuşma hakkına sahiptir. Konuştuklarından dolayı özellikle maddi tazminat boyutuyla hukuki sorumluluğu olabilir ama ceza sorumluluğundan bahsedilemez.”

Turhan Çömez’in ne söylediğinin öneminin olmadığını belirten Ekmen, “Sayın Turhan Çömez’in ne dediğini burada ifade etmenin bile kendi tezimiz açısından bir çelişki ve tutarsızlık oluşturacağını düşünüyorum çünkü ne dediğinin hiçbir önemi yok. Burada konuşulmuş ise bu, kürsü masumiyetine ilişkindir” ifadelerini kullandı.

Ekmen, Meclis Başkanlığı’nın konuya ilişkin açıklama yapması gerektiğini belirterek, “Sayın Başkan, siz burada Meclis Başkanlığını temsil ediyorsunuz. Dün 23.41’de bu bildiri yayınlandı, şu anda saat 15.08; tam olarak on altı saat geçti. Meclis Başkanlığı, Anayasa’nın bu açık ihlal girişimine ve belki de gerçek bir hukuk devleti olsak Anayasa’yı ihlal suçuna ilişkin bir açıklama yapmış değildir. Lütfen, Sayın Numan Kurtulmuş’a bu görüşmeler devam ederken bu girişim karşısında Meclis Başkanlığının tutumunu sorunuz ve Genel Kurulumuzu bilgilendiriniz” dedi.

ad826x90

Ekmen, konuşmasının sonunda, “Sayın Başkanım, birçok konu var ama ben, burada söz söyleme hürriyetinin olmadığı bir ortamda herhangi bir konunun ifadesinin anlamsız olduğunu düşünüyorum, kalan süremi de bir protesto olarak sessizlikle geçirmek istiyorum” dedi ve kalan süresini sessizlik içinde tamamladı.

POYRAZ: “MIŞLAYA MIŞLAYA MEMLEKETİN GELDİĞİ NOKTA BU”

İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, Ekmen’e teşekkür ederek, “Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Sayın Mehmet Emin Ekmen’e bu Parlamentonun şahsiyetine ve ruhuna uygun tutumu için, bir parlamenter sorumluluk ortaya koyduğu için önce hepinizin huzurunda ayağa kalkarak teşekkür ediyorum” dedi.

Poyraz, “Bu Parlamentonun şerefine, namusuna ve haysiyetine dönük her türlü davranış ve eylemi, bunun içerisinde yargının da haddini aşarak yaptığı eylemleri, söylemleri ve davranışları da yine ayağa kalkarak bu Parlamentoya olan saygımla dile getirmek istiyorum” ifadelerini kullandı.

Poyraz, “Türkiye uzun zamandır ‘mış’ gibi davranıyor ve bunun sonucunda Parlamento da uzun zamandır ‘mış’ gibi davranıyor. Yargı çok uzun zamandır ‘mış’ gibi davranıyor, bizler yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı varmış gibi davranıyoruz. Bütün her şeyi ‘mış’laya ‘mış’laya ‘mış’laya ‘mış’laya memleketin geldiği nokta işte bu” dedi.

ad826x90

Turhan Çömez hakkında soruşturma başlatılmasına ilişkin Poyraz, “Benim Grup Başkanvekilim buradan bir konuşma yapıyor, bir konuyla ilgili kendisine gelen bir duyumu aktarıyor, gecenin bir saatinde Ankara Başsavcılığı herhalde yemiyor, içmiyor, bütün gün televizyon seyrediyor kimse ona bu durumu bildiren- hemen bununla ilgili soruşturma açıyor. Bu bir parlamenter, bir Grup Başkanvekili. peki, normal vatandaş ne halt yesin” ifadelerini kullandı.

Poyraz, “Herkes korkuyor ya, herkes korkuyor. Yahu, biz neyden korkuyoruz ya? Mensubu olduğumuz devletten vatandaş korkar mı? Devletin kurumlarından vatandaş korkar mı?” diye sordu.

Cumhuriyet vurgusu yapan Poyraz, “İster sağdan gel, ister soldan gel; Alevi ol, Sünni ol; Türk ol, Kürt ol; ülkücü ol, muhafazakar ol; sosyal demokrat ol, fark etmiyor; hepimizi birleştiren çatı ‘cumhuriyet.’ İşte, o cumhuriyet için ve bu cumhuriyetin yurttaşları için buradayız” dedi.

KILIÇ: “BU KÜRSÜ ÖZGÜR DEĞİLSE MECLİS İRADESİ DE ÖZGÜR DEĞİL”

CHP Grup Başkanvekili Sevda Erdan Kılıç, Turhan Çömez hakkında başlatılan soruşturmaya ilişkin, “Bu kürsü özgür değilse Meclis iradesi de özgür değil” şeklinde konuştu.

Kılıç, “Kürsü dokunulmazlığı, sonuçta milletvekilinin şahsına tanınmış bir ayrıcalık değil, aslında milletin söz hakkının güvencesidir. Kürsünün susturulması da onu seçen halkın susturulmasıdır diyorum. Bu görüşlerle dün yaşananları Cumhuriyet Halk Partisi olarak bir kez daha kınadığımızı belirtmek istiyorum” ifadelerini kullandı.

Kılıç, Çeşme Alaçatı’da 16 Temmuz 2023 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan Veli Eren Atay’ın dosyasına ilişkin, “Üç yıldır cevap bekleyen bir dosyada atılan her yeni bir adım bizim için de aile için de gerçekten çok kıymetli. Telefon üzerinde yapılacak incelemenin bugüne kadar karanlıkta kalan noktaların aydınlatılmasına katkı sağlamasını umut ediyoruz. Ailenin bekleyişini de Veli Eren’i de asla unutmayacağız, unutturmayacağız da, dosyanın sonuna kadar takipçisiyiz, Meclisi de bu sorumluluğa davet ediyoruz” dedi.

KILIÇ: “KALICI BARIŞ PAZARLIKLA DEĞİL HUKUKLA, DEMOKRASİYLE VE ORTAK İLKELERLE SAĞLANIR”

Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin Adalet Komisyonu’nda yaklaşık 18 saat süren görüşmelerin ardından kabul edildiğini belirten Kılıç, teklifin yarın Genel Kurul’da görüşülmesinin beklendiğini söyledi.

CHP’nin yaklaşımına ilişkin Kılıç, “Partimizin tavrı başından beri nettir. Adalet komisyonunda görev yapan arkadaşlarımız da çekincelerimizi, görüşlerimizi zaten orada dile getirmiştir. Bizim için mesele, dün de bugün de yarın da Türkiye’nin ortak geleceği meselesidir. Herhangi bir konuyu bu yasada pazarlık konusu etmeyi de oy, seçim hesabıyla hareket edilmesini de doğru bulmuyoruz. Kalıcı barış pazarlıkla değil hukukla, demokrasiyle ve ortak ilkelerle sağlanır” dedi.

Kılıç, “Evet, terörün kalıcı biçimde sona ermesini istiyoruz, silahların Türkiye gündeminden bütünüyle çıkmasını istiyoruz, gerçekçi bir çözüm mimarisi için de dört temel şartı dile getiriyoruz: Doğrulanabilir silahsızlanma, demokratik reformlar, bölgesel güvenlik düzenlemesi ve dış müdahaleleri sınırlayacak egemenlik stratejisi” ifadelerini kullandı.

Kılıç, “Sorunlarımızın konuşulacağı, tartışılacağı ve çözüleceği adresin de Türkiye Büyük Millet Meclisi olmasını yıllardır savunduk, hala da aynı noktadayız ama şunu da açıklıkla söylemek istiyoruz: Gerçek barış yalnızca silahların susmasıyla değil hukukun ve demokrasinin konuşmaya başlamasıyla mümkündür” şeklinde konuştu.

FİLİZ KILIÇ: “ŞEHİT AİLELERİMİZ, GAZİLERİMİZ, SİZLER BU DEVLETE VE BU MİLLETE EMANETSİNİZ”

MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç da şehit aileleri ve gazilere ilişkin düzenlemeler hakkında konuştu.

“Şehit ailelerimiz, gazilerimiz, sizler bu devlete ve bu millete emanetsiniz. Bugüne kadar sizin başınızı öne eğecek, yüreğinize zerre kadar şüphe düşürecek tek bir adım atmadık, bundan sonra da atmayız ve kimseye de attırmayız. Sizin acınız doğrudan bizim yüreğimizdedir” diyen Kılıç, “Milliyetçi Hareket Partisi ayakta durduğu müddetçe hiçbirinizin hakkı kapalı kapılar ardında, masalarda sahipsiz bırakılmayacaktır. Biz bu yolda yürümeye, inandığımızı söylemeye ve devletin bekasını her şeyin üstünde tutmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

KOÇYİĞİT: “KÜRSÜ DOKUNULMAZLIĞINA HELAL GETİREBİLECEK HER TÜRLÜ YAKLAŞIMIN KARŞISINDAYIZ”

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Turhan Çömez hakkında resen soruşturma başlatılmasına ilişkin, “Dün İYİ Parti Grup Başkan Vekili Sayın Turhan Çömez’in burada yaptığı konuşmadan sonra hakkında resen soruşturma açılmış olmasını kabul etmediğimizi ifade etmek isterim. Kürsü dokunulmazlığına helal getirebilecek her türlü tutum, davranış ve yaklaşımın karşısında olduğumuzu, dün karşısında olduğumuz gibi bugün de karşısında olacağımızı söylemek istiyorum” dedi.

Koçyiğit, “Burada milletvekillerinin her birinin kürsü dokunulmazlığının, görüş, düşünce ve fikirlerini açıklama özgürlüğünün sonuna kadar arkasındayız. Bu yanlıştan derhal geri adım atılmalıdır. Bu konudaki tutumumuzu da bütün Genel Kurulun ve bizi izleyen halklarımızın bilmesini istiyorum” diye konuştu.

GÜNAYDIN: “ÇIKARDIĞINIZ 101 YASANIN ANAYASA’YA AYKIRI OLDUĞUNU DÜŞÜNEREK ANAYASA MAHKEMESİNE GÖTÜRMÜŞÜZ”

Yeni Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, TBMM’nin yasama faaliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Günaydın, “Bugüne kadar yani 1 Ekim 2025’ten bu yana AKP 33 kanun teklifi vermiş, bunlardan 29’u kanunlaşmış; diğerleri ise 459 kanun teklifi vermiş, kanunlaşan sıfır” dedi.

“Çoğunluk başka, çoğulculuk başka” diyen Günaydın, “Siz diyorsanız ki ‘Her şeyi biz doğru getiririz, muhalefetin getirdiği hiçbir şey doğru değildir’, sokaklar ve millet böyle demiyor çünkü millet diyor ki: ‘Bizim ihtiyacımız olan kanunlar geçmiyor, orada bürokratik işlemlerle uğraşıyorsunuz.’ İşte, bu bizim size tuttuğumuz aynadır, sadece bizim değil milletin de size tuttuğu aynadır” ifadelerini kullandı.

Kanun yapma tekniğine ilişkin eleştirilerde bulunan Günaydın, “Nasıl getirdiniz kanunları? Bir kanun yapma tekniğine aykırı olan ne varsa aynı yöntemleri sonuna kadar ve tüm ikazlara rağmen kullanarak getirdiniz. Torba kanunların içerisine bütün kanunları doldurdunuz. Türkiye’nin en deneyimli hukukçuları hangi kanunda hangi değişiklik yapıldığını torbaların içine geçerek süzüp onları kendi kanunlarına işleme konusunda çok büyük sıkıntı yaşıyorlar” dedi.

Günaydın, Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvurulara ilişkin, “Peki, biz 28’inci Dönem boyunca yani dört yıl boyunca Anayasa Mahkemesine kaç başvuru yapmışız? 101 başvuru yapmışız. Yani, çıkardığınız 101 kanunun Anayasa’ya aykırı olduğunu düşünerek Anayasa Mahkemesine götürmüşüz” ifadelerini kullandı.

Meclis’in denetim işlevine de değinen Günaydın, “AKP’nin iki tane araştırma önergesi var, geride bıraktığımız dönemde. Bunlardan bir tanesi okul saldırısı, bir tanesi de suça sürüklenen çocuklar. Bunları biz, komisyona çevirmişiz çünkü artık öyle büyük bir infial oluşmuş ki toplumda ‘Bunun da araştırılmaması kabul edilebilir bir şey olmaz, toplum bizi acayip ayıplar’ diye zorunda kaldığınız için iki tane komisyon kurmuşsunuz” dedi.

Günaydın, “DEM Parti 413, MHP 5, CHP 541, İYİ Parti 178, Yeni Yol 58 olmak üzere toplam bin 195 araştırma önergesi vermişiz. Bunlardan kabul edilen var mı? Elbette yok. Sürpriz var mı? Elbette yok. İşte sizin demokrasi karneniz, işte size tuttuğumuz ayna” ifadelerini kullandı.

GÜNAYDIN: “O CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞININ NE HADDİNE”

Turhan Çömez hakkında başlatılan soruşturmaya da değinen Günaydın, Anayasa’nın 83’üncü maddesine işaret ederek, “Burada Sayın Turhan Çömez bir görüşünü, bir ifadesini açığa koyuyor. Beğenirsiniz beğenmezsiniz, doğru bulursunuz bulmazsınız, o Cumhuriyet Başsavcılığının ne haddine ki Anayasa’nın 83’üncü maddesi buradayken bir grup başkan vekili hakkında Meclisteki açıklamalarından dolayı fezleke düzenleyebiliyor” dedi.

“YOZGAT’TAKİ ÇİFTÇİNİN MERCİMEĞİNİ TMO NİYE ALMIYOR”

Günaydın, dün Yozgat’a olduğunu belirterek, yeşil mercimeğin üretim merkezi olan bu kentteki üreticilerin sorularını anlattı. Türkiye’nin yeşil mercimek ithalatına ilişkin Günaydın, “Türkiye şu anda yeşil mercimeği Hindistan’dan ithal ediyor. Mesela 2025 yılında, geçen sene 29 bin ton üretim olmuş, 28 bin tonu ithal etmişsiniz. Döneminizin toplamında, başlarken, 2003’te 55 bin ton üretim varmış, 17 bin ton da ithalat varmış; bugün siz bunu 29 bin ton üretime düşürmüşsünüz, ithalatı da 28 bin tona çıkartmışsınız” şeklinde konuştu.

Günaydın, Yozgatlı üreticilerin “1’e 5 mercimekte ancak para alabiliyoruz, ancak verim alabiliyoruz. Geçen sene 40 liraya sattığımız yeşil mercimeği bu sene 25 liraya satamıyoruz, Toprak Mahsulleri Ofisi de mercimeğimizi almıyor” dediğini aktardı.

Günaydın, “Hindistan’dan mercimek alacağınıza Yozgat’taki çiftçinin mercimeğini TMO’yu görevlendirerek niye almıyorsunuz? Orada da mı bir ithalat lobiniz var be kardeşim” diye konuştu.

AKBAŞOĞLU: “BÖLGEMİZDE SAVAŞ DEĞİL BARIŞ, GERİLİM DEĞİL İSTİKRAR, AYRIŞMA DEĞİL DAYANIŞMA HAKİM OLSUN”

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, dış politikaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na değinen Akbaşoğlu, “Bugünün dünyasında güvenlik artık yalnızca sınırların korunmasından ibaret değildir. Enerji güvenliği, gıda güvenliği, deniz yollarının güvenliği, siber güvenlik, uzay güvenliği, ekonomik güvenlik, hepsi ayrı ayrı birer önemli başlıktır ve bütün bunların üzerinde milletlerin kendi geleceğini kendi iradesiyle belirleyebilme ufku vardır” dedi.

Akbaşoğlu, Türkiye’nin diplomasi anlayışını şöyle anlattı:

“Türkiye’nin diplomasi anlayışı bu perspektifle yurtta sulh, cihanda sulh anlayışına dayalı, çatışmayı büyüten değil, istikrarı güçlendiren, ülkeleri karşı karşıya getiren değil, ortak güvenlik zeminleri oluşturan bir anlayışa dayanmaktadır. Kabe’nin huzurunda, Mekke’nin manevi ağırlığını taşıyan bir zeminde Türkiye’nin bölgesel istikrar, ortak güvenlik ve dayanışma ekseninde attığı adımların tarihi, stratejik önemi olduğu apaçık bir gerçektir.”

Akbaşoğlu, “Bizim dileğimiz şudur: Bölgemizde savaş değil barış, gerilim değil istikrar, ayrışma değil dayanışma hakim olsun. Türkiye askeri olarak güçlü olduğu kadar barıştan yana da güçlü iradeye sahip bir ülkedir ve inanıyoruz ki gerçek diplomasi yalnızca masada güçlü olmak değil masaya istikrarlı barışı taşıyabilecek caydırıcılıkta olabilmektir” ifadelerini kullandı.

Akbaşoğlu, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Dışişleri Bakanlığı’na ve çaba gösteren bütün paydaşlara teşekkür etti.

ad826x90
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Hatay’da TIR ile Otomobil Çarpıştı: 1 Yaralı

HIZLI YORUM YAP