(ANKARA) – Ceza hukukçusu Prof. Dr. İzzet Özgenç, “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”ne ilişkin, “Teklif bekletilerek, özellikle Kürt sorununun çözümüne ve buna bağlı olarak terör örgütünün fiili varlığına son verilmesine, örgüt mensuplarının topluma kazandırılabilmelerine yönelik olarak, uygun görülecek akademik kadronun da katkısı sağlanarak, hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde yeniden bir çalışma başlatılmasını önermekteyim. Aksi takdirde, söz konusu teklif bu haliyle kanunlaştığı takdirde, uygulamada içinden çıkılamaz bir kaos ortamına sürüklenmiş olacağız” dedi.
Özgenç, dün TBMM’ye sunulan “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”ne ilişkin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yazdığı mektubu, sosyal medya hesabından paylaştı.
Özgenç, mektubunda teklife göre Türkiye Cumhuriyeti devletinin varlığını, milli birliği ve ülke bütünlüğünü hedef alan ayrılıkçı terör örgütü PKK’nin kontrolü altında bulunan her nevi silah ve mühimmatın teslimine ve fiili varlığına son vermesine bağlı olarak, “terör örgütünün kurucusu veya yöneticisi olmak”, “bu örgüte üye olmak”, “bu örgüte yardım etmek”, “örgütün propagandasını yapmak” ve “kasten öldürme suçu hariç, bu örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işlemekten” hakkında cezaya hükmedilmiş olan kişilerin cezalarının infazının ve hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan kişilerle ilgili soruşturma veya kovuşturmanın muayyen bir süre ertelenmesi kararı verileceğini belirtti.
Teklifin hükümlülerle ilgili düzenlemelerinin bir koşullu özel af mahiyeti taşıdığını ifade eden Özgenç, mektubunda şu değerlendirmelerde bulundu:

“ÖCALAN İLE İLGİLİ MAHKUMİYET HÜKMÜ ÖRTÜLÜ ŞEKİLDE İSTİSNA KILINMIŞTIR”
Bu düzenlemelere göre, mahkumiyet hükümleri hukuki varlığını devam ettireceği için kapsama giren hükümlüler mahkum oldukları cezaya bağlı olarak denetim süresi zarfından örneğin seçilme veya atama yoluyla herhangi bir kamu görevi üstlenemeyeceklerdir. Ancak, teklifle oluşturulması düşünülen kurulun talebi üzerine ‘infaz hakimi’, PKK mensubu hükümlülerin denetim süresi dolmadan seçilme veya atama yoluyla kamu görevi üstlenebilmelerine karar verebilecektir. Bu suretle özel af uygulaması, kapsama giren bazı hükümlüler bakımından denetim süresi henüz dolmadan genel affa dönüşebilecektir.
Teklifte, Abdullah Öcalan ile ilgili mahkumiyet hükmü örtülü bir şekilde istisna kılınmıştır. Bu istisnanın oluşturulmasında hukuk tekniği bakımından bir çelişkiye düşülmüştür. Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçunu 1 Haziran 2005 tarihinden günümüze kadar işleyenler teklif hükümlerinden yararlanabilecek iken, aynı suçu bu tarihten önce işleyenlerin yararlandırılmaması, kanun tekniği bakımından sorunludur.
Söz konusu teklif düzenlemelerine göre, ‘Kandil’den terör örgütünün faaliyetlerini uzun zamandan beri yönetmeye devam eden kişiler, haklarında soruşturma açılmadan ve herhangi bir hak kısıtlamasına tabi tutulmadan serbest bırakılabilecek, seçilme veya atama yoluyla kamu görevi üstlenebileceklerdir. Kasten öldürme suçu teklif kapsamı dışında tutulmuş olmakla birlikte teklif hükümlerine göre kamu görevlisi, sivil, Türk, Kürt, yaşlı, çocuk ayrımı yapmaksızın savunmasız binlerce insanın katledildiği süreçte örgütü yöneten kişiler, haklarında hiçbir soruşturma işlemi yapılmadan serbest bırakılabileceklerdir. Keza, Türkiye Cumhuriyeti devletine karşı şantaj malzemesi olarak kullanılmak üzere çok sayıda kamu görevlisini kaçırarak uzun süre rehin tutma, bu kamu görevlilerine eziyet ve kötü muamelede bulunma gibi suçların işlenmesi süreçlerinde örgütü yöneten teröristler, haklarında hiçbir soruşturma işlemi yapılmadan serbest bırakılabileceklerdir.
Dikkat edilmelidir ki, örgütün yönetimini deruhte eden kişilerin tamamıyla ilgili olarak Türkiye’de henüz soruşturma açılmış değildir. Teklife göre, terör suçlarından dolayı soruşturma ve kovuşturma işlemine henüz maruz bırakılmamış olan örgüt mensupları hakkında hangi suç sebebiyle olursa olsun soruşturma yapılması, teklifle oluşturulması amaçlanan idari organın (Kurul’un) iznine tabi tutulmaktadır. Örgüt yöneticilerinin, haklarında soruşturma başlatılmış olsa bile, kasten öldürme suçlarının işlenişine herhangi bir şekilde iştirak edip etmedikleri araştırılmadan, bu soruşturmalar cumhuriyet savcısının kararıyla ertelenebilecektir. Bu karara karşı itirazı sulh ceza hakimi inceleyip karara bağlayacaktır.
“BU HÜKMÜN HUKUK SİSTEMİMİZ İLE BAĞDAŞIR VE UYGULANABİLİR HİÇBİR YÖNÜ BULUNMAMAKTADIR”
Kişilerin ağır surette yaralanmaları ve ömür boyu sakat kalmaları sonucunu doğuran saldırıları gerçekleştiren örgüt mensupları, haklarında soruşturma işlemi yapılmadan tamamen serbest bırakılacaklardır. Haklarında soruşturma ve kovuşturma yapılanlarla ilgili olarak verilen erteleme kararı üzerine başlatılan denetim sürecinde bu örgüt mensupları, hiçbir kısıtlamaya tabi tutulmadan seçilme veya atama yoluyla kamu görevi üstlenebileceklerdir. Teklifte, haklarında soruşturma veya kovuşturma yapılan kişilerin tabi tutulacakları denetim süresi zarfında ‘soruşturma ve kovuşturma nedeniyle doğan hak yoksunluğunun tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılması’na yönelik olarak bir hükme yer verilmiştir. Bu hükmün hukuk sistemimiz ile bağdaşır ve uygulanabilir hiçbir yönü bulunmamaktadır.
Bu yönleri itibarıyla, söz konusu kanun teklifi, başta örgüt yöneticileriolmak üzere, haklarında soruşturma ve kovuşturma süreçleri devam eden, henüz kesinleşmemiş mahkumiyet hükümleri verilmiş olan örgüt mensupları bakımından bir şartlı genel af düzenlemesi mahiyeti taşımaktadır.
Söz konusu kanun teklifinde PKK’nin kontrolü altındaki malvarlığı değerlerinin akıbetinin ne olacağına dair hiçbir hükme yer verilmemiş olması dikkat çekicidir. Teklifte, daha önce işlenmiş bir suçun soruşturması sürecinde el konulmuş olan malvarlığı değerlerinin müsadere edileceğine dair hükme yer verilmiş olması bu eksikliği ve sorunu gidermemektedir.
Kanun teklifinin kaleme alınmasında hukuki terimler özensiz bir şekilde kullanılmıştır. Bu nedenle, teklifin kanunlaşması halinde hükümlerinin anlaşılması bağlamında uygulamada önemli sorunlar ortaya çıkacaktır. Teklifin teknik bakımdan sorunlu diğer düzenlemeleri ile ilgili olarak görüş açıklanmasını bu aşamada zait addetmekteyim. Teklif, bu yönleri itibarıyla yasama sürecinde düzeltilebilir bir mahiyet taşımamaktadır. Teklif bekletilerek, özellikle Kürt sorununun çözümüne ve buna bağlı olarak terör örgütünün fiili varlığına son verilmesine, örgüt mensuplarının topluma kazandırılabilmelerine yönelik olarak, uygun görülecek akademik kadronun da katkısı sağlanarak, hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde yeniden bir çalışma başlatılmasını önermekteyim. Aksi takdirde, söz konusu teklif bu haliyle kanunlaştığı takdirde, uygulamada içinden çıkılamaz bir kaos ortamına sürüklenmiş olacağız.”

Akdeniz’de Mikroplastik Tehlikesi: Meltem Rüzgarları Kıyıya Plastik Atık Taşıyor
1
Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin yol çalışmasından sonra binasını iki kere kanalizasyon suları basan vatandaş isyan etti
567 kez okundu
2
Tekirdağ’da çıkan anız yangınında 100 dekar tarım arazisi zarar gördü
443 kez okundu
3
Lapseki’de köy yollarında asfaltlama çalışmaları sürüyor
237 kez okundu
4
11 yaşındaki çocuğu site bahçesinde darbetti; olay kamerada
77 kez okundu
5
Burkina Faso Sağlık Bakanı Kargougou, Türk hekimler için resepsiyon düzenledi
39 kez okundu