a

FİNANS

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya, yeniden gündeme gelen bölgesel asgari ücret uygulamasının yatırım ve istihdamı artırmayacağını, aksine nitelikli iş gücünün batı illerine göçüne yol açacağını söyledi. Kaya, düşük ücretin bölgeleri 'ucuz iş gücü merkezi' haline getireceğini ve kalkınma farkını derinleştireceğini belirtti.

ad826x90
ad826x90

Haber: Serhat YETÜT

ad826x90

(DİYARBAKIR) – Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya, yeniden gündeme gelen bölgesel asgari ü Bölgesel asgari ücret uygulamasının sanıldığı gibi yatırımı ve istihdamı artırmayacağını belirterek, düşük ücret uygulanan bölgelerin nitelikli iş gücünü kaybedeceğini, bunun da özellikle bölgeden Batı illerine yeni bir göç dalgasını tetikleyeceğini söyledi.

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) ile bazı iş veren kuruluşların gündeme getirdiği “bölgesel ve sektörel asgari ücret” önerisine tepkiler sürüyor.

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı (DTSO) Mehmet Kaya, bölgesel asgari ücret tartışmalarının yalnızca işveren maliyetleri üzerinden değerlendirilmesini doğru bulmadığını söyledi. Kaya, asgari ücretin aynı zamanda milyonlarca çalışanın yaşam standardını belirleyen temel bir sosyal politika aracı olduğuna dikkat çekti.

ad826x90

Türkiye’nin üretim, yatırım ve istihdam sorunlarını yalnızca ücret politikaları üzerinden çözmeye çalışmak doğru bir yaklaşım olmadığını dile getiren Kaya, “Asgari ücret sadece işveren maliyeti olarak görülemez; aynı zamanda milyonlarca emekçinin yaşam standardını belirleyen temel bir sosyal politika aracıdır. Diyarbakır gibi genç nüfusun yoğun, işsizliğin Türkiye ortalamasının üzerinde seyrettiği kentlerde ihtiyaç, ücretleri düşürmek değil, nitelikli ve sürdürülebilir istihdam yaratacak yatırımları artırmaktır” dedi.

ad826x90

“BU YAKLAŞIM, BÖLGELERİN ‘UCUZ İŞ GÜCÜ MERKEZİ’ OLARAK GÖRÜLMESİNE NEDEN OLUR”

Bölgesel ücret uygulamasının gelişmişlik farkını azaltmayacağını, aksine daha da derinleştireceğini belirten Kaya, şöyle devam etti:

“Düşük yaşam maliyetini gerekçe göstererek az gelişmiş bölgelerde daha düşük asgari ücret belirlemek, yoksulluğu azaltmaz, gelir dağılımındaki adaletsizliği büyütür. Yüksek ücret uygulanan büyükşehirlerle düşük ücretli bölgeler arasındaki gelir farkı açılırken, az gelişmiş bölgeler daha da geride kalacaktır. Bu yaklaşım, bölgelerin ‘ucuz iş gücü merkezi’ olarak görülmesine neden olur. Oysa bir kentin rekabet gücü düşük ücretle değil, güçlü altyapısı, eğitimli insan kaynağı, lojistik imkanları, hukuki öngörülebilirliği ve finansmana erişimiyle sağlanır.”

“BÖLGESEL ÜCRET YENİ GÖÇ DALGASINI TETİKLER”

ad826x90

Diyarbakır gibi genç nüfusun yoğun olduğu, sanayi yatırımlarının ise hala istenilen seviyeye ulaşmadığı illerde böyle bir uygulama batı illerine yeni bir işçi göçü dalgasını beraberinde getireceğine vurgu yapan Kaya, “Düşük ücret uygulanan bölgelerden büyükşehirlere iş gücü göçü hızlanır. Bu durum yalnızca çalışanları değil, yatırımcıları da olumsuz etkiler. İşletmeler nitelikli iş gücüne ulaşmakta zorlanırken, bölgeler arasındaki gelişmişlik farkı daha da derinleşir” ifadelerini kullandı.

“UYGULAMANIN YENİDEN GÜNDEME GETİRİLMESİNİ DOĞRU BULMUYORUZ”

Benzer uygulamaların farklı ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de önemli dersler içerdiğini belirten Kaya, şunları kaydetti:

“Dünyada benzer uygulamaların hayata geçirildiği örneklerde ilk yıllarda bölgesel farklılıkları dikkate alan esnek bir model olarak görülen sistemler zamanla ciddi sorunlar üretti. Aynı işi yapan çalışanlar arasında ücret eşitsizlikleri oluştu, yüksek ücret uygulanan bölgelere iş gücü göçü hızlandı, kayıt dışı istihdam arttı ve uygulamanın denetlenmesinde ciddi güçlükler yaşandı. Türkiye’nin de geçmişte hayata geçirdiği ancak beklenen faydayı sağlamadığı için daha sonra yasal düzenlemeyle yürürlükten kaldırdığı bu uygulamanın yeniden gündeme getirilmesini doğru bulmuyoruz.”

“İŞVERENLER MALİYET AVANTAJI NEDENİYLE YATIRIMLARINI DÜŞÜK ÜCRETLİ BÖLGELERE KAYDIRABİLİR”

ad826x90

Kaya, düşük ücret avantajıyla yatırım çekmenin kalıcı kalkınma sağlamayacağını da belirterek, “İşverenler maliyet avantajı nedeniyle yatırımlarını düşük ücretli bölgelere kaydırabilir. Ancak bu durum, bölgelerin yüksek teknolojiye dayalı üretim yerine düşük katma değerli ve emek yoğun sektörlere yönelmesine neden olur. Bölgemizin ihtiyacı daha düşük ücret değil; Ar-Ge, teknoloji, inovasyon ve yüksek katma değerli sanayi yatırımlarıdır” diye konuştu.

“TÜRKİYE’NİN İHTİYACI ÜCRETLERİ DÜŞÜRMEK DEĞİL, ÜRETİM MALİYETLERİNİ AZALTMAKTIR”

İş dünyasının maliyet baskısının temel nedeninin asgari ücret olmadığını belirten Kaya, çözümün ücretleri tartışmaya açmak değil, üretimin önündeki yapısal engelleri kaldırmak olduğunu ifade ederek, “Yüksek finansman giderleri, enerji maliyetleri, vergi ve SGK prim yükleri ile öngörülebilirlik eksikliği üretimin önündeki asıl engellerdir. Üretimi gerçekten desteklemek istiyorsak öncelikle bu yükleri hafifletecek politikaları hayata geçirmek zorundayız. Diyarbakır’ın genç nüfusunun geleceği düşük ücret politikaları üzerine değil; yüksek verimlilik, katma değerli üretim, teknoloji, Ar-Ge ve nitelikli istihdam üzerine kurgulanmalıdır. Türkiye’nin ihtiyacı ücretleri bölgelere göre ayrıştıran modeller değil; üretimin maliyetini düşüren, yatırımı teşvik eden, verimliliği artıran ve bölgesel kalkınmayı hızlandıran yapısal reformlardır” şeklinde konuştu.

ad826x90
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Gerede’de Apartman Çatısında Yangın Korkuttu

HIZLI YORUM YAP