Türkiye ile Japonya’nın ortak girişimiyle kurulan üniversite ilk öğrencilerini bekliyor
- Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, 2026-2027 akademik yılında 4 mühendislik programında toplam 80 öğrenciyle eğitim faaliyetlerine başlayacak TJU Rektörü Prof. Dr. Mustafa Verşan Kök: "Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin temel hedefi, geleceğin kritik bilim ve teknoloji alanlarında araştırma yapabilen, uluslararası çalışma kültürüne sahip, yenilikçi ve yüksek nitelikli insan kaynağı yetiştirmektir" "Uzun vadeli hedefimiz, üniversitemizi Türkiye ile Japonya arasında bilim ve teknoloji alanında kalıcı ve uluslararası düzeyde tanınan bir araştırma üniversitesi haline getirmek"
Türkiye ile Japonya'nın ortak girişimiyle kurulan Türk- Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (TJU), 2026-2027 akademik yılında ilk lisans öğrencilerini kabul ederek dört mühendislik programında toplam 80 öğrenciyle eğitim faaliyetlerine başlayacak.
Türkiye ile Japonya arasında imzalanan ilgili anlaşmaya dayalı olarak faaliyet gösterecek kamu tüzel kişiliğine sahip TJU'nun, kuruluş kanunu, 24 Haziran 2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak, yürürlüğe girmişti.
Üniversitenin kuruluşuyla, "özel statülü devlet üniversitesi" modelinde, dünya çapında bir araştırma ve mükemmeliyet merkezi oluşturmak amaçlandı. Tokyo Üniversitesi, Tokyo Bilim Enstitüsü ve Tsukuba Üniversitesi başta olmak üzere önde gelen Japon üniversiteleriyle kurumsal düzeyde akademik ortaklık ve öğrenci hareketliliği anlaşmaları tamamlandı.
Çankaya ilçesindeki Or-An kampüsünde bulunan TJU, yapay zeka ve hesaplamalı modelleme, akıllı algılama ve sistemler, iklim ve çevresel sistemler ile uzay sistemleri ve ileri malzemelere odaklanan Bilgisayar Mühendisliği, Elektrik-Elektronik Mühendisliği, Çevre Mühendisliği ile Malzeme Bilimi ve Mühendisliği bölümlerine 2026-2027 akademik yılı itibarıyla 20'şer öğrenci olmak üzere 80 öğrenci alacak.
Lisans programlarının yanı sıra "yapay zeka" ve "afet bilimleri" alanlarında doktora programları da faaliyete geçecek.
"Özgün yapısıyla öğrenciler için güçlü tercih oluşturacağına inanıyorum"
TJU Rektörü Prof. Dr. Mustafa Verşan Kök, AA muhabirine yaptığı açıklamada, üniversitenin iki ülke arasındaki stratejik işbirliği çerçevesinde özel kanunla kurulmuş bir devlet üniversitesi olduğunu belirtti.
İki ülke arasındaki birliğin tek yönlü bilgi aktarımına dayalı olmadığını, iki ülke akademisyenlerinin ve öğrencilerinin birlikte bilgi ve teknoloji üretmesine dayandığını aktaran Kök, "Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin temel hedefi geleceğin kritik bilim ve teknoloji alanlarında araştırma yapabilen, uluslararası çalışma kültürüne sahip, yenilikçi ve yüksek nitelikli insan kaynağı yetiştirmektir." dedi.
Üniversitenin 2026-2027 akademik yılı itibarıyla lisans öğrencisi kabul etmeye başlayacağını hatırlatan Kök, açılan 4 programa 20'şer öğrenci olmak üzere toplam 80 öğrencinin alınacağını söyledi.
Öğrenci sayısının sınırlı olmasının çeşitli avantajları olduğunu dile getiren Kök, bu durumun öğrenciler açısından öğretim üyeleriyle daha yakın iletişim kurmalarına, laboratuvarlarda daha etkin çalışma ortamlarının oluşmasına ve öğrencilerin araştırma projelerine daha erken katılmasına imkan sağlayacağının altını çizdi.
Üniversitenin yapısına değinen Kök, "Sınırlı kontenjanı, İngilizce eğitim dili, Japonca dil ve kültür eğitimi, araştırma odaklı akademik yaklaşımı ve Türkiye-Japonya işbirliğine dayanan özgün yapısıyla üniversitemizin akademik başarısı yüksek ve uluslararası kariyer hedefleyen öğrenciler için çok güçlü bir tercih oluşturacağına inanıyorum." diye konuştu.
Japonca ve İngilizce dil eğitimi verilecek
Prof. Dr. Kök, TJU'nun eğitim modelinin araştırma ve proje temelli mühendislik eğitimi anlayışına dayandığını bildirdi.
Öğrencilerin teorik derslerin yanı sıra laboratuvar çalışmaları, araştırma projeleri, tasarım, modelleme, veri analizi, uygulamalı eğitim, staj ve prototip geliştirme süreçlerine de aktif olarak katılacağını vurgulayan Kök, "Lisans programlarımız hazırlık eğitimi hariç olmak üzere akademik olarak başarılı öğrencilerimizin 3,5 yılda tamamlayabilmesine imkan sağlayacak şekilde yoğunlaştırılmış ve esnek bir yapı içerisinde tasarlanmıştır. Tabii ki mezuniyet için derslerin yanı sıra laboratuvarların, staj ve mezuniyet yeterliklerinin tamamıyla tamamlanması gerekecektir." ifadelerini kullandı.
Lisans öğrencilerine yönelik İngilizce ve Japonca dil eğitimini kapsayan bir yıllık zorunlu hazırlık programı uygulanacağına dikkati çeken Kök, şöyle devam etti:
"Lisans programlarının öğrenim dili ise İngilizce olacaktır. Japonca dil eğitimi üniversitemizin Türk-Japon ortak üniversite kimliğini akademik ve kültürel açıdan güçlendiren temel unsurlardan biri olarak değerlendiriyoruz. Bu eğitim öğrencilerimizin Japon akademik ve çalışma kültürünü daha yakından tanımalarına katkı sağlamanın yanı sıra Japonya'daki araştırma, staj ve öğrenci değişim programlarından daha etkin biçimde yararlanmaları açısından da önemli bir avantaj sunacaktır."
Üniversite bünyesindeki Teknopark gelecek yıl kurulacak
TJU Rektörü Prof. Dr. Kök, üniversitenin temel hedeflerinden birinin öğrencilerine, Japonya'daki üniversiteler, araştırma merkezleri ve teknoloji kuruluşlarıyla akademik etkileşim imkanı sunmak olduğunu kaydetti.
Staj imkanlarının ülkedeki Türk ve Japon şirketleri, teknoloji firmaları, araştırma merkezleri, kamu kurumları ve Japonya'daki üniversite ve araştırma kuruluşlarıyla geliştirilecek işbirlikleri çerçevesinde yapılandırılacağını belirten Kök, öğrencilerin çeşitli işbirlikleriyle Japon şirketlerle temas kurabileceklerini söyledi.
Kök, üniversite bünyesinde gelecek yıl kurulması planlanan Teknopark'la da öğrencilerin ve araştırmacıların fikirlerini projeye, projelerini prototipe, prototiplerini ise toplumsal ve ekonomik değere dönüştürmelerine katkı sağlanacağını vurguladı.
Lisansüstünde afetlere odaklanılacak
TJU'de lisans programına ek olarak, lisansüstü programlarının da açılacağı bilgisini paylaşan Kök, şunları kaydetti:
"Lisans programlarımıza ek olarak üniversitemizde 2026-2027 güz döneminde Deprem Afet Bilimi ve Yapay Zeka ile Dijital Teknolojiler programları, 2027-2028 güz döneminde ise Enerji ve Çevre lisansüstü programları açılacaktır. Bu alanlar Türkiye'nin ve dünyanın karşı karşıya olduğu kritik sorunları dikkate alınarak belirlenen alanlardır. Türkiye ve Japonya bildiğimiz gibi deprem gerçeğiyle yaşayan iki ülke. Bu nedenle deprem mühendisliği, erken uyarı sistemleri, afet yönetimi, dirençli şehirler, veri analitiği ve afet sonrası iyileştirme konuları, iki ülkenin birlikte dünyaya katkı sağlayabileceği en önemli alanlardan biridir.
Aynı şekilde Yapay Zeka ve Dijital Teknolojisi günümüzde sağlıktan enerjiye, çevreden üretime ve ulaşıma kadar hemen her alanı dönüştürmektedir. Bu program yapay zeka ve veri bilimi, robotik ve otonom sistemler ve siber güvenlik gibi başlıkları içeren disiplinler arası bir yapıda planlanmıştır. Enerji ve Çevre lisansüstü programımız ise enerji güvenliği, iklim değişikliği, sürdürülebilir ve çevresel sistemlerin yönetimi gibi stratejik konulara odaklanacaktır."
Japon akademisyenler de ders verecek
Prof. Dr. Kök, üniversite bünyesinde araştırma yetkinliği yüksek, uluslararası projeler yürütebilecek, öğrenci yetiştirme konusunda güçlü ve Türkiye-Japonya akademik işbirliğine katkı sağlayabilecek bir akademik kadro oluşturduklarını belirtti.
Ayrıca Japon üniversiteleri ve araştırma kuruluşlarından da akademisyenlerin üniversitede ders vereceğini, ortak danışmanlık ve araştırma faaliyetlerine katılacaklarını söyleyen Kök, "Bu bağlamda 2026-2027 güz döneminde Japonya'dan iki akademisyenimiz deprem afet bilimi, yapay zeka ve dijital teknoloji alanlarında üniversitemizde çalışmaya başlayacak. Hem derslerde hem de araştırmalarda öğrencilerimizle birlikte olacak." diye konuştu.
"İlk öğrencilerimiz iki ülke arasında kurulan bilimsel ve teknolojik köprünün ilk temsilcileri olacak"
Kök, öğrencilere, kampüste konaklama, burs ve öğrenci destekleri bakımından da imkanlar sunulabileceğini ifade ederek, şöyle konuştu:
"Uzun vadeli hedefimiz, üniversitemizi Türkiye ile Japonya arasında bilim ve teknoloji alanında kalıcı ve uluslararası düzeyde tanınan bir araştırma üniversitesi haline getirmektir. Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesi olarak üniversitemizin başarısının bina veya öğrenci sayısı ile değil bilimsel kalite, nitelikli mezunlar, uluslararası araştırma projeleri, geliştirilen teknolojiler ve topluma sağlanan katkı ile ölçeceğiz. Bilimle kurulan dostluğu teknoloji ile ortak bir geleceğe dönüştürmek istiyoruz."
Üniversiteyi tercih etmeyi düşünen öğrencilere seslenen Kök, "İlk öğrencilerimiz yalnızca bir üniversitenin ilk öğrencileri olmayacaklar. Onlar aynı zamanda Türkiye ile Japonya arasında kurulan bilimsel ve teknolojik köprünün ilk temsilcileri olacaklar. Üniversitemizin akademik kültürünü, öğrenci geleneklerini, proje takımlarını ve kampüs yaşamını büyük ölçüde ilk öğrencilerimiz şekillendirecek. Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin ilk öğrencisi olmanın önemli bir fırsat olduğu kadar önemli bir sorumluluk olduğunu da düşünüyorum." diye konuştu.