CHP’den ‘açık çek değil’ vurgusu
CHP Grup Başkanvekili Sevda Erdan Kılıç, Milli Dayanışma Kanun Teklifi'ne imza verdiklerini ancak bunun koşulsuz olmadığını belirtti. Kadın cinayetleri, İstanbul Sözleşmesi ve ekonomiye dair eleştirilerde bulundu.
(TBMM) - CHP Grup Başkanvekili Sevda Erdan Kılıç, parti olarak Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'ne imza vermelerine ilişkin, "İmzamız açık bir çek değil, devlet ciddiyetiyle üstlenilmiş tarihi bir sorumluluktur. Gerekli gördüğümüz değişiklikleri komisyonda ve Genel Kurul'da açıkça dile getireceğiz" ifadesini kullandı.
TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, kadın cinayetlerinden "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"ne, ekonomiden enflasyona kadar gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kılıç, konuşmasına, bir yıl önce boşanma aşamasındaki eşi tarafından öldürülen TBMM personeli Saliha Akkaş'ı anarak başladı. Koruma kararlarına rağmen kadınların yaşamını yitirmeye devam ettiğini belirten Kılıç, 2026'nın ilk altı ayında 150 kadının öldürüldüğünü, 151 kadının ise şüpheli şekilde ölü bulunduğunu söyledi. İstanbul Sözleşmesi'nin kadınların yaşam hakkını koruyan yaşamsal bir güvence olduğunu vurgulayan Kılıç, sözleşmeden çıkılmasının tarihi bir hata olduğunu belirterek, "Cumhuriyet Halk Partisi olarak İstanbul Sözleşmesi'nin yeniden yürürlüğe girmesi için mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz" diye konuştu.
"DÜN BAŞKA, BUGÜN BAŞKA KONUŞANLARDAN DEĞİLİZ"
TBMM Adalet Komisyonu'nda görüşülecek "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"ne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kılıç, Meclis'in tarihi bir yasama sürecine girdiğini söyledi. CHP'nin yayımladığı tutum belgesi doğrultusunda kanun teklifine imza attığını hatırlatan Kılıç, "Bu meseleye dün başka bugün başka konuşanlardan değiliz. Daha 1989 yılında SHP tarafından hazırlanan raporla çözüm adresinin Türkiye Büyük Millet Meclisi olduğunu söylemiştik. Bugün teklifin Meclis'e taşınması yıllardır savunduğumuz tarihsel yaklaşımın doğrulanmasıdır. Ama tabii ki geç kalındı" ifadelerini kullandı.
"YALNIZ SİLAHLARIN SUSMASI YETERLİ DEĞİL"
Kılıç, CHP açısından silahsızlanmanın "gerçek, doğrulanabilir, denetlenebilir ve geri dönüşsüz" olması gerektiğini belirterek, "Yalnız silahların susması yeterli değildir. Silahların susması barışın başlangıcıdır ama kendisi değildir. Aynı anda hukuk devleti de güçlendirilmelidir. Çünkü yalnızca silahları toprağa gömmek yetmez, keyfiliği, ayrımcılığı ve hukuksuzluğu da tarihe gömmek gerekir" dedi.
CHP'nin teklife verdiği desteğin koşulsuz olmadığını vurgulayan Kılıç, "İmzamız açık bir çek değil, devlet ciddiyetiyle üstlenilmiş tarihi bir sorumluluktur. Adalet Komisyonu'nda görev yapan arkadaşlarımız ve milletvekillerimiz, kanunilik ve belirlilik ilkesini, mağdur haklarını, kişisel ceza sorumluluğunu, Meclis'in denetim yetkisini, hukukun üstünlüğünü ve demokratik siyasetin güçlendirilmesini kararlılıkla savunacaktır. Gerekli gördüğümüz değişiklikleri komisyonda ve Genel Kurul'da açıkça dile getireceğiz" diye konuştu.
"BİR ANNENİN GÖZYAŞININ ETNİK KİMLİĞİ OLAMAZ"
Komisyon çalışmalarında şehit aileleri, gaziler, Diyarbakır Anneleri, Barış Anneleri ve Cumartesi Anneleri'nin dinlenmesinin önemli olduğunu belirten Kılıç, "Acılar farklı olabilir fakat huzur, adalet ve aynı kayıpların bir daha yaşanmaması talebi ortaktır. Bir annenin gözyaşının etnik kimliği olamaz. Bir mezar taşının siyasi görüşü olamaz" ifadelerini kullandı. CHP'nin "iktidarın siyasi hesaplarının değil, Türkiye'nin geleceğinin tarafında" olduğunu söyleyen Kılıç, terörün sona ermesi ve üniter devlet yapısının korunmasının partilerinin kırmızı çizgisi olduğunu dile getirdi.
"DÜŞEN ENFLASYON DEĞİL, VATANDAŞIN YAŞAM STANDARDI"
Ekonomiye ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kılıç, enflasyonun artık vatandaşın günlük yaşamını doğrudan etkileyen bir sorun haline geldiğini söyledi. TÜİK, İTO ve ENAG'ın açıkladığı enflasyon verilerini paylaşan Kılıç, "Rakamlar farklıdır fakat vatandaşın yaşadığı gerçektir. İktidar 'Enflasyon düşüyor' diyor. Oysa düşen enflasyon değil, vatandaşın yaşam standardı" dedi.
Sevad Erdan Kılıç, enflasyonun yanlış ekonomi politikalarının sonucu olduğunu belirterek, "Mesele kaynak yokluğu değil, kaynağın kimin için kullanıldığıdır. Türkiye yoksul bir ülke değil, kötü yönetilen ve adaletsiz bölüşen bir ülkedir. Çözüm hukukun üstünlüğü, güvenilir kurumlar, liyakatli kadrolar, verimli ve katma değerli üretim, adil vergi ve güçlü bir sosyal devlettir" ifadelerini kullandı. CHP'nin Türkiye'yi yönetecek kadrolara ve politikalara sahip olduğunu kaydeden Kılıç, "Bu iktidar gitmek zorunda ve gidecek. Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhuriyet Halk Partisi iktidarına ihtiyacı var" dedi.